AÖF Soru Bankası

Arapça III (APÇ)Ünite 1 Özeti

DİL BİLGİSİ: ARAPÇADA ZAMANLAR

اﻟﻌﺮﺑﯿﺔاﻟﻠﻐﺔﻓﻲاﻷزﻣﺎن:اﻟﻘﻮاﻋﺪ

Arapçada zaman ifadelerini toplu olarak göreceğimiz bu bölümde ilk olarak

daha önceki derslerimizde bahsettiğimiz zamanları kısaca hatırlayacağız. Birinci

kitabımızda da değindiğimiz gibi Arapça fiiller 3. tekil eril mâzî (di’li geçmiş)

zaman formlarıyla anılır ve sözlüklerde madde başı olarak bu şekilde bulunurlar.

Mâzî çekiminde fiilin sonuna aşağıdaki tabloda kırmızı ile gösterilen ekler gelir.

Üçüncü tekil dişil forma ait dişil te’si dışında bu eklerin tümü, aynı zamanda fiile

bitişik özne zamirleridir.

Geçmiş Zaman (Mazi)

Arapçada muzâri olarak anılan zaman kipi, Türkçede hem geniş hem de şimdiki

zaman kipine karşılık gelmektedir. Şimdi muzâri bir fiilin çekimini aşağıdaki

örnek üzerinden tekrar hatırlayalım.

Geniş/Şimdiki Zaman


Arapçada gelecek zaman kipi elde etmek için fiilin muzârisinin başına سya da

ﺳﻮفekleri getirilir. Bu ön ekler, fiilin son harekesi üzerinde her hangi bir

değişiklik yapmaz. Bu ön eklerden esas itibariyle (س) eylemin yakın bir

gelecekte yapılacağını, dolayısıyla kesinliğini, (ﺳﻮف) ise eylemin nispeten uzak

bir gelecekte yapılacağını ifade etse de günümüz Arapları bu ön ekleri

kullanırken bu inceliği pek gözetmezler; günlük dilde ﺳﻮف’yi de rahatlıkla yakın

bir geleceği ifade etmek üzere kullanabilirler. Şimdi ( س)ön ekini kullanmak

suretiyle gelecek zaman kipini hatırlayalım:

ARAPÇA FİİLLERDE HİKÂYE KİPİ

اﻟﻌﺮﺑﯿﺔاﻷﻓﻌﺎلﻓﻲاﻟﻤﺴﺘﻤﺮاﻟﺰﻣﻦ


Arapça fiilleri hikâye kipine çevirmek için önceki derslerimizde kullanımını ve

kurallarını öğrendiğiniz ﻛﺎنden yararlanacağız. Kâne’nin kullanımı ile ilgili

bilgilerimizi hatırlayacak olursak isim cümlesinin başına geliyor, isim cümlesinin

öznesini (mubtedâsını) kendisine isim; yüklemini (haberini) kendine haber

olarak alıyordu. Mubtedâ’ya artık kâne’nin ismi anlamında ﻛﺎن اﺳﻢ; habere ise

kâne’nin haberi anlamında ﻛﺎن ﺧﺒﺮadı veriliyordu. Kâne’nin ismi daima merfû‘;

haberi ise mansûb olmak zorundaydı. Kâne başına geldiği isim cümlesinin

anlamını geçmiş zamana çeviriyordu.

Kâne’nin haberi bir fiil (cümlesi) olduğunda, o fiil hangi zaman kipinde ise, ilgili

zamanın hikâyesi kipini elde etmiş oluruz: Örneğin isim cümlesinin fiili geniş

zaman kipinde kullanılmışsa, başa kâne gelince bu cümle geniş zamanın

hikâyesi olur. İsim cümlesinin haberi, gelecek zaman kipinde kullanılmışsa, başa

kâne getirilince bu sefer gelecek zamanın hikâyesi elde edilmiş olur. İsim

cümlesinin haberi geçmiş zaman kipinde kullanılmış bir fiil ise, başa kâne

getirildiğinde geçmiş zamanın hikâyesi elde edilmiş olur. Şimdi sırasıyla tüm

zamanların kâne ile hikâye kipine dönüşümünü örnek cümlelerle inceleyelim.

Geniş Zamanın Hikayesi

Geçmiş zamanda devam eden bir olaya veya işe işaret eden zamandır. Bu olay

geçmişte başladığı o muayyen (belirli) vakitte hâlâ sürmektedir. Geniş zamanın

hikâyesi kipi, haberi muzâri fiil olan isim cümlesinin başına kâne getirilmek

suretiyle elde edilir. İsim cümlesinin mubtedâ’sı açık bir isim ise, kâne bu ismin

cinsiyetine bağlı olarak üçüncü tekil eril veya dişil formda kullanılır. İsim

cümlesinin mubtedâsı ayrık bir özne zamiri ise, üçüncü tekil eril ve dişil ayrık

özne zamirleri dışındakiler bitişik özne zamirine dönüşerek kâne’ye bitişirler.

Örneğin;

(Muhammet, çocuklarla oyun oynar.)

.اﻷطﻔﺎلﻣﻊﯾﻠﻌﺐﻣﺤﻤﺪ

(Muhammet, çocuklarla oyun oynardı.)

. اﻻطﻔﺎلﻣﻊﯾﻠﻌﺐﻣﺤﻤﺪﻛﺎن

Şimdiki Zamanın Hikâyesi

Arapçada şimdiki zamanın hikâyesi iki yolla yapılır:


a. Tıpkı geniş zamanın hikâyesi kipinde olduğu gibi, haberi muzâri fiil olan isim

cümlesinin başına kâne getirilmek suretiyle elde edilir, ancak burada eylemin

her zaman yapılan bir eylem değil de belli bir zamanda yapıldığını göstermek

için uygun bir zaman zarfı kullanılır. Örneğin;

(O sırada camiye gidiyordum.)

.اﻟﺤﯿﻦذﻟﻚاﻟﻤﺴﺠﺪإﻟﻰأذھﺐُ ﻛﻨﺖ

(Sınıfta ağlıyordu.)

.ﻒﱢاﻟﺼﱠ ﻓﻲًﺑﺎﻛﯿﺔﻛﺎﻧﺖ

Şimdi, kullanılan fiilin yapısı aynı olduğu için bir tabloda hem geniş zamanın

hikâyesi, hem de şimdiki zamanın hikâyesi çekimini, kâne kullanılmazdan önceki

isim cümlesinin mubtedâsının ayrık özne zamiri olduğunu varsayarak, bir

tabloda görelim:

Gelecek Zamanın Hikâyesi

Gelecek zamanın hikâyesi kipi, haberi (س) ile gelecek zaman formunda fiil olan

isim cümlesinin başına kâne getirilmek suretiyle elde edilir. Örneğin,

(Bir şey diyecektim.)

.ًﺷﯿﺌﺎﺳﺎﻗﻮلﻛﻨﺖ

Şimdi, gelecek zamanın hikâyesi çekimini, kâne kullanılmazdan önceki isim

cümlesinin mubtedâsının ayrık özne zamiri olduğunu varsayarak, bir tabloda

görelim:


Geçmiş zamanın hikâyesi kipi, haberi mâzi fiil olan isim cümlesinin başına kâne

getirilmek suretiyle elde edilir. Bu yapıda, mâzî fiilin başında anlamı güçlendiren

ﻗﺪedatı kullanılır. Örneğin;

(Muhammet bir mektup yazdı.)

.رﺳﺎﻟﺔﻛﺘﺐﻣﺤﻤﺪ

(Muhammet bir mektup yazmıştı.)

.رﺳﺎﻟﺔﻛﺘﺐﻗﺪﻣﺤﻤﺪﻛﺎن

Dikkat: ﻗﺪ edatı, edatı, mâzî fiilin başında kullanıldığında anlamı pekiştirir,

“kesinlikle” anlamına gelir, bu durumda bazen bir başka kesinlik ifade aracı olan

لَ ile birlikte ﻟﻘﺪ biçiminde de kullanılabilir.Muzâri fiilin başında kullanıldığında ise

ihtimal anlamı verir, “belki” anlamına gelir.

Şimdi, geçmiş zamanın hikâyesi çekimini, kâne kullanılmazdan önceki isim

cümlesinin mubtedâsının ayrık özne zamiri olduğunu varsayarak, bir tabloda

görelim:

Bu ünitenin sorularını uygulamada çözŞıklar, doğru cevaplar ve süreli sınav modu AÖF Soru Bankası uygulamasında