AÖF Soru Bankası

Arapça III (APÇ)Ünite 2 Özeti

DİL BİLGİSİ: SULÂSÎ FİİLLERDE EDİLGEN (MECHÛL) YAPI

القواعد: الفعل المبني للمجهول (الفعل الثالثي المجرد)

Edilgen yapı, gerçek öznesi açık bir isim veya zamir olarak cümlede yer almayan

fiilin aldığı biçimdir. Fiiller gerçek özne veya sözde özne ile kullanılma

durumlarına göre ikiye ayrılırlar:

1. Ma‘lûm Fiiller

2. Mechûl Fiiller

Gerçek özne ile kullanılan fiillere mâ‘lum (etken) fiiller adı verilir. Şimdiye kadar

çekimini öğrendiğiniz tüm fiiller ma‘lûm formda idi. Sözde özne ile kullanılan

fiillere mechûl (edilgen) fiiller adı verilir. Fiillerin edilgen yapıda geldiği durumlar

şöyle sıralanabilir:

1. Gerçek öznenin bilinmemesi,

2. Bilindiği halde belirtilmesinden çekinilmesi,

2. Gerçek öznenin belirtilmesinin önemli olmaması. Bu durumlarda fiil edilgen

forma çevrilerek sözde özne ile kullanılır. Sulâsî fiillerin edilgen formları ile

sulâsî mezîd fiillerin edilgen formları birbirlerinden ana kural itibariyle

ayrılmasalar da, şekilsel olarak farklıymış gibi görünürler. Bu bölümde sadece

sulâsî mucerred fiillerin mâzî ve muzâri yapılarının edilgen kullanımları konu

edilecek, sulâsî mezîd fiillerin edilgen yapıları daha sonraki bölümde

işlenecektir.

Sulâsî Fiillerde Edilgen Yapı

Türkçede fiil köküne ses uyumuna göre “-ıl, -il, -ul, -ül” eklerinden birinin

getirilmesiyle elde edilen edilgen yapı, Arapçada fiillerin harekelerinde

değişiklik yapılmak suretiyle elde edilir. Sulâsî fiillerin mâzî ma‘lûm formları

daima (َفُعِلfu‘ile) kalıbında; muzâri formları ise daima ( َُيُفْعل - yuf ‘alu) kalıbında

edilgene dönüştürülür.


Sulâsî Fiillerde Mâzî Mechûl

a. Sahîh Fiillerde Mâzî Mechûl

Önce sahîh fiillerin mâzî mechûl formlarını inceleyelim:

Mechûl fiil, çekimi bakımından ma‘lûm yapıdan farklı değildir. ( َسُئِل) fiili

örneğinde bu durumu görelim:

Sahîh fiillerden sâlim ve mehmûz fiillere dâir mechûl çekim örneklerini yukarıda

gördünüz. Şimdi muda‘‘af bir fiilin mechûl formunu inceleyelim:

َمد (uzattı) fiili mechûl formda َمُد (uzatıldı)

b. Mu‘tell Fiillerde Mâzî Mechûl Şimdi mu‘tell fiillerin mâzî mechûl formlarını

inceleyelim: Misal fiillerin mechûl formları tıpkı sâlim fiilinki gibidir. Örnek:

َوعد (söz verdi) َوُعِد (söz verildi)

Örneğin, قال fiilinin aslı bildiğiniz üzere َقول dir. Bunu edilgen forma

dönüştürdüğümüzde َقُوِل biçimi bulunur. İ‘lâl kurallarımızdan hatırlayacağımız

üzere, illetli harf harekeli, kendinden önceki harf de harekeli olduğunda illetli

harfin harekesi kendinden önceki sağlam harfe aktarılır ve illetli harfin kendisi

bu harekeye uygun bir illetli harfe dönüşür. Buradan hareketle َقِيلformu


bulunur. Diğer bütün ecvef fiiller aynı şekilde edilgen yapıya dönüştürülür.

Örneğin;

َباع (sattı) fiili meçhul formda َبِيع (satıldı)

Nâkıs ve lefîf fiiller mâzî mechûl forma uyarlandığında, sondaki illetli harf -aslen

ister vâv, isterse ye olsun- daima ye olarak görünür. Örneğin:

دعا fiili meçhul formda َدُعِي

رمى fiili meçhul formda َرُمِي

Sulâsi Fiillerde Muzari Mechul

Sulâsî fiillerin Geniş/Şimdiki Zaman formları, yukarıda değinildiği gibi, daima

(َُفْعل َُي- yuf ‘alu) kalıbında edilgene dönüştürülür. Örnek:

Muzâri mechûl fiil çekimi, muzâri ma‘lûm fiil çekiminden farklı değildir. Bu

durumu َُيُسْأل muzari mechul fiilinin çekimini yaparak birlikte görelim:


Muda‘‘af fiillerin muzârisi aşağıdaki şekilde mechûle çevrilir:

َيُمدَ-َيمُدَ-َمد

Ecvef fiillerin muzârisi mechûle çevrilirken de i‘lâl kuralları karşımıza çıkar.

Örneğin قال fiilinin aslının ََقول , muzarisinin ise َُيقْوُل olduğunu biliyorsunuz. Bu

fiili meçhule çevirirken öncelikle aslını meçhul kalıbına uyarlayarak َُيُقْول şeklinde

harekeler, sonra da i‘lâl kuralımızı uygularız. Şimdi kuralımızı hatırlayalım:

1. İlletli harf harekeli kendisinden önceki sağlam harf harekesiz ise illetli harfin

harekesi kendisinden önceki sağlam harfe verilir.

2. İlletli harf harekesiz kendisinden önceki harf harekeli olduğunda illetli harf,

kendisinden önceki harfin harekesine uygun bir illetli harfe dönüşür.

Bu iki kuralı uygulayınca sonuçta قال fiilinin muzâri mechûlü olarak َُيُقال biçimini

elde ederiz.

Nâkıs fiillerin muzârileri edilgen yapıya çevrilirken ‘aynu’l-fi‘l ’in harekesi fetha

olmak zorunda olduğundan sondaki illetli harf daima bu fetha harekesine uygun

illetli harf olan elif biçiminde görünür. Bu arada şu hususu da ihmal etmemek

gerekir: Buradaki illetli harf daima elif-i maksûre biçiminde yazılır. Örnek:

يُدْعىَ–َيدْعُوَ– َدعى

Lefîf fiillerin muzâri mechûlleri de tıpkı nâkıs fiillerin muzâri mechûlü gibidir.

Örneğin hadis ilminde sıklıkla karşımıza çıkan روى nın mechûl formu şöyledir:

يُرْوىَ–َيرْوِيَ–َروى

NÂİBU’L-FÂİL (SÖZDE ÖZNE)

نائب الفاعل

Nâibu’l-fâil, sözde özne demektir. Edilgen fiilin öznesine “nâibu’l-fâil” adı verilir.

Etken cümlenin fiili mechûle (edilgene) dönüştürüldüğünde etken cümlenin

nesnesi sözde özne, yani nâibu’l-fâil konumuna gelir. Cümlenin gerçek fâili

olmadığı için bu adı almıştır ancak fâilin bütün özelliklerini taşır. Bu sebeple

nâibu’l-fâil de daima merfûdur. Cümlede fiil ile fâil arasındaki ilişki, edilgen fiil

ve nâibu’l-fâil arasında da aynen geçerlidir. Yani nâibu’l-fâil ister tekil, ister ikil,

isterse çoğul olsun açık bir isim olarak kullanıldığında fiil daima üçüncü tekil

şahıs kipinde kullanılır; üçüncü tekil eril mi, yoksa üçüncü tekil dişil mi

kullanılacağı nâibu’l-fâilin cinsiyetine bağlıdır. Şimdi cümlenin etken formda


olan fiilini edilgen yapıya dönüştürmek suretiyle hem fiilde, hem de cümlede

meydana gelen değişimi birlikte görelim:

َفتح َعلي ٌَّالْباب

َُفُتِح َالْباب

Yukarıda “Ali kapıyı açtı” cümlesinin fiili etkendir, dolayısıyla açma eylemini

gerçekleştiren علي sözcüğü fâil ve dolayısıyla merfû; açma eyleminden etkilenen

الباب sözcüğü de mefûl ve dolayısıyla mansûbdur.

Bu cümlenin fiilini َفُتِح biçiminde edilgen yapıya dönüştürünce, fâil olan sözcük

cümleden düşürülmüş, ilk cümlede mefûl konumunda olan الباب sözcüğü fâilin

yerine geçerek mansûb durumdan merfû duruma dönüşmüştür. Çünkü nâibu’l-

fâil de daima merfûdur. Aşağıdaki benzer cümleleri inceleyelim:

َشرِب َالطالِب َُالماء

َُشُرِب َالماء

َسأل َالمُدير َُالطالِب

َُسُئِل َالطالب

Edilgen fiilin sözde öznesi yanı sıra gerçek öznesi de belirtilmek istenirse, gerçek

özne cümlenin sonunda َِمِن َْقِبل (tarafından) ifadesi ardından belirtilebilir. Örnek:

َكتب َعلي ٌَّرسالة

َقِبل َِعليََْكُتِبت َْرِسالة ٌَمِنََََََََََ ََََََََََََََََََََََََََََََََََََ

َََ

Bu ünitenin sorularını uygulamada çözŞıklar, doğru cevaplar ve süreli sınav modu AÖF Soru Bankası uygulamasında