AÖF Soru Bankası

Arapça IV (APÇ)Ünite 7 Özeti

Efâlu’l-Mukârabe, ve’r-Recâ ve’ş-Şurû

ARA2002-ARAPÇA IV

Ünite 7: Efâlu’l-Mukârabe, ve’r-Recâ ve’ş-Şurû

Efâlu’l-Mukârabe, ve’r-Recâ ve’ş-Şurû Mukârebe fiilleri; (ﻛﺎد), (أوْﺷﻚ), ve ( ﻛَﺮَب) َ

اﻟﺸﺮوع و واﻟﺮﺟﺎء اﻟﻤﻘﺎرﺑﺔأﻓﻌﺎل :اﻟﻘﻮاﻋﺪ

Görüldüğü üzere konumuz üç ana başlıktan oluşmaktadır. Bunlar; bir eylemin gerçekleşmek üzere olduğunu ya da meydana gelmesinin

yaklaştığını ifade eden mukârebe (ﻛﺎد) ve (أوﺷﻚ);

bir eylemin gerçekleşmesinin umut edildiğini

bildiren recâ (ﻋﺴﻰ) ve bir eylemin başladığını ifade

eden şurû (ﺷﺮع –أﺧﺬ –ﺑﺪأ ) fiilleridir. Bu üç

grupta yer alan fiiller daima isim cümlesinin başında kullanılırlar ve mubtedayı kendilerine isim, haberi de

kendilerine haber olarak alırlar. ﻛﺎن ve grubunda

olduğu gibi isimleri daima merfû, haberleri de daima mansûb olur. Bu gruptaki fiillerin en önemli özelliği, haberlerinin daima muzâri fiil ile başlayan bir fiil cümlesi olmasıdır. Dolayısıyla haberleri daima mahallen mansûb olarak irâb edilir.

Mukârabe, Recâ ve Şurû fiillerinin bu ortak

özellikleri yanı sıra kendi aralarında birtakım

farklılıklar da bulunmaktadır. Örneğin bu gruptaki

fiillerin tümünün haberi daima muzâri bir fiille

başlayan bir cümle iken, haber cümlesindeki muzâri

fiilin başında bazı fiillerde (أن ) edatı bulunur,

bazılarında bulunmaz. Yani bu üç grup fiil, haber

cümlesindeki muzâri fiilin başında (أن) edatı

bulunup bulunmaması yönünden kendi aralarında

ayrılırlar. Anlam açısından ise her birinin cümleye

kattığı kendine özgü bir anlamı vardır. Şimdi bu

fiillerin cümlenin anlamı ve irâbı üzerindeki etkileri

ile fonksiyonlarını tek tek ele alalım.

Mukârabe (Yaklaşma) Fiilleri: ﯾَﻜﺎد / ﻛﺎد)

(ﯾﻮﺷِﻚ / أوْﺷﻚ

fiillerinden oluşmakla birlikte, bu bölümde günümüzde kullanımına rastlanmayan, geçmişte de

nadiren kullanılan ( ﻛَﺮَب َ ) fiili üzerinde durulmayacaktır. Mukârebe fiilleri, bir isim cümlesinin başına gelerek o isim cümlesinin mubtedasını ref, haberini nasb ederler. Daha önce de değinildiği gibi bunların haberleri daima muzâriyle başlayan bir fiil cümlesi olmak zorundadır. Bundan dolayı da daima mahallen mansûb olurlar. Çünkü

Arapçada cümleler mahalli irâba tabidirler. (ﻛﺎد) ve

(أوْﺷﻚ) fiilleri mâzî ve muzâri her türlü şahıs çekimine girebilen fiillerdir. Oysa daha sonra görüleceği gibi şurû fiillerinin yalnızca mâzî formları bütün şahıs çekimlerine girebilmekte, recâ fiilinin ise mâzî formunun sadece üçüncü tekil muzekker ve muennes çekimleri yapılabilmektedir. Mukârabe fiillerinin haberlerinin başında yer alan muzâri

fiilden önce, bir nasb edatı olan (أن )getirilebileceği gibi getirilmese de olur. Fakat getirilme durumu daha sık rastlanan bir uygulama olarak yaygınlık

kazanmıştır. Nasb edatı olan (أن )’in getirilmesi ya da getirilmemesi, cümlenin anlamı üzerinde herhangi bir değişiklik oluşturmaz. Mukârabe fiilleri, başında bulundukları isim cümlesine yaklaşma anlamı katarlar. Daha net bir ifadeyle cümledeki haberin meydana gelişinin yaklaştığını, ya da meydana gelmek üzere olduğunu dile getirmek üzere kullanılırlar. Aşağıdaki örnekleri inceleyelim:

.اﻟﻨّﺎﻓِﺪة ﻣﻦ َﯾَﺴْﻘُﻂ أن اﻟﺨﺎدم ُ ﻛﺎد

(Hizmetçi az kalsın pencereden düşüyordu./Hizmetçi pencereden düşeyazdı.)

.اﻟﺴﱡﻠﱠﻢﻣﻦ َﯾَﺴْﻘُﻂ أن ْ اﻟﺮﱠﺿﯿﻊ ُ اﻟﻄﱢﻔﻞُ ﯾَﻜﺎدُ

(Bebek neredeyse merdivenden düşecek. /Bebek merdivenlerden düşmek üzere.)

.اﻟﻔَﺮَح ﻣﻦ أطﯿﺮ ُ ﻛِﺪْت ُ

(Sevinçten neredeyse uçacaktım. / Sevinçten uçayazdım.)

.ﻣﻜﺎﺗِﺒِﮭﻢ ﻣِﻦ َ ﯾﺨْﺮُﺟﻮا أن ْ اﻟﻤﻮظﱠﻔﻮن ﯾَﻜﺎد ُ (Memurlar ofislerinden çıkmak üzereler.)


ARA2002-ARAPÇA IV

Ünite 7: Efâlu’l-Mukârabe, ve’r-Recâ ve’ş-Şurû

اﻷرض : Mecrûr, cer alâmeti sondaki

. ﯾﻨﮭﺎرُ اﻟﻘﺪﯾﻢ ﺑﯿﺘُﻨﺎ أوْﺷَﻚ َ (Eski evimiz yıkılmak üzereydi./Eski evimiz neredeyse yıkılıyordu.)

.اﻟﻘﺼﺮ ﺑﺤﺎﺋﻂ ِ ﺗﺼﻄﺪِم َ أن اﻟﺴﱡﯿﺎح ُﺣﺎﻓﻠﺔ ﺗُﻮﺷِﻚ ُ

(Turist otobüsü sarayın duvarına vurmak üzere. /Turist otobüsü neredeyse sarayın duvarına vuracak.)

DİKKAT:

Yaklaşma fiillerinin (ﻛﺎد)ile (أوْﺷﻚ) haberi olan muzâri fiilin başına (أن) gelebilir veya gelmeyebilir.

DİKKAT: (ﻛﺎد) ile (أوْﺷﻚ) fiilleri arasında

anlam açısından bir fark bulunmamaktadır.

Şimdi mukârabe fiillerinin cümleye kattıkları

anlamı ve irâbını ele alalım:

.اﻷرضﻋﻠﻰ َﻂ ُﻘﺴ َْﯾأنْ اﻟﻮﻟﺪُ ﻛﺎد

(Çocuk neredeyse yere düşüyordu./ Çocuk yere düşmek üzereydi.)

ﻛﺎد : Mukarebe fiillerinden, mâzî, 3.

tekil eril şahıs kipi.

اﻟﻮﻟﺪُ : (ﻛﺎد)’nin ismi, merfû, ref

alâmeti sondaki damme.

أنْ : Nasb edatı, sükûn üzere mebnî.

َﯾﺴﻘﻂ : Mansûb muzâri fiil, fâili

müstetir zamir (ھﻮ), nasb alâmeti sondaki fetha.

َﯾﺴﻘﻂ أنْ : (ﻛﺎد)’nin haberi, mahallen

mansûb.

ﻋﻠﻰ : Harf-i cer

kesra.

.حﺮ ََاﻟﻔﻦ َﻣ ِ ﯿﺎنﻜ ِﺒ َْﯾﺪان ِ ِاﻟاﻟﻮَ ﻛﺎد

(Anne-baba neredeyse mutluluktan

ağlayacaktı./Anne-baba mutluluktan ağlamak

üzereydi.)

ﻛﺎد : Mukarebe fiillerinden, mâzî, 3.

tekil eril şahıs kipi.

اﻟﻮاﻟﺪان : (ﻛﺎد)’nin ismi, merfû, ref

alâmeti elif, çünkü ikil.

ﯾﺒﻜﯿﺎن : (ﻛﺎد)’nin haberi, mahallen

mansûb.

ﻣﻦ : Harf-i cer

اﻟﻔﺮح : Mecrûr, cer alâmeti sondaki

kesra.

.طﻦاﻟﻮ َ إﻟﻰ ﻌﻮدواَﯾ ن ْ َأ ﺮونﻤ ِ َﺘﻌ ْاﻟﻤ ﻚ َﺷ َو َْأ ُ

(Umreciler vatana dönmek üzereler.)

أوﺷﻚ : Mukarebe fiillerinden, mâzî, 3.

tekil eril şahıs kipi.

اﻟﻤﻌﺘﻤﺮون : (أوﺷﻚ)’nin ismi, merfû, ref

alâmeti vav, çünkü düzenli eril çoğul.

أنْ : Nasb edatı, sükûn üzere mebnî.

ﯾﻌﻮدوا أن : (أوﺷﻚ)’nin haberi, mahallen

mansûb.

إﻟﻰ : Harf-i cer

اﻟﻮطﻦ : Mecrûr, cer alâmeti sondaki

kesra.

.ﺔﺳ َﺪر َاﻟﻤ إﻟﻰ ﻦ َﻠ ْﺼ َِﯾ أن ْ ﻤﯿﺬات ُ ﻠ ْﱢاﻟﺘ ﺖﻜ َﺷ َو َْأ َ

(Kız öğrenciler okula ulaşmak üzereler.)


ARA2002-ARAPÇA IV

Ünite 7: Efâlu’l-Mukârabe, ve’r-Recâ ve’ş-Şurû

أوﺷﻜﺖ : Mukarebe fiillerinden, fiilleri muzâri olarak da kullanılabilirken, recâ

mâzî, 3. tekil dişil şahıs kipi.

اﻟﺘﻠﻤﯿﺬاتُ : (أوﺷﻚ)’nin ismi, merfû, ref

alâmeti sondaki damme.

أن : Nasb edatı, sükûn üzere mebnî.

ﯾﺼﻠﻦ أن : (أوﺷﻚ)’nin haberi, mahallen

mansûb.

إﻟﻰ : Harf-i cer

اﻟﻤﺪرﺳﺔ : Mecrûr, cer alâmeti

sondaki kesra.

Recâ (Umut) Fiilleri (ﻋَﺴَﻰ)

Recâ fiilleri her ne kadar (ﻋﺴﻰ-ﺣَﺮَى - اِﺧْﻠَﻮْﻟَﻖَ )

olmak üzere üç tane ise de bunlardan (ﺣَﺮَى)

ve ( اِﺧْﻠَﻮْﻟَﻖ َ ) modern Arapçada pek

kullanılmadığından burada da yer almayacaktır.

Tıpkı mukârabe fiillerinde olduğu gibi recâ

fiilleri de, bir isim cümlesinin başına gelerek

isim ve haber alırlar. İsimleri merfû, haberleri

mansûbdur. İsim cümlesinin mubtedasını

kendilerine isim olarak, haberini de kendilerine

haber olarak alırlar. Haberleri, mukârebe

fiillerinde olduğu gibi daima muzâri fiil olarak

gelir. Fakat recâ fiillerinin mukârabe fiillerinden

farkı, haber olan muzâri fiilin başında (أن)’in

çoğunlukla kullanılıyor oluşudur. Başka bir

ifadeyle (أن) edatının muzârinin başında yer alıp

almaması konusunda mukârabe fiilleri, recâ

fiillerine göre daha esnek bir yapıdadır. Bu iki

fiil türü arasındaki diğer bir fark ise, mukârabe

fiillerinin muzâri kullanımının olmamasıdır.

Recâ fiilinin mâzî çekimi yapılabilmekle birlikte

(ھﻮ) ve (ھﻲ) dışındaki çekimleri yaygın

değildir. Recâ fiili, içinde bulunduğu cümleye

umut/beklenti anlamı katar. Aşağıdaki örnekleri inceleyelim:

.ً ﻟﺬﯾﺬة أَطْﻌِﻤَﺔ ﯾَﻄْﺒُﺦ َ أن ْ اﻟﺠﺪﯾﺪ ُ اﻟﻄﱠﺒﺎخ ُ ﻋَﺴَﻰ

(Umulur ki yeni aşçı lezzetli yemekler pişirir.)

.ً ﺳﮭﻠﺔ ﺗَﻜﻮن َ أن ْ اﻻﻣْﺘِﺤﺎن ُأﺳْﺌِﻠﺔﻋَﺴَﺖْ

(Umarım sınav soruları kolay olur.)

.وَﻗْﺖ ﺑِﺄﻗْﺮب ِ ﯾُﺸْﻔَﻲ أن ْ اﻟـﻤﺮﯾﺾ ُ ﻋَﺴَﻰ (Umarım hasta en yakın zamanda iyileşir.)

ﻗﺒْﻞَ اﻟـﻤُﺴْﺘَﺸْﻔﻰ ﻣﻦ ﯾﺨْﺮُج َ ﻻ أن ْ اﻟﻄﱠﺒﯿﺐ ﻋَﺴَﻰ

.إﻟﯿﮫﻧَﺼِﻞ َ أن ْ (Umulur ki doktor biz oraya varmadan önce hastaneden çıkmaz.)

DİKKAT:

Recâ fiillerinin haberi olan muzâri fiilin başına

çoğunlukla (أن) gelir. (ﻋﺴﻰ) fiili, sadece mâzî formda 3. tekil eril veya dişil yapıda kullanılsa da, anlamı “umulur ki, umarız ki, umarım, umarız” karşılıklarından biri ile Türkçeye aktarılabilir.

Şimdi recâ fiilinin cümleye kattığı anlamı ve

irâbını ele alalım:


ARA2002-ARAPÇA IV

Ünite 7: Efâlu’l-Mukârabe, ve’r-Recâ ve’ş-Şurû

.ذُﻧﻮﺑَﻜﻢ ﻢﻜ ُ َﻟ ﺮ َ ِﻔﯾﻐْ أن ْ ُﷲ ﻋَﺴَﻰ muzâf. (ھﻤﺎ) muzâfun ileyh, mahallen mecrûr,

(Umulur ki Allah günahlarınızı bağışlar.)

ﻋَﺴَﻰ : Recâ fiillerinden, mâzî, 3. tekil

eril şahıs kipi.

ُﷲ : (ﻋَﺴَﻰ)’nın ismi, merfû, ref

alâmeti sondaki damme.

أنْ : Nasb edatı, sükûn üzere mebnî.

ﯾﻐﻔﺮَ : Muzâri fiil ( أن ْ)’den dolayı

mansûb, nasb alâmeti sondaki fetha. Fâili, gizli

zamir (ھﻮ).

ﻟﻜﻢ : Câr-mecrûr; ( ﻢ ﻛ ُ) mahallen

mecrûr, çünkü zamirdir, mebnîdir.

ذُﻧﻮﺑَﻜﻢ : ( ذُﻧﻮب َ ) mef‘ûlun bih, mansûb,

nasb alâmeti sondaki fetha; ayrıca muzâf. ( ﻢ ﻛ ُ)

muzâfun ileyh, mahallen mecrûr, çünkü

zamirdir, mebnîdir.

ذُﻧﻮﺑَﻜﻢ ﻢ ﻜ َُﻟ ﯾﻐﻔﺮ َ أنْ : Cümle olarak

(ﻋَﺴَﻰ)’nın haberidir, mahallen mansûbdur.

.ﻠَﮭﻤﺎﻤ َﻋ َ ﻨﺎ ِﻘﯾُﺘْ أن اﻟﻌﺎﻣِﻼن ﻋَﺴَﻰ

(Umarım bu iki işçi işlerini iyi yapmıştır.)

ﻋَﺴَﻰ : Recâ fiillerinden, mâzî, 3. tekil

eril şahıs kipi.

اﻟﻌﺎﻣِﻼن : (ﻋَﺴَﻰ )’nın ismi, merfû,

ref alâmeti sondaki elif, çünkü ikil.

أنْ : Nasb edatı, sükûn üzere mebnî.

ﯾُﺘﻘﻨﺎ : Muzâri fiil, ( أن ْ)’den dolayı

mansûb, nasb alâmeti sondaki nûn’un hazfi.

Fâili, bitişik özne zamiri (ا).

ﻋﻤﻠَﮭﻤﺎ : ( ﻋﻤﻞ َ ) mef‘ûlun bih,

mansûb, nasb alâmeti sondaki fetha, ayrıca

çünkü zamirdir, mebnîdir.

ﻠَﮭﻤﺎﻤ َﻋ َ ﻨﺎ ِﻘﯾُﺘ ْأن : Cümle olarak

(ﻋَﺴَﻰ)’nın haberidir, mahallen mansûbdur.

.ﺮوراﻟﻤ ُ ﺪ َﻮاﻋ ِ َﻗ ﻌﻮا ِﺒﱠﺘ َﯾ أن ْ ﻘﻮن ِﺎﺋاﻟﺴﱠ ﻋَﺴَﻰ

(Umarız ki şoförler trafik kurallarına uyarlar.)

ﻋَﺴَﻰ : Recâ fiillerinden, mâzî, 3. tekil

eril şahıs kipi.

اﻟﺴﺎﺋﻘﻮن : (ﻋَﺴَﻰ)’nın ismi, merfû, ref

alâmeti vav, çünkü düzenli eril çoğul.

أنْ : Nasb edatı, sükûn üzere mebnî.

ﻌﻮا ِﺒﱠﺘَﯾ : Muzâri fiil, ( أن ْ)’den dolayı

mansûb, nasb alâmeti sondaki nûn’un hazfi.

Fâili, bitişik özne zamiri (و).

ﻗﻮاﻋﺪَ : (ﯾﺘّﺒﻌﻮا) fiilinin mef‘ûlun bihi,

mansûb, nasb alâmeti sondaki fetha, ayrıca

muzâf.

اﻟﻤﺮور : Muzâfun ileyh, mecrûr, cer

alâmeti sondaki kesra.

ﺮور اﻟﻤ ُ ﺪ َﻮاﻋ ِ َﻗ ﻌﻮا ِﺒﱠﺘَﯾ أن ْ : Cümle olarak

(ﻋَﺴَﻰ)’nın haberidir, mahallen mansûbdur.

.ﻦﱠﺘِﮭ ِ َظﯿﻔوَ ﻓﻲﺤْﻦ َﯾَﻨﺠَ أن ْ اﻟﻤﻮظﱠﻔﺎت ُ ﻋَﺴَﺖ

(Umarım bayan memurlar vazifelerinde başarılı

olurlar.)

ﻋَﺴَﺖ : Recâ fiillerinden, mâzî, 3. tekil

dişil şahıs kipi.

اﻟﻤﻮظﱠﻔﺎتُ : (ﻋَﺴَﻰ)’nın ismi, merfû, ref

alâmeti sondaki damme.

أنْ : Nasb edatı, sükûn üzere mebnî.


ARA2002-ARAPÇA IV

Ünite 7: Efâlu’l-Mukârabe, ve’r-Recâ ve’ş-Şurû

ﯾَﻨﺠﺤْﻦَ : Muzâri fiil, ( أن ْ)’den dolayı başlama anlamı katar. Aşağıdaki cümleleri

mahallen mansûb, çünkü nun-u nisve dolayısıyla

sükûn üzere mebnîdir. Fâili, bitişik özne zamiri

nûn-u nisvedir.

ﻓﻲ : Harf-i cer

ﻦﱠ وظﯿﻔﺘِﮭِ : ( ﺔ وظﯿﻔ) Mecrûr, cer alâmeti

sondaki kesra, aynı zamanda muzâf. ( ھﻦﱠ )

muzâfun ileyh, mahallen mecrûr.

وظﯿﻔﺘِﮭﻦ ﻓﻲ ﯾَﻨﺠﺤْﻦ أن ْ : Cümle olarak

(ﻋَﺴَﻰ)’nın haberidir, mahallen mansûbdur.

DİKKAT: Recâ fiili olan (ﻋَﺴَﻰ)’nın ardından

zahir bir isim gelmeden doğrudan (أن) ile başlayan bir muzâri fiil gelirse bu durumda

(ﻋَﺴَﻰ) bir recâ fiili olarak değil, artık tam bir fiil olarak kullanılıyor demektir. Bu yüzden

kendisinden sonra gelen ve (أن) ile başlayan muzâri fiil (masdar-ı müevvel) de artık

(ﻋَﺴَﻰ)’nın ismi değil, fâili konumundadır ve mahallen merfûdur.

Örnek: .ﻟَﻜُﻢ ْ ﺧَﯿْﺮ ٌ وَھُﻮ َ ًﺷَﯿْﺌﺎ ﻮاُﺗَﻜْﺮَھ أَن ْ ﻋَﺴَﻰ

Şurû (Başlama) Fiilleri (ﺑﺪأ - أﺧﺬ - ﺷﺮع -ﺟﻌﻞ

- أﻧﺸﺄ…)

İsim cümlesinin başında kullanılarak kendilerine

fâil ve mef‘ûl almak yerine isim ve haber alan

fiil gruplarından bir diğeri ise şurû fiilleridir.

İsmini ref, haberini nasb eden şurû fiillerinin

mukârabe ve recâ fiillerinden en önemli farkı,

cümlede haber olarak gelen muzâri fiillerin

başına hiçbir zaman أن nasb edatının

gelmemesidir. Şurû fiilleri cümlenin esas fiiline,

inceleyelim:

.اﻟﺼﺒﺎح ھﺬا ﻗﻠﯿﻼ ﯾَﺄﻛُﻞ ُ اﻟـﻤﺮﯾﺾ ُ ﺑَﺪَأ (Bu sabah hasta biraz yemeğe başladı.)

.اﻟﺒِﺪاﯾﺔ ﻣِﻦ اﻟـﻤَﻮْﺿﻮع ﻟﻨﺎ ﯾَﺸْﺮَح ُ ﻣﻌﻠﱢﻤُﻨﺎأﺧَﺬَ

(Öğretmenimiz bize konuyu baştan anlatmaya başladı.)

ﯾُﻐﺎدِرون اﻟﺤﺞﱢ َﻓﺮﯾﻀﺔ أَدﱡوا اﻟﺬﯾﻦ اﻟﺤُﺠﺎجُ ﺷَﺮع

.َ اﻟﻤﻜﺔ

(Hac farizasını yerine getiren hacılar Mekke’den ayrılmaya başladılar.)

DİKKAT:

Şurû fiillerinin ( أﻧْﺸَﺄ ﺟﻌﻞ ﺷَﺮَع َ أﺧَﺬ ﺑَﺪَأ) haberi olan muzâri fiilin başına hiçbir zaman (أن) gelmez.

Şimdi şurû fiillerinin cümleye kattığı anlamı ve

irâbını ele alalım:

.ﺮﺗَﮫﺤﺎﺿ َ ﻣ ﯾُﻠﻘِﻲ اﻷﺳﺘﺎذُ َأﺪ ََﺑ ُ

(Hoca konferansını vermeye başladı.)

ﺑﺪأ : Şurû fiillerinden, mâzî, 3. tekil

eril şahıs kipi.

اﻷﺳﺘﺎذُ : (ﺑﺪأ)’nin ismi, merfû, ref alâmeti

sondaki damme.

ﯾُﻠﻘِﻲ : Muzârî fiil, 3. tekil eril şahıs

kipi. Fâili gizli zamir ( ﻮ ھ).


ARA2002-ARAPÇA IV

Ünite 7: Efâlu’l-Mukârabe, ve’r-Recâ ve’ş-Şurû

ﻣﺤﺎﺿﺮﺗَﮫ : ( ة ﻣﺤﺎﺿﺮ) mef‘ûlun bih, اﻟﺜﻤﺎر ﯾﺤﺼﺪون : Cümle olarak

mansûb, nasb alâmeti sondaki fetha, ayrıca

muzâf. (ه) zamiri muzâfun ileyh, mahallen

mecrûr.

ﺮﺗَﮫ ﺤﺎﺿ َ ﻣُ ﯾُﻠﻘِﻲ : Cümle olarak (ﺑﺪأ)’nin

haberi, mahallen mansûb.

.ﻤﯿﻦ َﮭ َﱠﺘاﻟﻤ ُ ﻦﻋ َ ﻌﺎنِﯾُﺪاﻓ ﯿﺎن ِﺤﺎﻣ ِاﻟﻤُ أﺧﺬ

(İki avukat sanıkları savunmaya başladı.)

أﺧﺬ : Şurû fiillerinden, mâzî, 3. tekil

eril şahıs kipi.

اﻟﻤﺤﺎﻣﯿﺎن : (أﺧﺬ)’nin ismi, merfû, ref

alâmeti elif, çünkü ikil.

ﯾُﺪاﻓﻌﺎن : Muzâri fiil, 3. ikil eril

şahıs kipi. Fâili bitişik özne zamiri (ا) elif.

ﻋﻦ : Harf-i cer

اﻟﻤﺘﮭﻤﯿﻦ : Mecrûr, cer alâmeti yâ (ي),

çünkü düzenli eril çoğul.

ﻤﯿﻦ َ ﮭ َﱠﺘاﻟﻤ ُ ﻦﻋ َ ﻌﺎنِﯾُﺪاﻓ: Cümle olarak (ﺑﺪأ)’nin

haberi, mahallen mansûb.

.ﻤﺎر َﱢاﻟﺜ ﺪون َﺼ ُﺤ َْﯾ ﻮن َﻋ ُﺰار ِاﻟﻤُ ﻞ َﻌ َﺟَ

(Çiftçiler ürünü hasat etmeye başladılar.)

ﻞ َ ﻌ َﺟَ : Şurû fiillerinden, mâzî, 3. tekil

eril şahıs kipi.

ﻋﻮن َ ﺰار ِاﻟﻤُ : (ﺟﻌﻞ)’nin ismi, merfû, ref

alâmeti vâv çünkü düzenli eril çoğul.

ﺪون َ ﺼ ُﺤ َْﯾ : Muzâri fiil, 3. çoğul eril şahıs

kipi. Fâili bitişik özne zamiri vâv (و).

ﻤﺎر َﱢ اﻟﺜ : Mef‘ûlun bih, mansûb, nasb

alâmeti sondaki fetha.

(ﺟﻌﻞ)’nin haberi, mahallen mansûb.

.ﺔﱠﯿﺮاﺣ ِاﻟﺠ ِ َﻠﯿﺔﻤ َاﻟﻌَ ﺮﯾﻦ َﯾُﺠ ْ اﻟﻄﺒﯿﺒﺎت ُ ﺖﻋ َﺮ َﺷَ

(Kadın doktorlar cerrahi operasyona başladılar.)

ﺷﺮﻋﺖ : Şurû fiillerinden, mâzî, 3. tekil

dişil şahıs kipi.

اﻟﻄﺒﯿﺒﺎتُ : (ﺷﺮع)’nın ismi, merfû, ref

alâmeti sondaki damme.

ﯾُﺠﺮﯾﻦ : Muzâri fiil, 3. çoğul dişil şahıs

kipi, Fâili bitişik özne zamiri nun-u nisve..

َاﻟﻌﻤﻠﯿﺔ : Mef‘ûlun bih, mansûb, nasb

alâmeti sondaki fetha, aynı zamanda mevsûf.

اﻟﺠﺮاﺣﯿﺔ : ( َاﻟﻌﻤﻠﯿﺔ)’nin sıfatıdır,

dolayısıyla onun gibi tekil, dişil, belirli ve

mansûbdur. Nasb alâmeti sondaki fethadır.

ﺔﱠ ﯿﺮاﺣ ِاﻟﺠ ِ َﻠﯿﺔﻤ َاﻟﻌَ ﺮﯾﻦ َﯾُﺠْ : Cümle olarak

(ﺷﺮع)’nın haberidir, mahallen mansûbdur.

DİKKAT: Şurû (başlama) fiillerinden sonra muzâri

fiil gelmiyorsa bunlar Şurû fiili olarak değil, normal

fiil olarak etki yaparak fâil ve mef‘ûl alırlar.

(Öğrenci .ﯾَﻜْﺘُﺐُ اﻟﻄﱠﺎﻟِﺐ ُ ﺬ َﺧ ََأ

(Şurû Fiili) yazmaya başladı.)

(Öğrenci . اﻟﻘَﻠَﻢَ اﻟﻄﱠﺎﻟِﺐ ُ أﺧﺬ َ (Tam Fiil) kalemi aldı.) .ً ﺻﺒﺎﺣﺎ اﻟﺜﺎﻣﻨﺔ ِ ﻓﻲ اﻟﻌﻤﻞ َ اﻟﻌﺎﻣﻼت ُ ﺑﺪأت ْ

(Kadın çalışanlar işe sabah 08:00’de (Tam Fiil) başladılar.) (Şurû Fiili) .اﻻﺟﺘﻤﺎع ﻓﻲ ﯾﺘَﻜﻠﱠﻢ ُ اﻟﺨَﻄﯿﺐ ُ َأﻧْﺸَﺄ

(Hatip toplantıda konuşmaya başladı.) . ًﺟﺪﯾﺪة ﻣﺴﺘَﺸْﻔﯿﺎت ٍ اﻟﺼﱢ ﺤﺔ ُوِزارةأﻧْﺸﺄَتْ

(Sağlık Bakanlığı yeni hastaneler inşa etti.) (Tam Fiil)

Bu ünitenin sorularını uygulamada çözŞıklar, doğru cevaplar ve süreli sınav modu AÖF Soru Bankası uygulamasında