MEF‘ÛLUN LEH
Arapçada fiil cümlelerinde fiilin oluş nedenini açıklayan belirsiz (nekira) mastarlar mef‘ûlun leh ( المفعول له ) olarak isimlendirilir. Bu mef‘ûle, mef‘ûlun lieclih ( المفعول ألجله ) veya mef‘ûlun min eclih ( المفعول من أجله ) adı da verilir. Cümlede mef‘ûlun lehi bulmak son derece kolaydır. Bunun için fiile “neden, niçin” sorularını sormamız yeterlidir. Bu mastar daima belirsiz ve mansûb olarak kullanılır ve Türkçeye “…için, -mek için, sebebiyle, -den dolayı” diye çevrilebilir.
Örneğin, ً (İlim öğrenmek için Ankara’ya gittim.) . للعِلْم ِ طَلَباسافَرْت ُ إىل أنقرة
Mef‘ûlun leh’in iki tür kullanımı söz konusudur: Harf-i cersiz kullanımı ve harf-i cerli kullanımı. 1. Mef‘ûlun lehin harf-i cersiz kullanımı: Mef‘ûlun lehin harfi cersiz olarak kullanılabilmesi için aşağıdaki şartların sağlanması gerekir. 1. Mef‘ûlun leh, cümledeki fiilin mastarı dışında bir mastar olmalıdır. 2. Bu mastar, eylemin gerçekleşmesinin nedeni olmalıdır, yani yükleme yöneltilen “niçin?” ve “neden?” sorularına cevap vermelidir. 3. Belirsiz (nekira) olmalıdır. 4. Herhangi bir isme muzâf olmamalıdır. 5. Fiilin fâili ile mef‘ûlun lehteki eylemin sahibi aynı olmalıdır. Aşağıdaki cümleyi bu koşullar bakımından inceleyelim.ُ (Bilgi edinmeyi sevdiğim için okurum.) . ف ِ الْمَعْرِفَةحُبًّاأَقْرَأ
2. Harf-i cerli kullanımı: Yukarıda belirtilen şartların var olmadığı durumlarda mastar olan sözcük başına genellikle sebep bildiren ( لِ ) harf-i cerini almak suretiyle, bu kez ya belirlilik takısı ( ال ) ile kullanılarak veya bir isme muzâf olarak mef‘ûlun leh olur. Harf-i cerden dolayı lafzan mecrûr olan mef‘ûlun leh, mahallen mansûb olarak irâb edilir.
Arapçada, fiil cümlelerinde fiilin gerçekleştiği zamanı veya mekânı bildiren mansûb isim, yer veya zaman zarfları veya zarf öbekleri mef‘ûlun fîh ( المفعول فيه ) olarak adlandırılır. Dolayısıyla fiile “nerede”, “ne zaman” gibi sorular sorulduğunda alınan cevap o cümlenin mef‘ûlun fîhidir. Aşağıdaki cümleyi inceleyelim. َ (Arkadaşımı fakültenin önünde bir saat bekledim.) . أَمَام َ الْكليَّة ِ سَاع اِنْتَظَرْت ُ صَدِيقِي
Yaygın Olarak Kullanılan Zaman Zarfları ve Anlamları
Gün doğmadan, şafak vakti, tan َفَجآ رًا Şimdi, şu anda, şu sıralarda َََا َْلآ ن vakti İkindi, ikindi vakti َعَصآرًا Akşamleyin, akşam, akşam vakti َ ًَمَسَاء Öğlen, öğle vakti َظُهآرًا Bir an, bir an için َ ًَلَحآ ظَة Sabahleyin, sabah, sabah صَبَاحًا Bir ay َشَهآرًا vaktinde Bir süre, bir müddet, ... boyunca َ ًَمُدَّة Bir sene ََ ًَسَنَة Yarın َغَدًا Bir sene َعَامًا Yatsıda, yatsı vakti َ ًَعِشَاء Bir zaman, bir zamanlar َزمتنًا/زَمَنًا Bir zaman, bir zamanlar َدَهآرًا Bir gün, günün birinde, َيَوآ مًا Dün, dün gece َ ََاَلآبَارِحَة Bugün, günümüzde َََم َاَلآيَوآ Şimdi, şu anda, derhâl َحَا ًلً، َحَالِيًا -den önce, -in öncesinde, َ ََقَبآل Geceleyin, gece, gece vakti َ ًَلَيآل -den sonra, -in sonrasında َ ََبَعآد Bir saat َ ًَساعة Dün َِأَمآ س Sonbaharda َا ًَخريف Kışın َ ًَشتاء Yazın َا ًَصيف İlkbaharda َا ًَربيع
Yaygın Olarak Kullanılan Mekân Zarfları ve Anlamları
-in batısına, -in batısında َ ََغَرآ ب -in önüne, -in önünde َََأَمَام -in güneyine, -in güneyinde ََجَنُوب -in önüne, -in önünde َََدَّام َُق -in kuzeyine, -in kuzeyinde َ ََشَمَال -in arkasına, -in arkasında َ ََخَلآف -in çevresinde, -in etrafında ََحَوآ ل -in arkasına, -in arkasında َ ََوَرَاء ...boyunca, ...süresince َ ََطُولَ، َطَوَال -in sağına, -in sağında َ ََيَمِين -in başında, -in evvelinde َ ََإِبَّان -in soluna, -in solunda َ ََيَسَار -...boyunca, -...süresince َى ََمَد -in soluna, -in solunda َ ََشِمَال
-in esnasında, -in sırasında -in karşısına, -in hizasında -in içinde, -in içine, -in dâhilinde
-in dışında, -in dışına -in içinden, -in arasından, ...zarfında
-den önce, -in öncesinde
-den sonra, -in sonrasında
-in karşısına, -in karşısında -ile yüz yüze Burası, burada, buraya, burayı Orası, orada, oraya, orayı
Orası, orada, oraya, orayı …-ki orası, orada;…-dığı yer,…-dığı yerde
َ ََأَثآنَاء -in karşısına-hizasına, -in hizasına َحِذَاءََ َ ََإِزَاء -e doğru, --yönünde َ ََنَحآ و َ ََدَاخِل -in ortasında/ortasına, -in َََط ََوَس merkezinde َ ََخَارِج -in arasında, -in ortasında َ ََبَيآن َ ََخِلَل -in yanında, -in katında, -in َى ََلَد nezdinde, -in huzurunda َ ََقَبآل -in yanında, -in katında, -in َ َلَدُنآ nezdinde, -in huzurunda َ ََبَعآد -in yanında, -in katında, -in َ ََعِنآد nezdinde, -in huzurunda َََتِجَاه -in altında. َ ََتَحآ ت َهُنا -in üstüne, -in üstünde ََفَوآ ق َ ََهُناك -in altında, -in aşağısında, -in َدون ötesinde َ ََثَـمَّ/ثَمَّة -in karşısına, -in karşısında َ ََتِلآقَاء َ َُحَيآث -in doğusuna, -in doğusunda َ ََشَرآ ق