Mezîd Fiillerde Edilgen (Mechûl) Yapı
DİL BİLGİSİ: SULÂSÎ MEZÎD FİİLLERDE EDİLGEN
(MECHÛL) YAPI
القواعد: الفعل المبني للمجهول (الفعل الثالثي المزيد)
Arapça mezîd fiil kalıplarının mâzî, muzâri, emir ve mastar şekillerini ikinci
kitabınızda görmüştünüz. Gerçek özne ile değil de sözde özne ile kullanılan
edilgen (mechûl) mezîd fiilleri ve bu fiillerin edilgen (mechûl) yapıya nasıl
çevrildiğini inceleyelim.
Mezîd Fiillerde Mâzî Mechûl
Türkçede fiil köküne ses uyumuna göre “-ıl, -il, -ul, -ül” eklerinden birinin
getirilmesiyle elde edilen edilgen yapı, mezîd fiillerde mâzî formda fiilin son
harfinin harekesi değiştirilmeksizin sondan bir önceki harfin harekesinin esreye,
daha önceki harflerin sükûn dışındaki harekelerinin ötreye çevrilmesiyle elde
edilir.
Aşağıdaki örneklerde bu durumu inceleyelim:
Dikkat: ََاِنْفَعَل kalıbı anlamca olumsuz olduğu için ayrıca meçhule çevrilmez.
Mezîd mechûl fiil, çekimi bakımından ma‘lûm yapıdan farklı değildir. ََاُعْتُقِل َ fiili
örneğinde bu durumu görelim.
Mezîd Fiillerde Muzâri Mechûl
Mezîd fiillerin Geniş/Şimdiki Zaman formları mechûle çevrilirken fiilin son
harfinin harekesi ile sükûn harekeleri hiç değişmez. Baştaki muzaraat harfinin
harekesi dammeye, fiilin diğer harekeleri fethaya çevrilir. Aşağıda tüm mezid
kalıpların mechûl şekilleri bir tablo halinde verilmektedir.
Şimdi yukarıda verilen kalıplara dair bazı örnekleri inceleyelim:
Muzâri mechûl fiil çekimi, muzâri ma‘lûm fiil çekiminden farklı değildir. Bu
durumu َُيُعْتَقَل muzari meçhul fiilinin çekimini yaparak birlikte görelim:
Nâkıs fiilden elde edilen mezîd fiillerin muzârileri edilgen yapıya çevrilirken
sondaki illetli harf daima bu fetha harekesine uygun illetli harf olan elif
biçiminde görünür. Buradaki illetli harf daima elif-i maksûre biçiminde yazılır.
Örnek:
يُسْتَدْعَى–َيَسْتَدْعِيَ–َاِستَدْعَىَ–َدَعا
Şimdi sulâsî fiillerin edilgen yapısı anlatılırken görmüş olduğunuz nâ’ibu’l-fâil
(sözde özne) konusunu mezîd fiiller bağlamında tekrar ele alarak pekiştirelim.
Hatırlayacağınız üzere etken cümlenin fiili mechûle (edilgene)
dönüştürüldüğünde etken cümlenin nesnesi sözde özne, yani nâibu’l-fâil
konumuna geliyordu. Şimdi mezîd fiille oluşturulmuş bir cümlenin etken formda
olan fiilini edilgen yapıya dönüştürmek suretiyle hem fiilde, hem de cümlede
meydana gelen değişimi birlikte görelim:
أَرْسَل ََالطفْل َُالرسالَةَ.
أُرْسِلَت َْالرسالَةُ.