ARA2002- ARAPÇA IV
Ünite 10: Munâdâ
Munâdâ ھَﯿﺎ أَﯾﺎ: Her ikisi de uzak için kullanılan nidâ اﻟـﻤُﻨﺎدى
Nidâ, Türkçede Ey!, Hey! anlamlarına gelen nidâ
harflerinden biri yardımıyla dikkati çekilmek
istenen kişiye seslenme/ünlemedir. Munâdâ ise
“kendisine seslenilen” anlamına gelir.
Munâdânın bulunduğu ibare bir cümle kabul
edilir. Nidâ edatları, bu cümlede çok
kullanımdan dolayı düşürülmüş olan
sesleniyorum, çağırıyorum anlamında bir أﻧﺎدي
fiilini temsil ederler. Bu nedenle munâdâ olan
isim, düşürülmüş kabul edilen bu fiilin mef‘ûlun
bihi hükmündedirler. Bununla birlikte nidâ
edatlarından sonra gelen isimlere mef‘ûlun bih
denmez, munâdâ denir.
Arapçada belli başlı nidâ edatları şunlardır:
Bu edatların bazıları hem yakındakiler için hem de uzaktakiler için, bazıları sadece yakındakiler için, bazıları ise sadece uzaktakiler için kullanılır.
ﯾﺎ : Nidâ edatları arasında en çok kullanılanıdır.
Hem yakın, hem uzak için kullanılır.
(Ey . واﺟِﺒِﻚَ أداء ِ ﻓﻲ ﺗُﻘَﺼﱢ ﺮ ْ ﻻ ! ﻣُـﺤَﻤﱠﺪُ ﯾﺎ
Muhammed! Ödevini yapmayı ihmal etme.)
أ : Yakındaki birine seslenmekte kullanılır. Daha
ziyade klasik dilde görülür.
(Ey . اﻟْﺒَﺎبَ أَﻏْﻠِﻖ ِ ! ﻣُﺤَﻤﱠﺪُ أ
Mehmet! Kapıyı kapat.)
أَيْ : Hem yakın hem de uzak için kullanılan bir
nida edatıdır. Ancak daha çok yakın için
kullanıldığı görülmektedir.
(Ey Fatih, doğru sözlü.ﺻﺎدِﻗًﺎ ﻛُﻦ ْ ﻓﺎﺗِﺢُ، أَي ْ
ol.)
edatlarıdır.
(Ey Sa‘îd! Beni ﺗَﺴْﻤَﻌُﻨﻲ؟ ھَﻞ ْ ! ﺳﻌﯿﺪُ ﺎأﯾ
duyuyor musun?)
(Ey. ﻓﺮاﻏِﻚَ أوﻗﺎت ِ ﻣﻦ ْ اﺳْﺘَﻔِﺪ ْ ! طﺎﻟِﺐُ ھَﯿﺎ
Öğrenci! Boş vakitlerinden yararlan.)
Görüldüğü üzere nidâ edatları çeşitli olsa
da, aralarında en çok kullanılanın (ﯾﺎ)
olması dolayısıyla biz konu
anlatımımızda öğrencinin konuya
hâkimiyetini sağlamak amacıyla bu edat
üzerinden örneklemelere gideceğiz.
Bununla birlikte öğrenci bilmelidir ki,
(ﯾﺎ) nidâ edatı için geçerli olan irâb
kurallarının aynısı, diğer nidâ edatları
için de geçerlidir.
Munâdâ i‘râb yönünden iki kısma ayrılır:
A-Mu‘reb Munâda
B-Mebnî Munâda
A-Mu‘reb Munâdâ
Bu tür munâdâyı mansûb munâdâ olarak da adlandırabiliriz.
Munâdâ aşağıdaki durumlarda mansûb olur:
Munâda olan isim muzâf ise
.أُﻣﱠﺘِﻚَ ﻣِﻦ ْ ﻧﺤﻦ ﷲِ،رَﺳﻮل َ ﯾﺎ (Ey Allah’ın elçisi! Biz senin ümmetindeniz.)
.ﻣُﺠِﺪًّا ﻛُﻦ ْ اﻟﻌِﻠْﻢِ،طﺎﻟِﺐ َ ﯾﺎ (Ey ilmi isteyen kişi! Gayretli ol.)
.ﺑﺎﻟﻄﱠﻠَﺒَﺔِ اھْﺘِﻤَﺎﻣِﻜُﻢ ْ ﻋﻠﻰ ﻧَﺸْﻜُﺮُﻛُﻢ ْ ،اﻟﻌَﺮَﺑِﯿﱠﺔِ ﻣُﻌَﻠﱢﻤِﻲﯾﺎ (Ey Arapça öğretmenleri! Öğrencilerle ilgilendiğiniz için size teşekkür ediyoruz.)
. ﺗﻔَﻮﱡ ﻗِﻜُﻦﱠ ﻋﻠﻰ ﻧﺸْﻜُﺮُﻛُﻦﱠ اﻟﺠﺎﻣﻌﺔِ،طﺎﻟِﺒﺎت ِ ﯾﺎ (Ey üniversitenin kız öğrencileri! Üstün başarınızdan dolayı size teşekkür ediyoruz.)
Yukarıdaki cümlelerde altı çizili isimler munâdâ ve aynı zamanda muzâftırlar. Muzâf oldukları için de
mansûbdurlar. Yukarıdaki cümlelerin irâbı şu اﻟﺠﺎﻣﻌﺔِ : Muzâfun ileyh, mecrûr cer alâmeti
şekildedir:
(Ey Allah’ın elçisi! .أُﻣﱠﺘِﻚَ ﻣِﻦ ْ ﻧﺤﻦ ﷲِ،رَﺳﻮلَ ﯾﺎ Biz senin ümmetindeniz.)
ﯾﺎ :Nidâ harfi, sükûn üzere mebnî, irâbda yeri yoktur.
رَﺳﻮلَ :Munâda mansûb, nasb alâmeti sonundaki fetha, aynı zamanda muzâftır.
ِﷲ :Muzâfun ileyh, mecrûr cer alâmeti sonundaki kesra.
ﻧﺤﻦ :Mubtedâ, mahallen merfû (çünkü zamirler mebnîdir)
( أُﻣﱠﺘِﻚ َ ﻣِﻦ ْ) :Mubtedânın haberidir, mahallen merfûdur, çünkü şibih cümledir.
ﻣِﻦْ :Harf-i cer
أُﻣﱠﺘِﻚَ :( أُﻣﱠﺔِ ) Mecrûr, cer alameti sondaki
kesra, ayrıca muzâf; ( ك َ) muzâfun ileyh, mahallen mecrûr (çünkü zamirler mebnîdir).
.ﺑﺎﻟﻄﱠﻠَﺒَﺔِ اھْﺘِﻤَﺎﻣِﻜُﻢ ْ ﻋﻠﻰ ﻧَﺸْﻜُﺮُﻛُﻢ ْ اﻟﻌَﺮَﺑِﯿﱠﺔِ،ﻣُﻌَﻠﱢﻤِﻲﯾﺎ (Ey Arapça öğretmenleri! Öğrencilerle ilgilendiğiniz için size teşekkür ediyoruz.)
ﯾﺎ : Nidâ harfi, sükûn üzere mebnî, irâbda yeri yoktur.
ﻣُﻌَﻠﱢﻤِﻲ : Munâda mansûb, nasb alâmeti
sonundaki yâ (ي), çünkü düzenli eril çoğul, aynı zamanda muzâftır (muzâf olduğu için sonundaki nûn
– ن - düşmüştür).
اﻟﻌَﺮَﺑِﯿﱠﺔِ : Muzâfun ileyh, mecrûr cer alâmeti sonundaki kesra.
ﻧَﺸْﻜُﺮُﻛُﻢْ : Muzâri fiil, birinci çoğul şahıs kipi,
fâili gizli zamir (ﻧﺤﻦ), sonundaki ( ﻛُﻢ ْ) zamiri mef‘ûlun bihtir, mahallen mansûbdur (çünkü zamirler mebnîdir)
ﻋﻠﻰ : Harf-i cer
اھْﺘِﻤَﺎﻣِﻜُﻢْ : ( اھْﺘِﻤَﺎم ِ ) Mecrûr, cer alameti sonundaki
kesra, ayrıca muzâf, ( ﻛُﻢ ْ) muzâfun ileyh, mahallen mecrûr.
ﺑﺎﻟﻄﱠﻠَﺒَﺔِ :(ب ) Harf-i cer, ( اﻟﻄﱠﻠَﺒَﺔ ِ ) mecrûr, cer alameti sonundaki kesra.
.ﺗﻔَﻮﱡ ﻗِﻜُﻦﱠ ﻋﻠﻰﻧَﺸْﻜُﺮُﻛُﻦﱠ اﻟﺠﺎﻣﻌﺔِ،طﺎﻟِﺒﺎتِ ﯾﺎ (Ey üniversitenin kız öğrencileri! Üstün başarınızdan dolayı size teşekkür ediyoruz.)
ﯾﺎ : Nidâ harfi, sükûn üzere mebnî, irâbda yeri yoktur.
طﺎﻟِﺒﺎتِ : Munâda mansûb, nasb alâmeti sonundaki kesra, çünkü düzenli dişil çoğul, aynı zamanda muzâftır.
sonundaki kesra.
ﻧَﺸْﻜُﺮُﻛُﻦﱠ : Muzâri fiil, birinci çoğul şahıs kipi, fâili
gizli zamir (ﻧﺤﻦ), sonundaki ( ﻛُﻦﱠ) zamiri mef‘ûlun bihtir, mahallen mansûbdur (çünkü zamirler mebnîdir)
ﻋﻠﻰ :Harf-i cer
ﺗﻔَﻮﱡ ﻗِﻜُﻦﱠ : ( ﺗﻔَﻮﱡ ق ِ ) Mecrûr, cer alameti sonundaki
kesra, ayrıca muzâf, ( ﻛُﻦﱠ) muzâfun ileyh, mahallen mecrûr.
Munâdânın muzâf, dolayısıyla mansûb olduğu durumlara Kur’ân-ı Kerîm’den aşağıdaki ayetleri örnek olarak vermek mümkündür:
(Âli İmran Sûresi, ﴾إِﺑْﺮَاھِﯿﻢ َ ﻓِﻲ ﺗُﺤَﺎﺟﱡ ﻮن َ ﻟِﻢ َ اﻟْﻜِﺘَﺎب ِ أَھْﻞ َ ﯾَﺎ﴿ 65 ) (Ahkâf Sûresi, 31 )﴾... ِﷲﱠ دَاﻋِﻲ َ أَﺟِﯿﺒُﻮا ﻗَﻮْﻣَﻨَﺎ ﯾَﺎ﴿
Mutekellim Yâ’sına
Mutekellim yâ’sına muzâf olan isimler munâdâ olduklarında munâdânın sonundaki yâ’u’l- mutekellim’in sâkin kalması, fethalı okunması veya yâ’u’l-mutekellim hazf edilerek yerine munâdânın kesra ile kalması seçeneklidir.
(Ey arkadaşım! Yavaş ol.) .ﺗَـﻤَﮭﱠﻞْ !ﺻﺎﺣِﺒﻲ ﯾﺎ
.ﺗَـﻤَﮭﱠﻞْ ! ﺻﺎﺣِﺒِﻲَ ﯾﺎ
.ﺗـﻤَﮭﱠﻞْ ! ﺻﺎﺣِﺐِ ﯾﺎ
Anne ( أُم ّ), Baba (أَب) kelimeleri yâ’u’l-mutekellime muzâf olduklarında ise aşağıdaki şekillerde bulunabilirler: a) Yukarıda olduğu gibi sâkin okunabilirler:
(Ey anneciğim, karamsar .ﺗَﺘَﺸﺎءﻣﻲ ﻻ !أُﻣّﻲ ﯾﺎ olma.)
(Ey babacığım, karamsar .ﺗَﺘَﺸﺎءَمْ ﻻ !أﺑﻲ ﯾﺎ olma.) b) Ya da sonlarından yâ’u’l-mutekellim hazf edilip, buna işaret olmak üzere bir kesra ile bırakılır:
(Ey anneciğim!) ! أُمﱢ ﯾﺎ
(Ey babacığım!) ! أَبِ ﯾﺎ c) Yâ’u’l-mutekellim açık tâ harfine çevrilip kesralı veya fethalı okunabilir:
(Ey Anneciğim.) أُﻣﱠﺖَ ﯾﺎ veya أُﻣﱠﺖِ ﯾﺎ
(Ey babacığım.) أَﺑَﺖَ ﯾﺎ veyaأَﺑَﺖِ ﯾﺎ
ﻛَﻮْﻛَﺒًﺎ ﻋَﺸَﺮ َ أَﺣَﺪ َ رَأَﯾْﺖ ُ إِﻧﱢﻲ أَﺑَﺖ ِ ﯾَﺎ ﻷَِﺑِﯿﮫِ ﯾُﻮﺳُﻒ ُ ﻗَﺎل َ إِذ ْ
.ﺳَﺎﺟِﺪِﯾﻦ َ ﻟِﻲ رَأَﯾْﺘُﮭُﻢ ْ وَاﻟْﻘَﻤَﺮ َ وَاﻟﺸﱠﻤْﺲ َ (Hani Yusuf babasına “Ben rüyamda on bir yıldızla güneş ve ayı gördüm. Onları bana secde ederlerken gördüm.” demişti. Yusuf Sûresi, 4)
muzâftır.( ُـﮫ ) zamiri muzâfun ileyhtir,
2-Munâdâ Şebîh bi’l-Muzâf ise:
Şebîh bi’l-muzâf ibaresi, muzâfa benzeyen anlamına gelir. Burada
latılmak istenen muzâf olarak görülen isim ile ondan sonra gelen
m arasında gramatik bir ilişki değil de bir anlam ilişkisi olduğudur.
ğer bir ifâde ile şebîh bi’l-muzâf, anlamı kendisinden sonraki isimle
muzâftır. Bu muzâf türü genellikle İsm-i Fâil, İsm-i
ef‘ûl veya İsm-i Tafdîlden meydana gelir.
(Ey ilmi faydalı olan kişi! Cennet.ُ اﻟـْﺠَﻨﱠﺔ ﻟﻚ َ !ُ ﻋِﻠْﻤُﮫ ًﻧﺎﻓِﻌﺎ ﯾﺎ
senindir.)
(Ey görevini ihmâl eden! Çalış.) اﺟْﺘَﮭﺪْ !ُ واﺟِﺒَﮫ ًﻣُﮭْﻤِﻼ ﯾﺎ
.
(Ey işini iyi yapan kişi! İnsanlar .ﺳَﯿُﻘَﺪﱢروﻧَﻚَ اﻟﻨﺎس َ إنﱠ ،ُﻋَﻤَﻠَﮫ ﻣُﺘْﻘِﻨًﺎ ﯾﺎ seni takdir edeceklerdir.)
(Ey dağa tırmanan! ﺗَﻮازُﻧِﻚَ ﻋﻠﻰ ﺣﺎﻓِﻆ ْ !ً ﺟَﺒَﻼ ﺻﺎﻋﺪًا ﯾﺎ
Dengeni koru.) .
Bu munâdâ türünün irâbının örnekleri aşağıda verilmiştir.
(Ey ilmi faydalı olan kişi! .ُ اﻟـْﺠَﻨﱠﺔ ﻟﻚ َ!ُ ﻋِﻠْﻤُﮫًﻧﺎﻓِﻌﺎ ﯾﺎ
Cennet senindir.)
ﯾﺎ : Nidâ harfi, sükûn üzere mebnî, irâbda yeri yoktur.
ًﻧﺎﻓِﻌﺎ : Munâdâ, şebîh bi’l-muzâf, mansûb, nasb alâmeti sonundaki fetha. ُﻋِﻠْﻤُﮫ : ( ﻋِﻠْﻢ ُ), ( ً ﻧﺎﻓِﻌﺎ) ism-i fâilinin fâilidir, merfûdur, ref alâmeti
sonundaki dammedir. Aynı zamanda muzâftır. ( ُـﮫ) zamiri muzâfun ileyhtir, mahallen mecrûrdur.
ﻟﻚَ : ( َﻟـ ) Harf-i cer, ( ـﻚَ ) mahallen mecrûrdur. ( ﻟﻚَ ) şibih cümle halinde öne geçmiş haberdir, mahallen merfûdur.
ُاﻟـْﺠَﻨﱠﺔ : Geride kalmış mubtedadır, merfûdur, ref alâmeti
sonundaki dammedir.
(Ey işini iyi yapan .ﺳَﯿُﻘَﺪﱢروﻧَﻚَ اﻟﻨﺎس َ إنﱠ ﻋَﻤَﻠَﮫُ، ﻣُﺘْﻘِﻨًﺎ ﯾﺎ kişi! İnsanlar seni takdir edeceklerdir.)
ﯾﺎ : Nidâ harfi, sükûn üzere mebnî, irâbda yeri yoktur.
ﻣُﺘْﻘِﻨًﺎ : Munâdâ, şebîh bi’l-muzâf, mansûb, nasb alâmeti sonundaki fetha.
ُﻋَﻤَﻠَﮫ : ( ﻋَﻤَﻞَ ), ( ﻣُﺘْﻘِﻨًﺎ ) ism-i fâilinin mef‘ûlüdür. Mansûbdur, nasb alâmeti sonundaki fethadır. Aynı zamanda
mahallen mecrûrdur. إنﱠ : ( إنﱠ) ve grubu edatlarındandır. İsmini nasb, haberini ref eder. اﻟﻨﺎسَ : ( إنﱠ)’nin ismidir. Mansûb, nasb alâmeti sonundaki fethadır. ﺳَﯿُﻘَﺪﱢروﻧَﻚَ : ( إنﱠ)’nin haberidir. Fiil cümlesi şeklinde gelmiştir mahallen merfûdur. Başta
bulunan (س) harfi gelecek zaman ifade
eder, irâbda yeri yoktur. ﯾُﻘَﺪﱢرونَ muzâri fiil merfû ref alâmeti sonundaki nûn
harfidir. Fâili sonunda bulunan vâv (و)
harfidir. Mahallen merfûdur. ( ـﻚَ ), mef‘ûlun bihtir, mahallen mansûbdur.
3-Nekra Gayr-ı Maksûde ise:
Bu ibare, doğrudan kast edilmemiş belirsiz isim
anlamındadır. Munâdâyı duyan özel olarak kendisinin kast
edildiğini düşünmez. Örneğin depremde enkaz altında
kalan birinin “Yardım edin?” diye bağırması veya bir
âmânın seslendiği kişinin kim olduğunu bilmeden
seslenmesi gibi durumlardır. “Ey hizmetli! Gel de burayı
siliver!” derken, hizmetliler odasından hangisi olursa
olsun bir hizmetlinin gelip bulunduğunuz yerin silmesini
istiyorsanız, bu durumda seslenilen kişi “nekra gayr-ı
maksûde” olmaktadır. Eğer siz koridorun sonunda bir
hizmetli gördünüz ve adını bilmediğiniz için ona
seslenerek gelip bulunduğunuz yeri silmesini istiyorsanız,
bu durumda seslenilen kişi nekra maksûde olmaktadır.
Örneklerle anlamaya çalışalım. Aşağıdaki örneklerde
kullanılan munâdâların tümü nekra gayr-ı maksûde
türündendir.
(Ey adam! Beni اﻟـﻤَﻮْتِ ﻣِﻦ َ ﺧَﻠﱢﺼْﻨﻲ !ً رَﺟُﻼ ﯾﺎ
ölümden kurtar.)
(Ey Gâfil ! Uyanık .ﺗَﻨَﺒﱠﮫْ !ً ﻏﺎﻓﻼ ﯾﺎ
ol.)
(Güneş battı. Ey oruçlular!) .ﺻﺎﺋِﻤِﯿﻦَ ﯾﺎ اﻟﺸﱠﻤْﺲ ُ ﻏَﺮَﺑَﺖ ِ
(Ey Müslüman .ﺗُﺴْﺮِﻓْﻦَ ﻻ ! ﻣُﺴْﻠـﻤﺎتٍ ﯾﺎ kadınlar! İsraf etmeyiniz.)
Şimdi nekra gayr-ı maksûde biçiminde kullanılan munâdânın yer aldığı cümlelerin irâbını yapalım.
Uyanık ol.) kişilere) seslenişimizde munâdâ olan sözcük ref üzere mebnîdir. Örnek: ﯾﺎ : Nidâ harfi, sükûn üzere mebnî, irâbda (Ey adam! Elimden tutsana.) .ﺑِﯿَﺪي ﺧُﺬ ْ ! رَﺟُﻞُ ﯾﺎ yeri yoktur. ًﻏﺎﻓِﻼ : Munâdâ, nekra gayr-ı maksûde, (Ödüllerinizi alınız. !ﻓﺎﺋِﺰونﯾﺎ ﺟﻮاﺋِﺰَﻛُﻢ ﺧُﺬوا mansûb, nasb alâmeti sonundaki fetha. Ey kazananlar!) ﺗَﻨَﺒﱠﮫْ : Emir fiili sükûn üzere mebnî. Fâili (Ey baba! Çocuklarını . اﻟﺨﯿﺮِ ﻋﻠﻰ أَوْﻻدَك َ ﻋَﻮﱢد ْ ! واﻟِﺪُ ﯾﺎ gizli bir ( أﻧْﺖ َ) zamiri. hayra alıştır.)
﴾وَﺳَﻼﻣًﺎ ﺑَﺮْدًا إِﺑﺮاھﯿﻢ َ ﻋﻠﻰ ﻛﻮﻧﻲ ! ﻧﺎرُ ﯾﺎﻗُﻠْﻨﺎ﴿ (Biz de, "Ey ateş" dedik, "İbrâhim için serin ve zararsız (Ey . ﻻ ! ﻣُﺴْﻠـِﻤﺎت ﯾﺎ ol!", Enbiyâ Suresi, 69) ﺗُﺴْﺮِﻓْﻦَ ٍ Müslüman kadınlar! İsraf etmeyiniz.) DİKKAT: Nekra maksude olan munâdâ bir sıfat ile niteleniyorsa, merfû yerine mansûb olur. Bu sıfat, tek bir ﯾﺎ : Nidâ harfi, sükûn üzere mebnî, kelime olabileceği gibi, bir cümle veya şibih cümle de olabilir. irâbda yeri yoktur. .ﺣَﻜﯿﻤًﺎ ًرَﺟُﻼ ﯾﺎ (Ey bilge adam.) ﻣُﺴْﻠـِﻤﺎتٍ : Munâdâ, nekra gayr-ı maksûde, mansûb, nasb alâmeti fetha yerine . اﻟْﻌُﻠﻤﺎءَ ﯾُﺤِﺐﱡ ﻣَﻠِﻜًﺎ ﯾﺎ (Ey bilginleri seven kral.) sonunda görülen kesra, çünkü .اﻟﻘﺪْسِ ﻣﻦ َ ًرَﺟﻼ ﯾﺎ (Ey Kudus’lü adam.)
cem‘i müennes sâlim, yani düzenli dişil çoğuldur. Yukarıda verilen munâdâ türleri başına اﻟْـ takısı almamış munâdâ
ﻻ : Lâ en-nâhiye türleridir. Başına Lâmu’t-Ta‘rîf almış isimlerin munâdâsı aşağıda ﺗُﺴْﺮِﻓْﻦَ : Emir fiili sükûn üzere mebnî. Fâili verilmiştir.
sonundaki nûn-u nisvedir. 3. Munâdâ Harfu’t-Ta‘rîf ( Takısı) Almış Bir İsimse:
Bu tür isimlerin munâdâsında iki durum söz konusudur. B-Mebnî Munâdâ a.Nidâsı yapılacak ismin başına, eril isimlerde أَﯾﱡﮭﺎ , dişil bir Bu tür munâdâlar merfû durumlarıyla isimlerde ise أَﯾﱠﺘُﮭﺎ getirilmesi: mebnîdirler, ancak mahallen mansûb olarak irâb edilirler. Bu munâdâ türü iki şekilde gelir: 1-Munâdânın başına, eril bir isimse أَﯾﱡﮭﺎ , dişil bir isimse أَﯾﱠﺘُﮭﺎ
Munâdâ ‘Alem Mufred ise: getirilerek yapılır. Bu edatlar أَيﱡ ve Hâ’u’t-Tenbîh adı verilen bir ‘Alem mufred, munâdânın muzâf veya şebîh ھﺎ ikilisinden veya ُأَﯾﱠﺔ ve ھﺎ ikilisinden oluşur. Munâdânın önüne
bi’l-muzâf gibi izâfet formuna girmemiş özel geçerek kendileri munâdâ olurlar. Bu edatlardan sonra gelen ve isim anlamındadır. aslında munâdâ olan isim muştak (bir fiilden türemiş) ise sıfat, câmid (bir fiilden türememiş) ise bedel kabul edilir. (Ey Âsım! Muhtaçlara .اﻟـﻤُﺤْﺘﺎﺟﯿﻦَ ﺳﺎﻋِﺪ ِ ! ﻋﺎﺻِﻢُ ﯾﺎ yardım et.) .ﻣُﺘَﻮاﺿِﻌًﺎ ﻛُﻦ ْ ! اﻹِﻧْﺴﺎنُ أَﯾﱡﮭﺎ ﯾﺎ
(Ey ! ﻣُﺤَﻤﱠﺪُ ﯾﺎ (Ey İnsân! Mütevâzî ol.) Muhammet!) (Ey .أَوْﻻدَكِ ﺗُﮭَﺬﱢب َ أَن ْ أﺟﻤَﻞ َ ﻣﺎ !ُ اﻟْـﻤَﺮْأة أَﯾﱠﺘُﮭﺎ ﯾﺎ
kadın! Çocuklarını terbiye etmen ne güzel.) (Ey !ﻣُﺤَﻤﱠﺪون ﯾﺎ .ﺣَﻠﯿﻔَﻚَ اﻟﻨﱠﺠﺎح ُ ﺳَﯿَﻜﻮن ُ ! اﻟْـﻤُﺠِﺪﱡ أَﯾﱡﮭﺎ ﯾﺎ Muhammetler!) (Ey ciddi çalışan kişi! Başarı yandaşın olacak.)
! زَﯾْﻨَﺒﺎتُ ﯾﺎ (Ey Zeynepler!)
DİKKAT: Allâh Kelimesinin Nidâsı aşağıdaki şekillerde yapılmaktadır: