Nasb Edatları
DİL BİLGİSİ: ARAPÇADA NASB EDATLARI
قواعد: أَدَوات النَّصْب
Arapçada muzâri fiilin (şimdiki ve geniş zamanın) irâbında üç farklı durum söz
konusudur. Bunlar: 1. Ref durumu: Muzâri fiil herhangi bir ön ek/edat
almadığında ref durumunda (merfû) olur. 2. Nasb durumu: Muzâri fiilin başına
nasb edatlarından biri geldiğinde nasb durumunda (mansûb) olur. 3. Cezm
durumu: Muzâri fiilin başına cezm edatlarından biri geldiğinde cezm
durumunda (meczûm) olur. Nasb, hem isimlerle hem de fiillerle ilgili bir
kavramdır. İsimlerin nasb durumlarını Arapça 1 kitabının 3. Bölümünde ele
almıştık. Fiillerin nasb durumları ise kendilerinden önce nasb edatlarının gelmesiyle oluşur. Belli başlı nasb edatları: حتَّى، لِ، لِكَي ْ كَيْ، لَنْ، أَنْ
Fiillerin nasb durumları yani mansûb oluşları fiillerin son harflerinin harekeleri
veya son ekleriyle alakalıdır. Bir fiilin nasb olması “Fiilin sonunun ‘fetha’ ile
harekelenmesi veya ‘fetha’ harekesinin yerine geçecek başka bir alâmeti
barındırması durumudur.” Üzerinde nasb alâmeti barındıran bir fiile “mansûb”
(yani nasb edildilmiş) denir. Her fiil kipi için nasb söz konusu değildir, yalnızca
başında nasb edatı bulunan muzâri fiiller mansûbdur. Kısaca sadece muzâri
fiiller nasb edilebilir.
Nasb Alâmetleri
Merfû haldeki muzâri fiil başında bir nasb edatı kullanıldığında aşağıdaki
işlemlerden biri ile mansûb yapılır. Başka bir deyişle, aşağıdaki işlemler, bir
muzâri fiilin nasb edilmiş olduğunun göstergeleri, alâmetleridir:
1. Muzâri fiilin son harfinin damme harekesinin fethaya çevrilmesi:
Bildiğiniz gibi bir muzâri fiilin 3. tekil şahıs eril ve dişil, 2. tekil şahıs eril ve 1.
tekil ve 1. çoğul şahıs yapıları sonlarına ek almazlar, son harflerinin harekeleri
damme’dir. Aslında bu damme, fiilin merfû oluşunun alâmetidir ve “fetha”
harekesine dönüştüğünde fiil mansûb olmuş olur. Fiilin nasb edilmiş olduğunun
alâmeti, yani nasb alâmeti, damme harekesinin fethaya dönüşmüş olmasıdır.
Ama biz kısaca, nasb alâmeti “fetha” deriz. Şimdi bunu, ilgili muzâri fiil yapılarının başına bir nasb edatı, mesela ( أَن َّ) getirerek örneklendirelim:
Dikkat edileceği üzere, yukarıdaki örneklerde damme ile merfû olan muzâri fiiller, bir nasb edatı olan ( أن ْ) dolayısıyla mansûb oldular. Bu örneklerde mansûb
fiillerin nasb alâmetleri, sonlarındaki damme harekesinin “fetha”ya dönüşmüş
olmasıdır; kısaca “fetha”dır.
2. Merfû haldeki muzâri fiilin sonunda bulunan (ـين), (ـون), (ـان) eklerindeki
nûn’ların düşürülmesi.
3. ikil eril ve dişil şahıslarda, 3. ve 2. çoğul eril şahıslarda ve 2. tekil dişil şahısta
fiilin sonuna gelen eklerdeki nûn’ların varlığı ref alâmeti iken, düşürülmesi nasb
alâmetidir. Şunu da unutmayalım ki, eril çoğullarda düşürülen nûn harfinin
yerine vâv’lardan sonra mutlaka bir elif harfi getirilir.
Şimdi bunları yine muzâri fiilin ilgili yapılarını ( أَن ْ) ile kullanarak örneklendirelim:
Not: Muzâri fiilin 3. ve 2. Çoğul dişil formlarındaki nunlar (nûn-u nisveler) fiile
bitişik özne zamiri olmaları dolayısıyla hiçbir zaman düşmezler, her durumda
varlıklarını muhafaza ederler. Örnek:
Muzâri fiilde nasb alâmetleri, fiilin sonundaki dammenin fethaya dönüşmesi,
nûnu nisve hariç olmak üzere muzâri fiilin sonuna eklenen nûnların düşmesidir.
Dikkat: Nâkıs fiillerin muzâri çekimlerinde illet harfinin damme harekesini
taşıyamadığını görmüştük. Bu fiillerin başında nasb edatı geldiğinde ‘aynu’l-fiil
damme veya kesra ile harekeli ise son harfin fethalandığına dikkat ediniz.
Şimdi muzâri bir fiili أن ile çekelim ve muzâri fiilin sonunda meydana gelen
değişimi nasb alâmetleri yönünden inceleyelim:
Nasb edatlarından her birinin kendine özgü anlamı vardır. Nasb edatlarını
anlam bakımından dört kategoriye ayırabiliriz:
1. لَنْ “-meyecek,-mayacak”
Bir işin gelecekte yapılmayacağını ifade eder. لَنْ’li kullanımda anlamı
pekiştirmek amacıyla bazen (أبدا - aslâ) sözcüğü de kullanılır.
لَن ْ أَسْكُتَ.
لَن ْ أدَخِن َ أبَدا.
2. أن “-mek, mak, meyi, mayı”
Fiile mastar anlamı veren bu edatın anlamsal olarak farklı kullanımları vardır: a.
Genel olarak istemek, sevmek, hoşlanmamak, ummak, istemek, ihtiyaç duymak,
çabalamak gibi fiillerle birlikte kullanılır.
أرِيد ُ أن ْ أَدْرُس َ األدَبَ.
آمُل ُ أن ْ أَقْرَا َ مذَكَّراتِه ِ قريبا.