ARA2002-ARAPÇA IV
Ünite 9: İstisnâ
İstisnâ
اﻻﺳﺘﺜﻨﺎء
Bir dilbilgisi terimi olarak istisnâ, bir
nesneyi, kişiyi veya hükmü istisnâ edatları adı
verilen bir takım edatlar yardımıyla cümlenin
yargısından ayrı tutmak demektir. Arapçada çok
kullanılan bu üslup, –den başka, hariç, dışında,
yalnız, sadece, ancak gibi kelimelerle Türkçeye
aktarılır.
İstisnâ üslubunda üç unsur bulunur.
Öncelikle cümlede bir istisnâ edatı bulunur. İstisnâ
edatından sonra istisnâ edilen, hariç tutulan bir
kelime yer alır ki buna “mustesnâ” denir. Bir de
istisnâ edatından önceki cümle içinde, kendisinden
bir şeyin ayrı tutulduğu, hariç tutulduğu genellikle
çoğul bir isim bulunur ve buna da “mustesnâ minhu”
denir. İstisna edatı mustesnâyı, mustesnâ minhunun
dâhil olduğu kategorinin dışında tutar.
Mustesnâ, genelde Arapçada mansûblar grubunda değerlendirilir. Bununla birlikte istisnâ edatlarının türlerine bağlı olarak farklı şekillerde de
irâbı yapılabilmektedir. ( إﻻﱠ) sıklıkla karşımıza çıkan
veya en çok kullanılan istisnâ edatlarından biridir.
Şimdi ( إﻻﱠ) istisnâ edatıyla yapılan bir istisnâ
cümlesini örnek olarak verelim:
İstisnâ Edatları
İstisnâ’ edatlarını kendilerinden sonra gelen ismin irabı
yönünden üç grupta inceleyebiliriz.
· Bu istisnâ edatlarından إﻻّ bir harf (edat)tir. +إنْ
ﻻ edatlarının birleşiminden oluşmuştur. İrâbda
mahalli yoktur.
· ﻏَﯿْﺮ ve ﺳِﻮى ise birer mu‘reb isim olup diğer
isimler gibi irâbları cümle içindeki yerlerine göre
değişir.
· ﺣﺎﺷﺎ ،ﺧَﻼ، ﻋَﺪاedatları ise birer mâzî fiil
veya harf-i cer olarak kabul edilirler.
İstisnâ Üslubunda Temel İlkeler: İstisnâ üslubunda
cümleler olumlu, olumsuz veya eksiltili cümle olmak
üzere üç kısma ayrılır.
1. Cümle olumlu ise ve mustesnâ minhu cümlede
anılmışsa (İstisnâ Tâm Musbet) mustesnâ mansûb
olur.
2. Cümle olumsuzsa ve mustesnâ minhu cümlede
anılmışsa (İstisnâ Tâm Menfî) mustesnâ mansûb
olur ya da mustesnâ minhunun irâbına uyar.
3. Cümle olumsuz olup mustesnâ minhu cümlede
anılmamışsa istisnâ edatına kadar olan kısımda
cümlenin ögelerinden biri eksik demektir. Bu
durumda mustesnâ, cümlede hangi öge eksikse
onun yerine geçerek cümleyi tamamlar. Bu tür
istisnâ cümlelerine İstisnâ Mufarrağ adı da verilir.
Ünite 9: İstisnâ
1- إِﻻﱠ ile İstisnâ ﻣَﺮﯾﻀَﯿْﻦِ : Mustesnâ, mansûb, nasb alâmeti
( إﻻﱠ), en çok kullanılan istisnâ edatıdır.
İstisnâ üslubunda cümlelerin olumlu, olumsuz veya eksiltili cümle durumuna göre mustesnâ’nın nasıl
irâb edildiğini ( إﻻﱠ) istisnâ edatının kullanıldığı
cümle örnekleri üzerinde görelim.
1. Cümle olumluysa ve mustesnâ minhu
cümlede anılmışsa (İstisnâ Tâm Musbet), إﻻّ’dan
sonra gelen mustesnâ mansûb olur.
(Halit dışında öğrenciler.اﺧﺎﻟِﺪً إﻻّاﻟﻄﱡﻼﱠ بُ ﺣَﻀَﺮ َ
geldi.)
(Biri dışında ağaçlar.ً واﺣﺪة إﻻ ّاﻷﺷْﺠﺎرُ أَﺛْﻤَﺮت ِ
meyve verdi.)
(Eski bir uçak.ً ﻗَﺪﯾﻤَﺔ ًطﺎﺋﺮةإﻻ ّاﻟﻄّﺎﺋﺮاتُ أَﻗْﻠﻌَﺖ ِ
dışında uçaklar havalandı.)
(Doktor iki. ﻣَﺮﯾﻀَﯿْﻦ إﻻ ّاﻟْـﻤَﺮﺿﻰ اﻟﻄﱠﺒﯿﺐ ُ ﻋﺎﻟَﺞ َ ِ hasta dışında hastaları tedavi etti.)
. اﻟـﻤُﺪَرﱢ ﺳﯿﻦَ إﻻ ّاﻟﺠﺪﯾﺪَ اﻟﻘﺎﻧﻮن َ اﻟـﻤُﻮَظﱠﻔﻮن َ اِﺣْﺘَﺞﱠ
(Öğretmenler dışında memurlar yeni yasayı protesto etti.)
(Biri dışında pencereleri.ً ﻧﺎﻓﺬةإﻻ ّاﻓﺬ َاﻟﻨﱠﻮ ﻓَﺘَﺤْﺖ ُ
açtım.)
İrâb Örneği:
. ﻣَﺮﯾﻀَﯿْﻦِ إﻻ ّاﻟْـﻤَﺮﺿﻰ اﻟﻄﱠﺒﯿﺐ ُ ﻋﺎﻟَﺞ َ
(Doktor iki hasta dışında hastaları tedavi (Başkan dışında temsilciler gelmedi.) etti.)
ﻋﺎﻟَﺞَ : Mâzî fiil, 3.tekil şahıs, eril.
اﻟﻄﱠﺒﯿﺐُ : Fâil merfû, ref alâmeti sonundaki damme.
اﻟْـﻤَﺮﺿﻰ : Mef‘ûlun bih, takdîrî bir fetha ile mansûb, mustesnâ minhu.
إﻻّ : İstisna edatı, irâbda yeri yoktur. sonundaki (ــﯿْــ) , çünkü ikil bir isimdir. Cümle olumlu ve mustesnâ minhu cümlede bulunduğu için mustesnâ mansub olmuştur.
2- Cümle olumsuz, mustesnâ minhu da
cümlede anılmışsa (İstisnâ Tâm Menfî), ّإﻻ’dan
sonra gelen mustesnânın mansûb olması veya mustesnâ minhunun irâbına uyması seçeneklidir.
(Biri dışında.ً ﻧﺠﻤﺔ / ٌﻧﺠﻤﺔإﻻ ّاﻟﻨﺠﻮم ُ ت ِﺮ َ َﮭَظ ﻣﺎ
yıldızlar ortaya çıkmadı.)
/ اﻟﺮﱠﺋﯿﺲ ُ إﻻ ّاﻟـﻤَﻨْﺪوﺑﻮنَ ﺣَﻀَﺮ َ ﻣﺎ
(Başkan dışında temsilciler gelmedi.) . اﻟﺮﱠﺋﯿﺲَ
(Ahmet.ً ﺟﺮﯾﺪَة / ًﺟﺮﯾﺪةإﻻ ّاﻟﺠَﺮاﺋﺪ أﺣْﻤَﺪ ُ ﯾﻘْﺮَأ ْ ﻟﻢ َ ْ
biri dışında gazeteleri okumadı.)
.ﺻﺎﻟﺤًﺎ / ﺻﺎﻟـﺢإﻻ ّﺑﺎﻷﺻﺪﻗﺎءِ ﻣﺮرْت ُ ﻣﺎ ٍ
(Sâlih dışında arkadaşlara uğramadım.)
طَﺎﻟِﺒًﺎ/وَاﺣِﺪٌ طَﺎﻟِﺐٌ إِﻻﱠاﻻِْﻣْﺘِﺤَﺎن ﻓِﻲأَﺣَﺪٌ ﻧَﺠَﺢَ ﻣَﺎ ِ
(Biri dışında öğrenciler sınavda başarılı.وَاﺣِﺪًا
olmadı.)
İrâb Örneği:
. اﻟﺮﱠﺋﯿﺲَ / اﻟﺮﱠﺋﯿﺲ ُ إﻻ ّاﻟـﻤَﻨْﺪوﺑﻮنَ ﺣَﻀَﺮ َ ﻣﺎ
ﻣﺎ : Mâ en-nâfiye (Olumsuzluk mâ’sı)
ﺣَﻀَﺮَ :Mâzî fiil, 3.tekil şahıs, eril.
اﻟـﻤَﻨْﺪوﺑﻮنَ : Fâil, merfû, ref alâmeti sonundaki vâv, çünkü cem-i müzekker sâlim (düzenli eril çoğul), mustesnâ minhu.
إﻻّ : İstisnâ edatı, irâbda mahalli yoktur.
اﻟﺮّﺋﯿﺲَ / اﻟﺮﱠﺋﯿﺲُ : Mustesnâ, merfû, (İstisnâ Tâm Menfî olduğu için mustesnâ
minhu olan fâil اﻟـﻤَﻨْﺪوﺑﻮنَ kelimesinin irâbına uyarak merfû
Ünite 9: İstisnâ
olabilir) veya mansûb (İstisnâ Tâm (Bu örnekte ﻣَﺮرْتُ ﻣﺎ fiilinden sonra
Menfî olduğu için اﻟﺮّﺋﯿﺲَ şeklinde gelmesi gereken ve mecrûr bir isim olan mustesnâ
mansûb olabilir).
Bu tür istisnâ cümlelerinde mustesnânın
mustesnâ minhunun irâbına uyması tercih
edilir.
3- Cümle olumsuz ve mustesnâ minhu
cümlede anılmamışsa (İstisnâ Mufarrağ) bu
durumda mustesnâ eksik olan ögenin yerine
geçerek cümleyi tamamlar ve onun irâbına uyar.
İstisnâ edatından önce bir merfû isme ihtiyaç
duyuluyorsa yani fâil veya nâibu’l-fâil vb. mustesnâ
onun yerine, mansûb bir isme ihtiyaç duyuluyorsa
mustesnâ bu mansûb ismin yerine, mecrûr bir isme
ihtiyaç duyuluyorsa mustesnâ bu mecrûr ismin yerine
geçer.
(Az bir .ً ﻗَﻠﯿﻼإﻻ ّﯾﺄﻛُﻞْ ﻟَﻢ ْ
şey dışında yemek yemedi.) (Bu örnekte mef‘ûlun bih olan mustesnâ minhu yoktur. Cümlenin anlamını tamamlamak için
mustesnâ ًﻗَﻠﯿﻼ mef‘ûlun bihin yerine geçmiş ve
mansûb olmuştur.)
. اﻟﺼﺎدِقَ إﻻ ّأﺣْﺘَﺮِمُ ﻻ
(Doğru sözlü insandan başkasına saygı göstermem.)
. ﻛﺘﺎبٌ إﻻ ّاﻟْـﻤَﻜْﺘَﺒَﺔِ ﻓﻲ ﯾﻮﺟَﺪ ُ ﻻ
(Kütüphanede kitaptan başka bir şey bulunmaz.)
(Bu örnekte ﯾﻮﺟَﺪُ ﻻ mechûl fiilinden sonra
gelmesi gereken merfû nâibu’l-fâil olan mustesnâ minhu yoktur. Cümlenin anlamını tamamlamak için mustesnâ nâibu’l-fâilin yerine geçmiş ve merfû olmuştur.)
(Hâlit’ten başkasına . ﺑِﺨﺎﻟِﺪٍ إﻻ ّﻣَﺮرْتُ ﻣﺎ
uğramadım.)
minhu yoktur. Cümlenin anlamını tamamlamak için
إﻻ’dan sonra gelen mustesnâ, mecrûr ismin yerine geçmiş ve cümlenin anlamını tamamlamıştır.)
(Ödevi . ﻣُﺤَﻤﱠﺪٌ إﻻ ّاﻟﻮاﺟِﺐَ ﻛﺘﺐ َ ﻣﺎ
Muhammet’ten başkası yazmadı.)
(Bu örnekte ﻛﺘﺐَ ﻣﺎ fiilinden sonra gelmesi gereken fâil, yani mustesnâ minhu yoktur. Cümlenin
anlamını tamamlamak için ّإﻻ’dan sonra gelen
mustesnâ, cümlenin anlamını tamamlamak için fâlin yerine geçmiş ve cümlenin anlamını tamamlamıştır.)
İrâb Örnekleri:
(Derse . ﻋُﻤَﺮُ إﻻ ّاﻟﺪﱠرْسِ ﻋَﻦ ﺗﺄﺧﱠ ﺮ ﻣﺎ
Ömer’den başkası geç kalmadı.)
ﻣﺎ : Mâ en-nâfiye (Olumsuzluk mâ’sı)
ﺗَﺄﺧﱠ ﺮَ : Mâzî fiil, 3.tekil şahıs, eril.
ﻋَﻦْ : Harf-i cer
إﻻّ : İstisnâ edatı, irâbda mahalli yoktur.
ﻋُﻤَﺮُ :Cümle mufarrağ istisnâ olduğu için mustesnâ minhu, yani fâil
bulunmamaktadır. Bu nedenle ﻋُﻤَﺮُ ismi fâil yerine geçerek merfû olmuştur. Ref alâmeti sonundaki dammedir.
(Doğru sözlü . اﻟﺼﺎدِقَ إﻻ ّأﺣْﺘَﺮِمُ ﻻ
insandan başkasına saygı göstermem.)
ﻻ : Lâ en-nâfiye (Olumsuzluk lâ’sı)
أﺣْﺘَﺮِمُ : Muzâri fiil, 1. tekil şahıs kipi, fâili gizli
bir أﻧﺎ zamiridir.
إﻻّ : İstisnâ edatı, irâbda mahalli yoktur.
اﻟﺼﺎدِقَ : Mufarrağ istisnâ cümlesidir, cümlede mef‘ûlun bih konumundaki mustenâ minhu
eksik olduğu için اﻟﺼﺎدِقَ ismi mef‘ûlun bih yerine geçerek mansûb olmuştur.
uğramadım.)
ﻣﺎ : Mâ en-nâfiye (Olumsuzluk mâ’sı)
ﻣَﺮرْتُ : Mâzî fiil, 1.tekil şahıs kipi. Fâil et-tâu’l-
muteharrike ( ت ُ) merfû muttasıl zamir,
mahallen merfû.
إﻻّ : İstisnâ edatı, irâbda mahalli yoktur. 1- ﻏﯿﺮ ile İstisnâ:
ﺑـﺨﺎﻟﺪٍ :Cümle mufarrağ istisnâ olduğu için ّ ( إﻻ) ile istisnâda geçerli olan kurallar (ﻏﯿﺮ ) ile mustesnâ minhu, yani mecrûr isim bulunmamaktadır. Bu nedenle cümlenin istisnâda da geçerlidir. Ne var ki, mustesnâ olarak artık
إﻻ’dan sonra gelen harf-i cer ve onu (ﻏﯿﺮ ) kabul edilir ve ( ّإﻻ) ile istisnâda mustesnânın
izleyen mecrûr isim cümlenin mecrûru alması gereken hareke, (ﻏﯿﺮ)’nın üzerinde görünür. Asıl olmuştur. ( ِ ﺑــــ) harf-i cer, ( ﺧﺎﻟﺪ ٍ ) mecrûr, cer alâmeti sonundaki kesra. mustesnâ ise (ﻏﯿﺮ)’nın muzâfun ileyhi olarak daima
mecrûr olur.
(Suçludan başkası .اﻟـﻤُﺬْﻧِﺐُ إﻻ ّﻋﻮﻗِﺐَ ﻣﺎ a) Cümle tam ve olumluysa: ( ّإﻻ) ile istisnâ cezalandırılmadı.) bahsinden hatırlanacağı üzere bu durumda mustesnâ
mansûb olur. Dolayısıyla (ﻏَﯿْﺮ) mustesnâ olarak mansûb ﻣﺎ : Mâ en-nâfiye olur. Ayrıca kendisi muzâftır, kendisinden sonra gelen asıl
ﻋﻮﻗِﺐَ : Mechûl mâzî fiil, 3.tekil şahıs, eril. mustesnâ ise muzâfun ileyhtir ve mecrûrdur. Örnek:
ّإﻻ : İstisnâ edatı, irâbda mahalli yoktur. (Halit dışında öğrenciler . ﺧﺎﻟﺪٍ ﻏَﯿْﺮ َ اﻟﻄّﻼب ُ ﺣَﻀَﺮ َ
ﺑـﺨﺎﻟﺪ : Cümle mufarrağ istisnâ olduğu için geldi.) ٍ mustesnâ minhu, yani nâibu’l-fâil (İkisi. اﺛْﻨَﯿْﻦ ﻏَﯿْﺮ اﻟﻤﺒﺎراة ﻓﻲ اﻟﻼّﻋِﺒﻮن ﺷﺎرَك ِ َ ِ َ َ bulunmamaktadır. Bu nedenle إﻻّ ’dan dışında oyuncular maça katıldı.)
sonra gelen isim cümlenin nâibu’l-fâili olarak merfû olmuştur. Ref alâmeti b) Cümle tam ve olumsuzsa: Yine ( ّإﻻ) ile
sondaki damme’dir. istisnâ bahsinden hatırlanacağı üzere bu durumda
mustesnânın mansûb olması veya mustesnâ minhunun
irâbına uyması tercihe kalmıştır. Dolayısıyla (ﻏَﯿْﺮ)
2- ﻏَﯿْﺮ ve ﺳِﻮى ile İstisnâ mustesnâ olarak ya mansûb olur, ya da mustesnâ
(ﻏَﯿْﺮ) ve (ﺳِﻮى) istisnâ edatları, ( إﻻ ّ)’nın yerini minhunun irâbına uyar. Örnek:
alan kelimeler olarak değerlendirilirler. Yapıları itibariyle Arapçada birer edat olarak değil de isim olarak kabul ﻏَﯿْﺮَ / ﻏَﯿْﺮُ اﻟﻄﱠﺎﺋﺮَة ِ ﻣﻦ َ اﻟﻤﺴﺎﻓﺮونَ ﻧَﺰَل َ ﻣﺎ
edilirler. Bu nedenle kendilerinden sonra gelen isimlerin (Biri dışında yolcular uçaktan indi.) . ﻣﺴﺎﻓﺮ ٍ (ki onlar aslında mustesnâdır), muzâfı olurlar; dolayısıyla kendilerinden sonra gelen isimler (yani gerçek .اﻟﻜﺮﯾﻢ اﻟﻘﺮآن ﻏَﯿْﺮ َ / ﻏَﯿْﺮ َ اﻟﺪﱠرْس ﻣَﻮادﱠ ﻔَﻆ ْﺣ َْأ ﻟﻢ ِ mustesnâlar) de muzâfun ileyh konumunda daima mecrûr (Kur’ân-ı Kerîm dışında ders konularını ezberlemedim.) olurlar. Bunların harekelerine veya irâblarına gelince; (Salih. ﺻﺎﻟـﺢ ﻏَﯿْﺮ َ / ﻏَﯿْﺮ ﺑﺎﻷﺻﺪﻗﺎء ِ ﻣَﺮَرت ُ ﻣﺎ bunlar, ( إﻻ ّ)’dan sonra gelen ismin alması gereken ٍ ِ dışında arkadaşlara uğramadım.) harekeyi kendileri alırlar.
ögenin yerini alarak cümleyi tamamlar ve cümlenin mecrûr ismi olur.
c) Cümle olumsuz ve eksiltili ise, yani cümlede Not: ﻏَﯿْﺮ edatı nekira (belirsiz) bir isimden mustesnâ minhu yoksa (istisnâ mufarrağ): ( ّإﻻ) ile sonra gelirse o ismin sıfatı olur. Örnek:
istisnâ bahsinden hatırlanacağı üzere bu durumda (ﻏَﯿْﺮ) (Bana akılsız bir. ﻋﺎﻗِﻞٍ ﻏﯿﺮ ُ رﺟﻞ ٌ ﺟﺎءﻧﻲ cümlede eksik olan ögenin yerine geçerek cümleyi adam geldi.)
tamamlar ve eksik olan ögenin irâbına uyar. Fâil olacaksa (Bu sâlih bir amel. ﺻﺎﻟـِﺢ ﻏﯿﺮ ُ ﻋَﻤَﻞ ٌ ھﺬا ٍ merfû olur, mef’ûl olacaksa mansûb olur, bir harf-i cerden değil.) sonra geliyorsa mecrûr olur. Kendisinden sonra gelen asıl
mustesnâ ise (ﻏَﯿْﺮ)’nın muzâfun ileyhi olarak mecrûr
olur. Örnek:
(Kafesten . ﻋُﺼْﻔﻮرٍ ﻏَﯿْﺮ ُ اﻟﻘَﻔَﺺ ِ ﻣِﻦ َ ﺧَﺮَج َ ﻣﺎ 2- ﺳِﻮى ile istisnâ: serçeden başkası çıkmadı.)
. اﻟﺤﺎرس ﻏَﯿْﺮ ُ ًﻟَﯿْﻼ ﻧﺎم ﻣﺎ Bu istisnâ isminin kullanımı ﻏَﯿْﺮ ile aynıdır. ِ َ Kendisi muzâf, kendisinden sonra gelen isim de muzâfun (Geceleyin bekçiden başkası uyumadı.) ileyh olur. ﺳِﻮى sonu illetli bir harf ile bittiği için hareke . أَﺧﯿﻚَ ﻏَﯿﺮ ُ ﯾَﺼِﻞ ْ ﻟَـﻢ ْ alamaz ve takdîrî harekelerle irâb edilir. Şimdi yukarıda (Kardeşinden başkası gelmedi.) ﻏَﯿْﺮ için verdiğimiz örnekleri ﺳِﻮى için uyarlayalım. Bu örneklerde cümlede eksik olan mustesnâ minhu a) Cümle tam ve olumluysa: Bu durumda cümlenin fâilidir. ﻏَﯿْﺮُ ismi bu eksik olan ögenin yerini mustesnâ mansûb olur. Dolayısıyla ( ﺳِﻮى ) mustesnâ alarak cümleyi tamamlar ve cümlenin faili/öznesi olur. olarak mansûb olur. Tabii ki ( ﺳِﻮى ) üzerinde nasb (Bir arkadaştan başkasını. ﺻَﺪﯾﻖٍ ﻏَﯿْﺮ َ دﻋَﻮْت ُ ﻣﺎ alâmeti görünemeyeceği için “takdiren mansûb” denir.
çağırmadım.) Ayrıca kendisi muzâftır, kendisinden sonra gelen asıl mustesnâ ise muzâfun ileyhtir ve mecrûrdur. Örnek: (Ekonomik .اﻻﻗْﺘِﺼﺎدﯾﱠﺔ ِ اﻟﻤﺸﺎﻛِﻞ ِ ﻏَﯿْﺮَ ﻧُﻨﺎﻗِﺶ ُ ﻻ sorunların dışında tartışmayız.) (Halit dışında . ﺧﺎﻟﺪٍ ﺳِﻮى اﻟﻄّﻼّب ُ ﺣَﻀَﺮ َ öğrenciler geldi.) (Milli takımdan.اﻟْﻮَطَﻨِﻲ اﻟﻤﻨﺘﺨَﺐ ِ ﻏَﯿْﺮَ ﻧُﺸَﺠﱢ ﻊْ ﻟَـﻢ ْ başkasını desteklemedik.) (İkisi. اﺛْﻨَﯿْﻦِ ﺳِﻮى اﻟﻤﺒﺎراة ِ ﻓﻲ اﻟﻼّﻋِﺒﻮن َ ﺷﺎرَك َ dışında oyuncular maça katıldı.) Bu örneklerde cümlede eksik olan mustesnâ
minhu cümlenin mef’ûlüdür. ﻏَﯿْﺮَ ismi bu eksik olan ögenin yerini alarak cümleyi tamamlar ve cümlenin b) Cümle tam ve olumsuzsa: Bu durumda mef‘ûlun bihi/nesnesi olarak mansûb olur. mustesnânın mansûb olması veya mustesnâ minhunun
irâbına uyması tercihe kalmıştır. Dolayısıyla (ﺳِﻮى) . ﺑِﻐَﯿْﺮِكَ ﻣَﺮَرْت ُ ﻣﺎ (Senden başkasına uğramadım.) mustesnâ olarak ya mansûb olur, ya da mustesnâ
minhunun irâbına uyar. Mansûb olmasına veya mustesnâ (İhlaslı . اﻟـﻤُﺨْﻠِﺺِ ﻏَﯿْﺮ ِ ﻋﻠﻰ أُﺳَﻠﱢﻢ ُ ﻻ kişiden başkasına selam vermem.) minhunun irâbına uymasına ilişkin alâmet (ﺳِﻮى)’nın
(Başarı . اﻟﻨﺠﺎح ﻏَﯿْﺮ ﻓﻲ أَرْﻏَﺐ ُ ﻻ üzerinde görünmeyeceği için, bu iki seçenekten hangisini ِ ِ dışında bir şey istemiyorum.) tercih ediyorsak tercih ettiğimiz irâb için “takdiren” deriz;
Bu örneklerde cümlede eksik olan mustesnâ yani ya “takdiren mansûb”dur, ya “takdiren merfû”dur, ya
minhu cümlenin mecrûrudur. ﯿْﺮ ِ ﻏَ ismi bu eksik olan da “takdiren mecrûr”dur. Örnek:
ögenin yerini alarak cümleyi tamamlar ve cümlenin .اﻟﻜﺮﯾﻢ اﻟﻘﺮآن ﺳِﻮى اﻟﺪﱠرْس ﻣَﻮادﱠ ﻔَﻆ ْﺣ َْأ ﻟﻢ mef‘ûlun bihi/nesnesi olup takdîrî bir fetha ile mansûb ِ (Kur’ân-ı Kerîm dışında ders konularını ezberlemedim.) olur.
(Salih dışında. ﺻﺎﻟـﺢ ﺳِﻮى ﺑﺎﻷﺻﺪﻗﺎء ِ ﻣَﺮَرت ُ ﻣﺎ . كَ اﺴِﻮِﺑ ﻣَﺮَرْت ُ ﻣﺎ ٍ arkadaşlara uğramadım.) (Senden başkasına uğramadım.)
. اﻟـﻤُﺨْﻠِﺺِ ﺳِﻮى ﻋﻠﻰ أُﺳَﻠﱢﻢ ُ ﻻ (İhlaslı kişiden başkasına selam vermem.)
c) Cümle olumsuz ve eksiltili ise, yani cümlede . اﻟﻨﺠﺎحﺳِﻮى ﻓﻲ أَرْﻏَﺐ ُ ﻻ ِ mustesnâ minhu yoksa (istisnâ mufarrağ): Bu durumda (Başarı dışında bir şey istemiyorum.) Bu örneklerde cümlede eksik olan mustesnâ
(ﺳِﻮى) cümlede eksik olan ögenin yerine geçerek minhu cümlenin mecrûrudur. ﺳِﻮى ismi bu eksik olan
ögenin yerini alarak cümleyi tamamlar ve cümlenin cümleyi tamamlar ve eksik olan ögenin irâbına uyar. Fâil mecrûr ismi olup takdîrî bir kesra ile mecrûr olur.
olacaksa merfû olur, mef’ûl olacaksa mansûb olur, bir İrâb Örnekleri: harf-i cerden sonra geliyorsa mecrûr olur. Merfû, mansûb (Halit dışında .ﺧﺎﻟِﺪٍ ﻏَﯿْﺮ َ اﻟﻄﱡﻼب ُ ﺣَﻀَﺮ َ
veya mecrûr oluşuna ilişkin alâmet (ﺳِﻮى)’nın üzerinde öğrenciler geldi.)
görünmeyeceği için, irâbını “takdiren” yaparız; yani ya ﺣَﻀَﺮَ : Mâzî fiil, 3.tekil şahıs, eril. “takdiren merfû”dur, ya “takdiren mansûb”dur, ya da اﻟﻄﱡﻼبُ : Fâil, merfû, ref alâmeti sondaki “takdiren mecrûr”dur. Kendisinden sonra gelen asıl damme, mustesnâ minhu.
mustesnâ ise ( ﻮى ﺳ ِ)’nın muzâfun ileyhi olarak mecrûr ﻏَﯿْﺮَ : Mustesnâ, mansûb, nasb alâmeti sondaki fetha, aynı zamanda muzâf. olur. Örnek: ﺧﺎﻟِﺪٍ : Muzâfun ileyh, mecrûr, cer alâmeti sondaki kesra. (Kafesten . ﻋُﺼْﻔﻮرٍ ﺳِﻮى اﻟﻘَﻔَﺺ ِ ﻣِﻦ َ ﺧَﺮَج َ ﻣﺎ serçeden başkası çıkmadı.)
. اﻟﺤﺎرسِ ﺳِﻮى ًﻟَﯿْﻼ ﻧﺎم َ ﻣﺎ (Biri .ﻣُﻮَظﱠﻒ ٍ ﻏَﯿْﺮ َ/ﻏَﯿْﺮُ اﻟﻤُﻮظﱠﻔﻮن َ ﺟﺎء ﻣﺎ
(Geceleyin bekçiden başkası uyumadı.) dışında memurlar gelmedi.)
. أَﺧﯿﻚَ ﺳِﻮى ﯾَﺼِﻞ ْ ﻟَـﻢ ْ ﻣﺎ : Mâ en-nâfiye (Olumsuzluk mâ’sı) (Kardeşinden başkası gelmedi.) ﺟﺎء :Mâzî fiil, 3.tekil şahıs, eril. Bu örneklerde cümlede eksik olan mustesnâ minhu cümlenin fâilidir. ﺳِﻮى ismi bu eksik olan ögenin اﻟﻤُﻮظﱠﻔﻮنَ : Fâil, merfû, ref alâmeti sonundaki vâv, yerini alarak cümleyi tamamlar ve cümlenin faili/öznesi çünkü cem-i müzekker sâlim, mustesnâ minhu. olup takdîrî bir damme ile merfû olur. ﻏَﯿْﺮ َ/ ﻏَﯿْﺮُ : Mustesnâ damme ile merfû (İstisnâ (Bir arkadaştan başkasını. ﺻَﺪﯾﻖٍ ﺳِﻮى دﻋَﻮْت ُ ﻣﺎ Tâm Menfî olduğu için mustesnâ minhu
çağırmadım.) olan fâil اﻟـﻤُﻮظﱠﻔﻮنَ kelimesinin
irâbına uyarak merfû olabilir) veya fetha .اﻻﻗْﺘِﺼﺎدﯾﱠﺔ ِ اﻟﻤﺸﺎﻛِﻞ ِ ﺳِﻮى ﻧُﻨﺎﻗِﺶُ ﻻ ile mansûb (İstisnâ Tâm Menfî olduğu (Ekonomik sorunların dışında tartışmayız.) için ﻏَﯿْﺮَ şeklinde mansûb olabilir), ( Milli takımdan.اﻟْﻮَطَﻨِﻲ اﻟﻤﻨﺘﺨَﺐ ِ ﺳِﻮى ﻧُﺸَﺠﱢ ﻊْ ﻟَـﻢ ْ aynı zamanda muzâf. başkasını desteklemedik.) ﻣُﻮّظﱠﻒٍ : Muzâfun ileyh, mecrûr, cer alâmeti
sondaki kesra.
Ünite 9: İstisnâ
(Biri .ً ﺳﯿّﺎرَة ﺧَﻼ اﻟﺴﯿﱠﺎرات ُ وَﻗَﻔَﺖ ْ (Bir öğrenciden başkası طﺎﻟِﺐ ٍ ﻏَﯿْﺮ ُ ﺣﻀَﺮ َ ﻣﺎ
gelmedi.)
ﻣﺎ : Mâ en-nâfiye (Olumsuzluk mâ’sı)
ﺣَﻀَﺮَ :Mâzî fiil, 3. tekil şahıs, eril.
ﻏَﯿْﺮُ : Fâil merfû, ref alâmeti damme (istisnâ mufarrağ olduğu için cümlede eksik olan fâil ögesinin yerini tutar), aynı zamanda muzâf.
طﺎﻟِﺐٍ : Muzâfun ileyh, mecrûr, cer alâmeti sondaki kesra.
(Biri dışında .واﺣِﺪٍ ﺳِﻮى اﻟﻄﱡﻼب ُ ﺣَﻀَﺮ َ
öğrenciler geldi.)
ﺣَﻀَﺮَ :Mâzî fiil, 3. tekil şahıs, eril.
اﻟﻄﱡﻼبُ : Fâil, merfû, ref alâmeti sondaki damme, mustesnâ minhu.
ﺳِﻮَى : Mustesnâ, takdîren mansûb, aynı zamanda muzâf.
واﺣِﺪٍ : Muzâfun ileyh, mecrûr, cer alâmeti sondaki kesra.
3- ،ﺣﺎﺷﺎ ﻋﺪا ﺧﻼ، ile İstisnâ
Bu edatlar harf-i cer veya mâzî birer fiil
olarak kabul edilirler. Harf-i cer kabul edildiklerinde
kendilerinden sonra gelen ve anlam olarak mustesnâ
olan isim mecrûr olur. Ancak artık dilbilgisi
yönünden bu isme mustesnâ denmez. Mâzî fiil olarak
kabul edildiklerinde kendilerinden sonra gelen ve
anlamca mustesnâ olan isim mef‘ûlun bih olarak
mansûb olur. Ancak dilbilgisi yönünden yine
mustesnâ olmaz. Örnek:
(Biri dışında .ﺳﯿّﺎرَةٍ ﺧَﻼ اﻟﺴﯿﱠﺎرات ُ وَﻗَﻔَﺖ ْ
arabalar durdu.)
(Bu örnekte ﺧﻼ harf-i cer kabul edilmiş ve mustesnâ mecrûr olmuştur.)
dışında arabalar durdu.)
(Burada ise ﺧﻼ mâzî bir fiil olarak alınmış ve kendisinden sonra gelen mustesnâ bu mâzî fiilin mef‘ûlun bihi olarak mansûb olmuştur.)
ﻗﺼْﺮ ﻋَﺪا إﺳْﻄَﻨْﺒﻮل ﻓﻲ َاﻟﺘّﺎرﯾﺨﯿﱠﺔ اﻷﻣﺎﻛِﻦ َ زُرْت ُ ِ
.ﻗﺎﺑﻲ طﻮب
(İstanbul’da Topkapı sarayı dışında tarihî yerleri ziyaret ettim.)
(Bu örnekte ﻋَﺪا harf-i cer kabul edilmiş ve mustesnâ mecrûr olmuştur.)
ﻋَﺪا إﺳْﻄَﻨْﺒﻮل ﻓﻲ َاﻟﺘّﺎرﯾﺨﯿﱠﺔ اﻷﻣﺎﻛِﻦ َ زُرْت ُ
.ﻗﺎﺑﻲ طﻮب ﻗﺼْﺮ َ
(İstanbul’da Topkapı Sarayı dışında tarihî yerleri ziyaret ettim.)
(Burada ise ﻋَﺪا mâzî bir fiil olarak alınmış ve kendisinden sonra gelen mustesnâ bu mâzî fiilin mef‘ûlun bihi olarak mansûb olmuştur.)
Not: Bu edatlar mâzî fiil kabul edildiklerinde
takdîrî birer fetha üzere mebnî olurlar.
DİKKAT: ﺧَﻼ ve ﻋَﺪا edatlarının başına
Mâ el-Masdariyye adı verilen bir (ﻣﺎ) gelirse, o
takdirde bu edatlar birer mâzî fiil kabul edilirler ve
kendilerini izleyen mustesnâlar mef‘ûlun bih olarak
mansûb olurlar.
(Biri .ً ﺣﻤﺎﻣﺔ ﻋَﺪا ﻣﺎ اﻟﺤﻤﺎﻣﺎت ُ طﺎرت ِ
dışında güvercinler uçtu.)
(Hâlit .ﺧﺎﻟِﺪًا ﺧَﻼ ﻣﺎ اﻟﻄﻼﱠب ُ ﺣَﻀَﺮ َ dışında öğrenciler geldi.)
dışında insanlarla arkadaşlık etme.) اﻟﻄﱡﻼب : Fâil, merfû, ref alâmeti sondaki ُ damme, mustesnâ minhu.
إﻟﻰ : Harf-i cer DİKKAT: ﺣﺎﺷﺎ edatının başına ﻣﺎ edatı gelmez. اﻟﺮﺣْﻠﺔِ : Mecrûr, cer alâmeti sondaki Bu nedenle her zaman harf-i cer veya mâzî fiil olarak kesra.
kullanılması mümkündür. (ﺣﺎﺷﺎ ﺧﻼ،) ﻋﺪا : Harf-i cer
ﻋﻠﻲﱟ : Mecrûr, cer alâmeti sondaki .وﻟﯿﺪًا ﺷﺎﺣﺎ اﻟﻄﱡﻼّب َ اﻟﻤﻌﻠّﻢ ُ َﻛﺎﻓﺄ kesra (Anlamca mustesnâ olsa da
(Öğretmen Halit dışında öğrencileri ödüllendirdi –fiil mecrûr olarak irâb edilir. ﻋﻠﻲﱟ ’in olarak kullanılmış, zira mustesnâsı mef ‘ûl ve mecrûr olarak kullanılması
mansûb-.) ﻋﺪا’nın harf-i cer olarak
kullanıldığını gösterir.) . ﺑَﯿْﺘَﯿْﻦِ ﺣﺎﺷﺎ َاﻟﻘَﺼﯿﺪة ﻗَﺮَأْت ُ
(İki beyit dışında kasideyi okudum –harf-i cer olarak kullanılmış, zira mustesnâsı mecrûr-.)
İrâb Örnekleri:
.ﻋَﻠﯿﱠﺎ (ﺣﺎﺷﺎ ﺧﻼ،) ﻋﺪااﻟﺮﺣْﻠﺔِ إﻟﻰ اﻟﻄﱡﻼب ُ ذَھَﺐ َ
(Ali dışında öğrenciler geziye gittiler.)
ذَھَﺐَ : Mâzî fiil,3. tekil şahıs, eril.
اﻟﻄﱡﻼبُ : Fâil, merfû, ref alâmeti sondaki damme, mustesnâ minhu.
إﻟﻰ : Harf-i cer
اﻟﺮﺣْﻠﺔِ : Mecrûr, cer alâmeti sondaki kesra.
(ﺣﺎﺷﺎ ﺧﻼ،) ﻋﺪا : Mâzî fiil, 3. tekil şahıs, eril.
ﻋﻠﯿًّﺎ : Mef ‘ûlun bih, mansûb, nasb alâmeti sondaki fetha (Anlamca mustesnâ olsa da mef ‘ûlun bih
olarak irâb edilir. ﻋﻠﯿًّﺎ ’in mansûb olarak kullanılması
ﻋﺪا’nın fiil olarak kullanıldığını gösterir.)
. ﻋَﻠﻲﱟ (ﺣﺎﺷﺎ ﺧﻼ،) ﻋﺪااﻟﺮﺣْﻠﺔِ إﻟﻰ اﻟﻄﱡﻼب ُ ذَھَﺐ َ
(Ali dışında öğrenciler geziye gittiler.)