AÖF Soru Bankası

Arapça IV (APÇ)Ünite 2 Özeti

Arapçada Sayılar II

ARA2002- ARAPÇA IV

Ünite 2: Arapçada Sayılar II

Murekkeb (Bileşik) Sayı [11-19], Ma‘tûf (Atıflı) Sayı [21-99] ile 100 ve 1000 Sayıları ve Bu Sayıların Katları

ﻋﻠﯿﮫ واﻟﻤﻌﻄﻮف اﻟﻤﻌﻄﻮف اﻟﻌﺪدو[١٩ ١١]اﻟﻤﺮﻛﱠﺐ اﻟﻌﺪد وﻣﻀﺎﻋﻔﺎﺗﮭﻤﺎ واﻷﻟﻒ واﻟﻤﺌﺔ[٩٩ ٢١]

Bu bölümde sırasıyla Arapçada murekkeb (bileşik) [11-19] sayılar, atıflı (ma‘tûf) [21-99] sayılar, onarlı (ukûd) [20,30, 40 - 90] sayılar ile 100 ve 1000 sayıları ve bu sayıların katları ele alınacaktır.

Murekkeb Sayılar [11-19]

11-19 arasındaki sayılar murekkeb sayılar olarak adlandırılır. 12 sayısı hariç olmak üzere diğerlerinin tümünde birler ve onlar basamağındakiler ile sayılanları “fetha” ile mebnîdir, cümle içinde hangi konumda olurlarsa olsunlar, hep fetha ile harekelenirler. 12 sayısının ise sadece birler basamağı (12’nin 2’si) ikil olduğu için mu‘rebdir, ref durumunda elif (ا) ile merfû; nasb veya cer durumunda ye (ي) ile mansûb veya mecrûr olur. 12 sayısında da onlar basamağı “fetha” ile mebnîdir.

Diğer önemli bir husus, murekkeb sayılarında sayılan sözcük (temyîz) daima tekil ve mansûb olarak kullanılır.

Sayı ile sayılan arasında cinsiyet uyumuna gelince, bu uyum sadece 11 ve 12 sayısında vardır, 13-19 grubu sayılarda onlar basamağı ile sayılan arasında uyum vardır ve birler basamağındaki sayılar cinsiyet bakımından sayılanın zıddıdır, dolayısıyla onlar basamağı da birler basamağı ile cinsiyet bakımından tezat oluşturur.

Örnekler:

.أﻧﻘﺮة ﻣﻦ ًﺿﯿﻔﺎ ﻋﺸَﺮ َ أﺣﺪ َ ﺟﺎء

(Ankara’dan 11 misafir geldi.)

. ً ﺷَﮭْﺮا ﻋَﺸَﺮ َ اﺛﻨﺎ اﻟﺴﱠﻨَﺔ ِ ﻓﻲ

(Bir senede 12 ay vardır.)

.ً ﺳَﯿﱠﺎرة َﻋَﺸْﺮَة ﺛﻼث َ اﻟﻌُﺮْس ﻣَﻮْﻛِﺐ ِ ﻓﻲ ﻛﺎﻧَﺖ ْ

(Düğün konvoyunda 13 araba vardı.)

.ﺟﺎﻣِﻌِﯿًّﺎ ﻋﺸَﺮ َ َأرﺑﻌﺔ ﻣﻦ اﻟْﻌَﻤﻞ ِ ُورﺷﺔ ﺗﺘﻜﻮﱠن ُ

(Çalıştay 14 akademisyenden oluşmaktadır.)

ﯾَﻮْمٍ ﻓﻲ ًﺻَﻔْﺤَﺔ َﻋَﺸْﺮة ﺧﻤْﺲَ اﻟﺮﱢ وَاﺋِﻲﱡ ﯾﻜﺘﺐ ُ

. واﺣﺪٍ (Romancı, bir günde 15 sayfa yazıyor.)

ﺑﺤﺎدِﺛﺔِ اﻷﻗﻞﱢ ﻋﻠﻰ ًَﺳﯿﺎرة ﻋَﺸْﺮة ﺳِﺖﱠ ﺗﺄﺛﱠﺮت ْ

.اﻟﻤﺮور (Trafik kazasından en az 16 otomobil etkilendi.)

َﻋَﺸْﺮة ﺳَﺒْﻊ َ أدْرس ُ ﻛُﻨْﺖ ُ إﻧﱠﻨﻲ ﺳَﺰْﻏِﯿﻦ ﻓُﺆاد ﯾﻘﻮل

.ً ﺳﺎﻋﺔ

(Fuat Sezgin, “Günde 17 saat çalışıyordum” diyor.)

.ً ﻋﺎﻣﺎ ﻋَﺸَﺮ َ َﺛﻤﺎﻧﯿﺔ ُﻋُﻤﺮُه أﺧﻲ اِﺑﻦ ُ

(Kardeşimin oğlu 18 yaşındadır.)

ﻋَﺸَﺮ َﺑِﺘِﺴﻌﺔ ﻣَـﺤْﺪود اﻟﺒَﺤْﺜﻲ اﻟﻔَﺮﯾﻖ ِ أﻋْﻀﺎءِ ﻋَﺪَدُ

.ً ﺷَﺨﺼﺎ

(Araştırma ekibinin üye sayısı 19 kişiyle sınırlıdır.)

Yukarıdaki örnek cümlelerden hareketle murekkeb sayıların ve sayılanlarınının (temyîzlerinin) başlıca özellliklerini biraz daha ayrıntılı olarak ele alalım: 1. Bu sayıların hem birler hem onlar basamağı fetha üzeri mebnî olup cümlede hangi ögeyi üstlenmiş olursa olsun değişiklik olmaz. Ancak 12 sayısının birinci kısmını oluşturan 2 sayısı ise mu‘rebdir ve ikil (musenna)

kelimelerin i‘râbında olduğu gibi (ا) harfiyle

merfû, (ي) harfiyle mansûb ve mecrûr olur. Sayıların temyîzi ise mufred-mansûb olur. 2. Erillik- dişilik açısından mufred sayılar


Ünite 2: Arapçada Sayılar II

kısmında bahsedildiği gibi birler basamağının 1 ve 2 sayısı sayılanla uyumlu ﻓﻲ ًطﺒﯿﺒﺎ ﻋَﺸَﺮ َﺧَﻤْﺴَﺔ رَأَﯾْﺖ ُ 6 َ

ve 3-9 arasındaki sayılar zıt olurken onlar basamağının 10 sayısı sayılanla uyumlu olur.

Örnekler:

﴾ﻨًﺎﻋَﯿ ْ َﻋَﺸْﺮَة اﺛْﻨَﺘَﺎ ُﻣِﻨْﮫ ﻓَﺎﻧْﻔَﺠَﺮَت ْ ﴿ 1

(Bunun üzerine oradan 12 kaynak (birden) fışkırmıştı. Bakara Sûresi, 60)

Yukarıdaki cümlede «اﺛْﻨَﺘَﺎ »sayısı fâildir ve (ا) harfiyle merfû olmuştur. Sayılan mansûb ve cinsiyet bakımından sayıyla uyumlu olup dişildir.

وَاﻟﺸﱠﻤْﺲ َ ﻛَﻮْﻛَﺒًﺎ ﻋَﺸَﺮ َ أَﺣَﺪ َ رَأَﯾْﺖ ُ إِﻧﱢﻲ﴿ 2

﴾ وَاﻟْﻘَﻤَﺮ َ (Ben (rüyamda) 11 yıldız, güneş ve ayı gördüm. Yusuf Sûresi, 4)

Yukarıdaki cümlede « ﻋَﺸَﺮ َ أَﺣَﺪ َ » sayısı mef‘ûlun bihdir, mahallen mansûbdur çünkü fetha üzerine mebnîdir. Sayılan mansûb ve sayıyla uyumlu olup erildir.

.اﻟﻤُﺴْﺘَﺸْﻔﻰ ﻓﻲ ًطﺒﯿﺒﺎ ﻋَﺸَﺮ َ أﺣﺪ َ ﯾﻌَﻤﻞ ُ 3

(Hastanede 11 doktor çalışıyor.)

Yukarıdaki cümlede « ﻋَﺸَﺮ َ أَﺣَﺪ َ » sayısı fâildir, mahallen merfûdur çünkü fetha üzerine mebnîdir. Sayılan sayıyla uyumlu olup erildir.

ﻓﻲ ًﻣُﻤَﺮﱢ ﺿَﺔ َﺮَةﺸ ْﻋَ ىإﺣْﺪَ ﺗﻌَﻤﻞُ 4

.اﻟﻤﺴﺘﺸﻔﻰ (Hastanede 11 hemşire çalışıyor.)

Yukarıdaki cümlede « َﻋَﺸْﺮَة إﺣْﺪى » sayısı

fâildir, mahallen merfûdur çünkü fetha üzerine

mebnîdir (Fetha harekesi (إﺣْﺪى) kelimesi üzerinde elif-i maksûreden dolayı görünemedi. Bu durumda “mazereti sebebiyle görünemeyen takdirî bir fetha ile mebnîdir” denir). Sayılan sayıyla uyumlu olup dişildir.

إﻟﻰ ًطﺒﯿﺒﺎ ﺮ َﺸ َﻋَ َﺧَﻤْﺴَﺔ ﺟﺎءَ 5

.ﻔﻰﺸ ْ َﺘﺴ ْاﻟﻤُ

(Hastaneye 15 doktor geldi.)

Yukarıdaki cümlede « ﻋَﺸَﺮَ َﺧَﻤْﺴَﺔ » sayısı

fâildir, mahallen merfûdur çünkü fetha üzerine mebnîdir.

.اﻟﻤُﺴْﺘَﺸْﻔﻰ (Hastanede 15 doktor çalışıyor.)

Yukarıdaki cümlede « ﻋَﺸَﺮَ َﺧَﻤْﺴَﺔ » sayısı mef‘ûl

olup mahallen mansûbdur, çünkü fetha üzerine mebnîdir. Burada murekkeb sayının fethalı olması mef‘ûl olmasından değil, murekkeb sayı olmasından dolayıdır, bu nedenle sayı fethalı da olsa, biz “mef‘ûlun bih, mahallen mansûb, zira fetha ile mebnîdir, çünkü murekkeb sayıdır” diyoruz.

ﻓﻲ ًطﺒﯿﺒﺎ ﻋَﺸَﺮ َ َﻤْﺴَﺔﺧَ ﻣﻊ ﺗَﻜَﻠﱠﻤْﺖ ُ 7

.اﻟﻤﺴﺘﺸﻔﻰ (Hastanede 15 doktor ile konuştum.)

Yukarıdaki cümlede « ﻋَﺸَﺮَ َﺧَﻤْﺴَﺔ » sayısı

(ﻣﻊ)’dan sonra geldiği için mahallen mecrûrdur, zira murekkeb sayı olduğu için fetha üzerine mebnîdir.

Böylece son üç örnekte, murekkeb sayının cümle içindeki öge durumu değişmiş olsa da harekesinin hiç değişmediğini ve i‘râbının mahallen yapıldığını görmüş olduk.

Ma‘tûf (Atıflı) Sayılar [21-99]

21-99 arasındaki sayılar atıflı (ma‘tûf) sayılardır. “Atıflı sayı” kavramı, onlar

basamağındaki bir sayının, birler basamağına vâv (و) harfiyle bağlanıp (atfedilip), atfedildiği sayıyla aynı i‘râba tabi olmasını ifade eder. Atıflı sayılarda sayılan (temyîz), daima tekil ve mansûbdur.

Sayılan ile cinsiyet uyumu bağlamında birler basamağındaki 1 ve 2 sayısı, sayılan ile cinsiyet bakımından uyum içindedir. Ancak birler basamağındaki 3-9 grubu sayılar, sayılan ile cinsiyet bakımından tezat oluşturur.

Atıflı sayılar mu’rebdirler. Hem birler basamağındakiler, hem de onlar basamağındakiler mu’rebdir. Birler basamağındakiler hareke ile i‘râb edilirken (yani damme ile merfû, fetha ile mansûb, kesra ile mecrûr olurken), onlar basamağındakiler harf ile i‘râb edilir (yani vâv ile merfû, yâ’ ile mansûb ve mecrûr olur).

Şimdi aşağıdaki tabloda atıflı sayıların eril-dişil yapıları ve temyîzleriyle birlikte kullanımları şöyle


Ünite 2: Arapçada Sayılar II

sıralanabilir: .ً ﺳَﻨﺔ وﺳَﺒْﻌُﻮن َ ﺛﻤﺎن ﻋﻤﺮُھﺎ ﺟَﺪﱠﺗﻲ ٍ

Örnekler:

ًﯾَﻮْﻣﺎ وﻋِﺸْﺮﯾﻦ َ واﺣﺪ ٍ إﻟﻰ ﯾَـﺤْﺘﺎج ُ اﻹﻧْﺴﺎن َ إنﱠ ﯾﻘﺎل ُ

. ﺟَﺪﯾﺪَةٍ ﻋﺎدَة ٍ ﻻﻛْﺘِﺴﺎب ِ (Bir insanın yeni bir alışkanlık kazanmak için 21 güne ihtiyacı olduğu söylenir.)

.ً ﺗﻤﺎﻣﺎ ًﯾﻮﻣﺎ وﻋِﺸْﺮِﯾﻦ َ اﺛْﻨَﯿﻦ رِﺣْﻠﺘُﻨﺎ اﺳْﺘَﻐْﺮَﻗَﺖ ْ ﻗَﺪ ِ (Yolculuğumuz tam 22 gün sürdü.)

وﻋِﺸْﺮﯾﻦَ ﺛﻼث ٍ طَﻮال َ إِﻓْﺮﯾﻘِﻲﱞ ﻻﺟِﺊ ٌ رَﻛَﺾ َ ﻗَﺪ

. ﺗَﻮَﻗﱡﻒٍ دون ًﺳﺎﻋﺔ

(Afrikalı sığınmacı 23 saat boyunca hiç durmadan koştu.)

وﺛَﻼﺛﯿﻦ َ أرﺑﻌﺔ ٍ إﻟﻰ اﻟـﻤُﺸﺎرِﻛِﯿﻦ َ ﻋﺪدُ وَﺻَﻞ ﻗﺪ

.ً ﺷَﺨْﺼﺎ

(Katılımcıların sayısı 34’e ulaştı.)

.ً دﻗﯿﻘﺔ وأَرْﺑَﻌﯿﻦ َ ﺧﻤﺲ ﻟِـﻤُﺪﱠة ِ اﻟﻘﻄﺎر ُ ﺗَﺄَﺧﱠﺮَ ﻗﺪ ٍ (Tren 45 dakika gecikti.)

.ً طﺎﻟﺒﺎ وﺧﻤﺴﯿﻦ ًﺳﺘﱠﺔ اﻟﺼﱠﻒﱢ ھﺬا طُﻼب ِ ﻋَﺪَد ُ ﺑَﻠَﻎ

(Bu sınıfın öğrenci sayısı 56’ya ulaştı.)

.ً ﻋﺎﻣﺎ وﺳِﺘﱡﻮن َ ٌﺳﺒﻌﺔ وﻋُﻤﺮُه ﺧَﻠِﯿﻞ اﻷﺳﺘﺎذ ُ ﺗﻘﺎﻋَﺪ َ

(Halil Hoca 67 yaşında emekli oldu.)

(Büyükannem 78 yaşındadır.)

.ً ﺻَﻔْﺤَﺔ وﺛـﻤﺎﻧِﯿﻦ َ ﺗِﺴْﻊ ﻣِﻦ ْ اﻟﺘﱠﻘﺮﯾﺮ ُ ھﺬا ﯾَﺘَﻜﻮﱠن ٍ (Bu rapor 89 sayfadan oluşmaktadır.)

وَﺗِﺴْﻌِﯿﻦَ ﺗِﺴْﻌَﺔ ٍ ﻓﻲ ﻣَﺤْﺼُﻮرَة ٍ ﻏﯿﺮ ُ ِﷲ أﺳﻤﺎء ُ

.ً اِﺳْﻤﺎ

(Allah’nın (c.c.) isimleri 99 isimle sınırlı değildir.)

Atıflı sayıların ve sayılanlarının [temyîzlerinin] özelliklerini özetleyecek olursak: 1. Atıflı sayıların kendisi mu‘reb olup sayılanları (temyîzleri), 11-19 arasındaki sayıların temyîzinde olduğu gibi mufred- mansûb olur. 2. Erillik- dişilik açısından bu sayıların birler basamağının 1 ve 2 sayısı sayılanla uyumlu ve 3-9 arasındaki sayılar zıt olur ve onlar basamağında bulunan onarlı sayıların yapısında farklılık bulunmaz.

Örnekler:

اﻻﺟْﺘِﻤﺎعِ ﻣَﻮْﻋِﺪ ِ ﻗَﺒْﻞ َ اﻟﺼﱠﺎﻟﺔ إﻟﻰ وﺻﻠْﺖ ُ 1

.ً دَﻗﯿﻘَﺔ وﻋِﺸْﺮﯾﻦ َ ﺑِﺨَﻤْﺲ ٍ

(Salona toplantı saatinden 25 dakika önce ulaştım.)

Yukarıdaki cümlede «وﻋِﺸﺮﯾﻦ ﺧَﻤْﺲ ٍ » sayısı

بِ cer harfiyle mecrûr olmuştur. Birler başamağındaki “beş” sayısının, sayılanın cinsiyetinden farklı olarak eril kullanılmış olduğunu ve tekil-mansûb halde bulunduğunu fark ediniz.

ﻓﻲ ًﻣُﮭَﻨﺪﺳﺎ وﺛﻼﺛﻮن اﺛﻨﺎن ِ ﯾﻌﻤﻞ ُ 2

. اﻟﻤَﺼﻨﻊِ (Fabrikada 32 mühendis çalışmaktadır.)

« ﻮن وﺛﻼﺛ اﺛﻨﺎن» sayısı özne (fâil)dir ve birler

basamağında bulanan اﺛﻨﺎن sayısı elif (ا) ile

onlar basamağındaki ﺛﻼﺛﻮن sayısı vâv (و) ile merfûdur. Sayılan mansûbdur ve cinsiyet bakımından sayıyla uyumlu olup erildir.


Ünite 2: Arapçada Sayılar II

ھﺬا ﻣِﻦ ًﺻَﻔْﺤﺔ وﺳَﺒْﻌﯿﻦ َ ًﺧَﻤْﺴﺎ ﺻﺤﱠ ﺤْﺖ ُ 3 «وﺳﺒﻌﯿﻦ ًﺧﻤﺴﺎ» sayısı mef‘ûlun bih (nesne) .اﻟﻜِﺘﺎب (Bu kitabın 75 sayfasını düzelttim.) «وﺳﺒﻌﯿﻦ ًﺧﻤﺴﺎ» sayısı mef’ûlun bih olduğu

için mansûbtur. Sayılanın (temyîzin) ise mansûb ve cinsiyet bakımından sayının birler basamağıyla zıt olduğu görülmektedir.

Dikkat 20, 30, 40, 50, 60, 70, 80, 90 sayıları onarlı

(ukûd)/(اﻟﻌُﻘﻮد) sayılardır. Bu sayılar ister tekil kullanılsın ister atıflı bir sayının parçası olsun yapı bakımından bunların eril ve dişil kullanımlarında farklılık yoktur. İ‘rab açısından bakıldığında bu sayılar mu‘rebdir. Düzenli eril çoğul (cem‘i

muzekker sâlim) isimler gibi (و) harfiyle merfu,

(ي) harfiyle mansûb ve mecrûr olurlar. Örnekler:

.ً طﺎﻟﺒﺎ أَرْﺑﻌﻮن اﻟﺼﻒﱢ ﻓﻲ 1

(Sınıfta 40 öğrenci vardır.)

«أرﺑﻌﻮن» sayısı isim cümlesinin mubteda

konumunda olduğu için (و) ile merfûdur. Sayılanı (temyîzi) ise mansûbdur. Onarlı sayıların yapılarında eril-dişil ayrımı bulunmadığından bu sayılarla bunların sayılanları (temyîzleri) arasında cinsiyet bakımından uyum veya zıtlıktan bahsedilemez.

وﺛَﻼﺛﯿﻦَ ًﺧَﻤْﺴﺔ اﻟﻤﺘﺤﻒ ِ ﻓﻲ رأﯾﺖ ُ 2

.ً ﺳﺎﺋﺤﺎ

(Müzede 35 turist gördüm.)

«وﺛﻼﺛﯿﻦ ًﺧﻤﺴﺔ» sayısı mef‘ûlun bih olduğu için

mansûbdur. Bu sayının birler basamağındaki ًﺧﻤﺴﺔ

sayısı fetha ile mansûb olurken bu sayıya atfedilen

ﺛﻼﺛﯿﻦ sayısı onarlı sayılardan olup (ي) ile mansûb olmuştur. Sayılan mansûbdur ve cinsiyeti eril olduğu için birler basamağı dişil olarak kullanılmıştır.

ھﺬا ﻣﻦ ًﺻﻔﺤﺔ وﺳَﺒْﻌﯿﻦ َ ًﺧﻤﺴﺎ ﺻﺤﱠ ﺤْﺖ ُ 3

.اﻟﻜِﺘﺎب (Bu kitabın 75 sayfasını düzelttim.)

olduğu için mansûbdur ve sayılanın cinsiyetiyle zıtlık oluşturarak eril kullanılmıştır. Sayılanın (temyîzin) da mansûb olduğu görülmektedir.

Dikkat

«ﻧَﯿﱢﻒ» Bu sözcüğün 1-3 arasındaki sayıya delalet ettiği ve onarlı sayıların küsüratı için kullanıldığı bilinmelidir. Onarlı sayıların yanısıra 10, 100, 1000 sayılarıyla da kullanılmaktadır. Ayrıca sayılanın eril ya da dişil olmasından dolayı sözcüğün yapısında değişiklik olmadığı da unutulmamalıdır. Örnekler:

(Otuz küsür .ًﻗﻠﻤﺎ وﺛﻼﺛﻮن ﻧَﯿﱢﻒ ٌ ُﻟَﮫ

kalemi var.)

(Bu . اﻟﻜﺎﺗﺐِ ﻟﮭﺬا ﻗِﺼﱠﺔ وﻋِﺸﺮﯾﻦ َ ًﻧَــﯿﱢﻔﺎ ﻗﺮأت ُ

yazarın yirmi küsür hikâyesini okudum.)

(Bu . وﻧَــﯿﱢﻒٌ أﻟﻒ ٌ اﻟﻜِﺘﺎب ھﺬا ﺻَﻔﺤﺎت ِ ﻋﺪد ُ

kitabın sayfa sayısı bin küsürdür.)

100 ve 1000 Sayıları ve Katları

Arapçada 100 ve 1000 sayılarının kullanım özellikleri birinci bölümde ele alınan mufred [1-10] sayıların 3-10 grubuna benzemektedir. 3-10 grubu sayılardan farklı olarak 100 ve 1000 sayılarının temyîzi çoğul-mecrûr yerine tekil-mecrûr olarak kullanılır. Aradaki benzerlik dolayısıyla 100 ve 1000 sayıları mufred sayıların mülhakı (ek bölümü) olarak değerlendirilmektedir. Ancak sayılan (ma‘dûd) ister eril ister dişil olsun bu sayıların yapısı değişmez.


Ünite 2: Arapçada Sayılar II

Örnekler:

. طﺎﻟﺐٍ ُﻣﺌﺔ اﻷَوﱠل اﻟـﻤُﺴْﺘَﻮَى ﻓﻲ

(Birinci seviyede 100 öğrenci vardır.)

ﻟﯿﺮةٍ ﺑﻤﺌﺘَﻲ ْ اﻟﻘَﻤﯿﺺ َ ھﺬا اﺷﺘﺮﯾﺖ ُ

(Bu gömleği 200 liraya satın aldım.)

. ﻛﺘﺎبٍ ﺛﻼﺛُﻤﺌﺔ ِ ﻋﻨﺪي (Benim üç yüz kitabım var.)

. وطﺎﻟﺒﺔٍ طﺎﻟﺐ ٍ أﻟﻒ ُ اﻟﻘِﺴْﻢ ِ ھﺬا ﻓﻲ ﯾَﺪْرُس ُ

(Bu bölümde 1000 öğrenci (kız ve erkek olarak) okuyor.)

. ﻟﯿﺮةٍ أﻟﻔﺎ اﻟﺴﱠﺎﻋﺔ ِ ھﺬه ﺳِﻌْﺮ ُ (Bu saatin değeri 2000 liradır.)

. ﺷَﺨْﺺ آﻻف ِ ُﺛﻼﺛﺔ اﻟﺨﻄﯿﺐ َ ﺘَﻤَﻊ َاﺳْ ٍ (Konuşmacıyı 3000 kişi dinledi.)

100 ve 1000 sayıları ve bu sayıların katlarının temel özelllikleri şunlardır:

1. 100 ve 1000 sayıları mu‘reb olup sayılanları (temyîzleri) hep mufred- mecrûr olur. 2. Bu sayıların yapılarında -sayılan ister eril ister dişil olsun- cinsiyet açısından değişiklik

olmaz. Ancak “üç yüz” ﺛﻼﺛُﻤﺌﺔٍ ya da “üç

bin” آﻻفٍ ُﺛﻼﺛﺔ ifadelerinde olduğu gibi bu

sayılar sayılan (temyîz) olarak

kullanıldığında 100 ﻣﺌﺔ sayısı dişil, 1000

أﻟﻒ sayısı eril olarak kabul edildiğinden ve 3-10 arasındaki sayı sayılanın zıttı olması

gerektiğinden 100 sayısıyla eril ﺛﻼثُ , 1000

sayısıyla dişil ﺛﻼﺛﺔ sayısı kullanılır.

3. 100 sayısı hem ﻣﺌﺔ hem de ﻣﺎﺋﺔ şeklinde

yazılabilmektedir ve çoğulu ﻣﺌﺎت’dir, ancak az kullanılır. Çoğul kullanılması gereken yerde yine tekil kullanılır; 1000

أﻟﻒ sayısının çoğulu آﻻف ’dir. Örnekler:

ﻣَﻜْـﺘَﺒﺘﻲ ﻓﻲ ﺗﻮﺟَﺪ ُ اﻟﺘﻲ اﻟﻜُﺘُﺐ ِ ﻋَﺪَد ُ وَﺻَﻞ َ 1

. ﻛﺘﺎبٍ وﺧَﻤْﺴِﻤِﺌﺔ ِ آﻻف ٍ ﺛﻼﺛﺔ ِ إﻟﻰ (Kütüphanemde bulunan kitapların sayısı 3500’e ulaştı.)

Yukarıdaki cümlede «وﺧَﻤْﺴِﻤِﺌﺔ آﻻف ٍ ﺛﻼﺛﺔ ِ » sayısı

إﻟﻰ cer harfiyle mecrûr olmuştur. Sayılanın (temyîzin) ise mufred-mecrûr olduğu görülür.

ﺳَﺒﻌَﺔ ِ إﻟﻰ ﺼِﻞ َُﺗ اﻟﺬﱠﻛﯿﱠﺔ ِ اﻟﮭَﻮاﺗﻒ ِ أﺳﻌﺎر َ إنﱠ 2

. ﻟﯿﺮةٍ آﻻف ِ (Akıllı telefonların fiyatı 7000 lirayı buluyor.)

Bu örnekteki « ﻟﯿﺮة ٍ آﻻف ِ ﺳﺒﻌﺔ ِ » ifadesinde آﻻفِ

sayısı çoğul-mecrûr olarak ﺳﺒﻌﺔِ mufred sayısının

sayılanı, ﻟﯿﺮةٍ kelimesi ise mufred –mecrûr olarak

آﻻف sayısının sayılanı durumundadır.

ًأﻟْﻔﺎ وﺛَﻼﺛﻮن ٌﺧَﻤﺴﺔ ﺟﺎﻣﻌَﺘِﻨﺎ ﻓﻲ ﯾَﺪْرُس 3

.ً وطﺎﻟﺒﺔ ًطﺎﻟِﺒﺎ ﻋﺸَﺮ َ َوﺧَﻤْﺴَﺔ وأرْﺑَﻌُﻤِﺌَﺔ ٍ

(Üniversitemizde 35415 öğrenci okumaktadır.)

Örnekte geçen sayıyı ve sayılanı parçalara ayırarak


Ünite 2: Arapçada Sayılar II

ٌ Yukarıdaki örneklerde geçen “kilo”, “kile” ve incelemek yararlı olacaktır. 35000 « وﺛَﻼﺛﻮنَ ﺧﻤﺴﺔ ًأﻟْﻔﺎ» ifadesinde geçen ًأﻟْﻔﺎ sayısı mufred – mansûb olarak 35 «وﺛﻼﺛﻮن ٌﺧﻤﺴﺔ» atıflı sayısının sayılanı, أرْﺑَﻌُﻤِﺌَﺔٍ ifadesindeki ﻣِﺌَﺔٍ sayısı ise çoğulu kullanılmadığı için mufred- mecrûr olarak أرﺑﻊ mufred sayısının sayılanı,« ً طﺎﻟِﺒﺎ ﻋﺸَﺮ َ َﺴَﺔﺧَﻤ ْ» ifadesindeki ًطﺎﻟِﺒﺎ kelimesi mufred - mansûb olarak « ﻋﺸَﺮ َ َﺧَﻤْﺴَﺔ» murekkeb sayısının

sayılanıdır. Dolayısıyla bir sayı ne kadar büyük olursa olsun, mufred - murekkeb, ‘ukûd (onarlı) ve ma‘tûf (atıflı) sayı olmak üzere dört tasnif çerçevesinde incelenir.

Temyîz

اﻟﺘﻤﯿﯿﺰ

Sayıların ma‘dûdları (sayılanları) temyîz olarak kabul edildiği için bu kavrama birinci bölümde kısaca değinilmişti. Bu kısımda temyîz konusunun biraz ayrıntılı ele alınması yararlı olacaktır.

Temyîz bir isimdeki ya da cümledeki kapılılığı gidermek için kullanılan nekira (belirsiz) mansûb bir isimdir. Kapalılığı giderilip açıklığa kavuşturulan unsura mumeyyez (اﻟﻤﻤَﯿﱠﺰ) adı verilir. Mumeyyez iki kısma ayrılır.

1. Melfûz Mumeyyez ( اﻟﻤﻠﻔﻮظ اﻟﻤﻤَﯿﱠﺰ ): Müphem (kapalı) unsur bir isim ise bu ad verilir. Sayılar dilde açıklamaya ihtiyaç duyan müphem sözcükler arasındadır. Örnek:

(Çarşıda beş turist ﻓﻲﺳُﯿﱠﺎحٍ َﺧﻤﺴﺔرَأﯾﺖُ

gördüm.) .اﻟﺴﻮق

Örnekte geçen “beş” sayısıyla ne kastedildiğinin bilinmesi için sonrasında gelen “turist” kelimesine ihtiyaç vardır. Sayıların yanısıra ağırlık (وَزْن), hacim (ﻛَﯿْﻞ) ve alan (ﻣﺴﺎﺣﺔ) ölçmek için kullanılan üç ölçü birimi de melfûz mumeyyez olarak değerlendirilir.

Örnekler:

(Bir kilo portakal satın aldım.)

(Dilenciye bir kile buğday verdim.)

(Bu yıl çiftçi bir hektar mısır ekti.)

“hektar” kelimelerindeki kapalılığı gideren sırasıyla “portakal”, “buğday” ve “mısır” kelimeleri temyîzdir.

2. Melhûz mumeyyez ( اﻟﻤﻠﺤﻮظ اﻟﻤﻤَﯿﱠﺰ): Cümledeki kaplalılık açıklanıyorsa bu ismi alır. Örnekler:

. ًﻛﻼﻣﺎاﻟﺮﱠﺋِﯿﺲُ أﻋْﺠَﺒَﻨِﻲ

(Başkanın konuşması hoşuma gitti.)/(Başkan hoşuma gitti konuşması bakımından.)

. ًﺧُﻠُﻘﺎاﻟﻄﺎﻟﺐُ طﺎب

(Öğrencinin ahlâkı güzel oldu.)/ (Ahlâkı bakımından öğrenci güzel oldu.)

Yukarıdaki iki örnekteki “başkan hoşuma gitti” ve “öğrenci güzel oldu” ifadelerindeki kapalılığı sırasıyla “konuşması bakımından” ve “ahlâkı bakımından” ifadelerinin açıklığa kavuşturduğu görülür. Örneklerde bir cümlenin genelini kapsayan kapalılığın giderildiğine dikkat edilmelidir.

Dikkat Temyîzin iʻrâb özelliği mansûb olmasıdır. Melfûz temyîz, isim tamlaması yoluyla (izafetle) ve harf-i cerle mecrûr olabilmektedir.

Örnek:

(Bir bardak çay ﻛﻮبَ / ًﺷﺎﯾﺎ ًﻛﻮﺑﺎ ﺷﺮﺑْﺖ ُ içtim.) .اﻟﺸﺎي ِ ﻣﻦ ًﻛﻮﺑﺎ /ﺷﺎي ٍ

Sayı ve Sayılan /Ma‘dûd Çerçevesinde Temyîz

Sayı (اﻟﻌﺪد), kapalılığı başka bir kelimeyle giderilen müphem isimdir.

Sayılan/Ma‘dûd (اﻟﻤﻌﺪود), sayının açıklayıcısı

ve bundan dolayı temyîzi (اﻟﺘﻤﯿﯿﺰ)’dir. Dilbilgisinde 1 ve 2 sayısı dışındaki sayılar melfûz mumeyyez olarak değerlendirilmiştir. Sayıların temyîzlerinin temel özellikleri şunlardır: 1. Mufred [3-10] sayıların temyîzi çoğul- mecrûr olur, 2. Murekkeb [11-19] ve atıflı [21-99] sayıların temyîzi .mufredً ﺑﺮﺗﻘﺎﻻﺟﺮام- ﻛﯿﻠﻮmansûbﺖ ُاِﺷْﺘﺮَﯾْ olur, 3. 100, 1000 ve bu sayıların katlarının temyîzi .ً ﻗﻤْﺤﺎ ًﻛَﯿْﻠَﺔاﻟـﻤُﺘَﺴﻮﱢ لَ وھﺒْﺖ ُ mufred – mecrûr olur.

.اﻟﺴﻨﺔ ھﺬه ﻓﻲ ذُرَة ٍ ﻣﻦ ًھَﻜﺘﺎرااﻟﻤﺰارِعُ زرع

.أﻗْﻼمٍ ُأرﺑﻌﺔ ﻋﻨﺪي


(Dört kalemim var.)

. ًﺳﺎﺋﺤﺎﻋﺸﺮَ َﺧﻤﺴﺔ رأﯾﺖ ُ

(15 turist gördüm.)

.ًطﺎﻟﺒﺎﻋﺸﺮون اﻟﺼﻒﱢ ﻓﻲ

(Sınıfta 20 öğrenci var.)

ًﻋُﻀْﻮا وأرﺑﻌﻮن ٌﺧﻤﺴﺔ اﻻﺟﺘﻤﺎع ﻓﻲ اﺷﺘﺮك

.ً ﺟﺪﯾﺪا

(Toplantıya 45 yeni üye katıldı.)

.ﻟﯿﺮة ٍ َﻣﺎﺋﺔ أﺧﻲ أﻋﻄﯿْﺖ ُ

(Kardeşime 100 lira verdim.)

.ﺻَﻔْﺤَﺔٍ أﻟﻒِ ﻣِﻦ اﻟﻘﺎﻣﻮس ُ ھﺬا ﯾﺘﺄﻟﱠﻒ ُ

(Bu sözlük 1000 sayfadan oluşmaktadır.)

Bu ünitenin sorularını uygulamada çözŞıklar, doğru cevaplar ve süreli sınav modu AÖF Soru Bankası uygulamasında