AÖF Soru Bankası

Afet Yönetiminde Sağlık HizmetleriÜnite 6 Özeti

Afet Yönetiminde ve Hazırlıklı Olmada Acil Sağlık Hizmetlerinin Rolü

ADY213U-AFET YÖNETİMİNDE SAĞLIK HİZMETLERİ

Ünite 6: Afet Yönetiminde ve Hazırlıklı Olmada Acil Sağlık Hizmetlerinin Rolü

Giriş

Acil sağlık hizmetleri afetin türü ne olursa olsun özellikle afetin ilk günlerinde en fazla ihtiyaç duyulan ve afet yönetim sürecinde halk sağlığı açısından oldukça önemli bir yere sahiptir. Bu bölümde ülkemizde ve dünyada acil sağlık hizmetlerinin tarihsel gelişimine değinilerek günümüzdeki mevcut durum detaylı olarak tartışılmıştır.

Acil Sağlık Hizmetleri

Acil sağlık hizmetleri (ASH) sistemi, “nedeni ne olursa olsun, tıbbi acil durumlara yanıt vermek için organize edilen kaynakların (personel, ekipman, araç ve tesisler dahil) koordineli bir şekilde düzenlenmesi” olarak tanımlanabilir.

Acil Sağlık Hizmetlerine Tarihi Bakış

ASH tarihi, Mısır’da M.Ö 1600’lü yıllara kadar belgelenen uygulamalarla militarist gelenek açısından inkâr edilemez derecede zengindir. Edwin Smith Papirüsü olarak bilinen eski bir tıbbi metin askeri amaçlar için kullanılmıştır. 1862’de onu satın alan Edwin Smith’in adını taşıyan dünyanın en eski cerrahi belgesidir ve eski bir Mısır ders kitabının bir parçasıdır. Bir askeri cerrahi el kitabı olabilecek bu belge, 48 yaralanma, kırık, yara, çıkık ve tümör vakasını anlatmaktadır.

Sofistike ASH sistemlerine duyulan ihtiyaç, 1966’da ABD Ulusal Bilimler Akademisi-Ulusal Araştırma Konseyinin (NAS-NRC) “Kaza Sonucu Ölüm ve Engellilik: Modern Toplumun İhmal Edilen Hastalığı” başlıklı makalesinin yayınlanmasıyla ulusal ilgi odağı haline gelmiştir. Bu makale, çok az kişinin ileri resüsitasyon konusunda eğitildiğini, ambulans personelinin eğitimi için yaygın olarak kabul edilen standartların oluşturulmadığını ve iletişim sistemleri ve malzemelerinin eksik olduğunu ortaya koymuştur.

Uluslararası Acil Sağlık Hizmetleri

ASH ve hastane öncesi bakım terimleri genellikle hizmet sağlayıcı, ambulans hizmeti, topluluk, bölge ve hatta ulusal düzeylerdeki hizmet sistemlerini tanımlamak için kullanılır. ASH sistemleri geleneksel olarak her toplumun benzersiz yerel ihtiyaçlarına göre geliştirilmiştir ve küresel olarak kullanılan ASH sistemlerinin birçok farklı sınıflandırmasına yol açmıştır. Dünyadaki yeri ne olursa olsun yapı çok farklı olsa da, ASH sistemleri genellikle ortak ilkelere ve uygulamalara sahiptir. Genel olarak ASH, tıbbi ihtiyacı olan bir kişinin acil bakımına yanıt veren eğitimli personeli, bir aracı ve ortak ekipmanların kullanımı ile acil tıbbi sorunları yönetmede uzmanlığı içerir.

“ASH: Pratik Bir Küresel Kılavuz” da belirtildiği gibi, ASH sistemleri, hizmetin düzenlenme biçimine göre şu şekilde sınıflandırılabilir:

1. Ulusal sistem: Ulusal hükümetler veya bakanlıklar tarafından yönetilen ASH sistemleri. 2. Yerel veya bölgesel sistem: Genellikle yerel veya bölgesel polis veya itfaiyenin bir parçası olarak

yerel veya bölgesel hükümetler tarafından yönetilen ASH sistemleri. 3. Özel sistem: Özel ASH şirketlerinin hastane öncesi bakım sağlamak için yerel, bölgesel veya ulusal hükümetlerle sözleşme yaptığı sistemler. 4. Hastane tabanlı sistem: Merkezi veya sevk hastanelerine dayalı ve/veya onlar tarafından yürütülen ASH sistemi. 5. Gönüllü sistemi: Sistemlerin yerel hastane öncesi bakım sağlamak için zamanlarını bağışlayan toplum gönüllülerine dayandığı daha küçük, kırsal alanlarda yaygın olan ASH sistemi. 6. Hibrit sistem: Yukarıda belirtilen sistemlerin bazı veya tüm özelliklerini birleştiren ASH sistemleri.

ASH sistemleri, ambulanstaki birçok hizmet sağlayıcı türü tarafından sağlanan bakım düzeyine göre de şöyle sınıflandırılabilir:

1. Örgütlenmemiş: Gelişmekte olan ülkelerde yaygın olan bu sistemlerde, hasta ve yaralılar organize olmayan bir şekilde, yapılandırılmamış bir sistemle ve genellikle tıp bilgisi olmayan ve kişisel bir araçla kişiyi taşıyan kişiler tarafından hastaneye nakledilir. 2. Temel yaşam desteği (TYD): Bu sistemler, temel invaziv olmayan hayat kurtarıcı prosedürlerden oluşur (KPR, suni ventilasyon/oksijenasyon, temel hava yolu yönetimi, kanama kontrolü, ekstremite atelleme, spinal immobilizasyon ve hayati belirtiler). 3. İleri yaşam desteği (İYD): TYD becerilerinin yanı sıra daha gelişmiş invaziv hayat kurtarıcı prosedürler dahildir (ileri hava yolu teknikleri, intravenöz infüzyonlar, ilaç uygulaması, defibrilasyon, elektrokardiyogram yorumlama, doğum vb.). 4. Doktor hizmeti: Bu sistemlerde, bir doktor ambulans veya sağlık aracı bir doktor tarafından görevlendirilir; olay yerinde değerlendirme ve bakım sağlamak için ambulans ekibinin bir parçası olarak müdahale eder.

German modeli veya Anglo-Amerikan modeli olma üzere iki ana modele ayrılabilir. Franco-German modeli, “kal ve istikrara kavuştur” felsefesine dayanmaktadır. Bu modelin amacı hastaneyi hasta(lar)a getirmektir. Genellikle doktorlar tarafından yürütülür ve çok ileri teknoloji ile geniş uygulama alanına sahiptirler. Model, kara ambulanslarının yanı sıra hava ve deniz ambulansları gibi birçok ulaşım yöntemini beraberinde kullanmaktadır. Bu model, genellikle daha geniş bir sağlık bakım sisteminin alt kümesidir (kitabın 184. sayfasındaki Tablo 6.1'de somut olarak görülebilir).

Dünya Sağlık Örgütü, ASH sistemlerini herhangi bir etkili ve işlevsel sağlık sisteminin ayrılmaz bir parçası olarak görmektedir. ASH (türü ne olursa olsun), acil durumlar ve hayati tehlike oluşturan yaralanmalar sırasında insanların çoğunluğunun sağlık hizmetlerine dünya çapında ilk temas


noktasıdır. Birçok ülkede ASH, tanımlanan yaralanma veya hastalığa göre hastanelere erişim için “kapı bekçisidir”. Dünyanın her yerindeki ASH sağlayıcıları, tıbbi ve travmatik acil durumlarla ilgilenirken ileri klinik teknolojiyi öğrenmeye ve kullanmaya devam etmektedir. Herhangi bir uluslararası ASH sisteminin amacı, yerel ihtiyaçları karşılayan, bölgesel sağlık kaynakları ile uyumlu çalışan, yerel ve ulusal geleneklere ve kültüre duyarlı, her birinde siyasi ve finansal yapı içinde çalışırken topluluk için en yararlı modeli uyarlamak ve bir sistem oluşturmak olmalıdır. Ayrıca, ASH camiası, herhangi bir afet senaryosu ile ilişkili hastalık ve ölüm oranlarındaki tüm farkı yaratanın iyi uygulanmış ve eğitimli bir ASH sistemi olduğunu akılda tutmalıdır.

Türkiye’de Acil Sağlık Hizmetlerinin Tarihsel Gelişimi

Türkiye’deki ASH tarihi, 1800’lü yılların sonlarına dayanmaktadır. 1868’de yaralı askerlere acil müdahalenin yapılması ve askerlerin taşınması için atlı ambulansların kullanıldığı “Osmanlı Yaralı ve Hasta Askerlere Yardım Cemiyeti”nin kurulması başlangıç kabul edilebilir. (1877’de “Osmanlı Hilali Ahmer Cemiyeti” adını aldı). 93 Harbi olarak da bilinen 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı da dahil Türkiye’nin taraf olduğu tüm savaşlarda, cephe gerisinde kurduğu hastaneler, hasta taşıma servisleri, yetiştirdiği hemşireler ve gönüllü hasta bakıcılar aracılığıyla savaş alanında yaralı ve hastaların yardımına koşarak hem dost hem de düşman askerlerinin acil bakım ve tedavisine yardımcı olmuştur (1923’de “Türkiye Hilali Ahmer Cemiyeti”; 1935’de “Türkiye Kızılay Cemiyeti”; 1947’de “Türkiye Kızılay Derneği”). 1911 yılında bu cemiyet tarafından oluşturulan ilk yardım ekipleri birçok konuda acil sağlık hizmeti vermeye başlamıştır. 1930 yılında yayımlanan Umumi Hıfzıssıhha Kanunu’nun 20. Maddesi kapsamında “İlk Tıbbi İmdat ve Muavenet Teşkilatı“nı kurma ve yürütme görevinin belediyelere verilmesi, Türkiye’de hastane öncesi acil sağlık hizmetleriyle ilgili ilk yasal düzenleme olmuştur.

1955 yılında İstanbul’un önemli ilçe ve semtlerinde 14 ambulansın görev yaptığı ve bir irtibat çağrı hattının olduğu bir sistem hizmet vermiştir. 1980’li yıllara kadar Türkiye’de hastane ve belediye bünyelerinde ambulanslarla ASH yürütülmüştür. 1985 yılına gelindiğinde Sağlık Bakanlığı, bazı ana ulaşım arterleri ve turizm bölgelerinde herhangi bir merkeze bağlı olmaksızın araç telefonu vasıtasıyla doğrudan ulaşılabilen gezici ambulans ekipleri kurmuştur. Aynı yıl içerisinde Ankara Numune Hastanesi bünyesinde “077 Hızır Acil Servis” hizmete girmiştir. Sağlık Bakanlığının önerisiyle 1986 yılında Ankara, İstanbul ve İzmir Valiliklerinin başkanlığında ve İl Sağlık Müdürlükleri, Devlet Hastaneleri ve Büyükşehir Belediye Başkanlıklarının da katılımıyla üç büyük ilde 077 Hızır Acil Servis hizmeti pilot uygulaması hayata geçirilerek ülke geneline ASH’nin yaygınlaştırılması hedeflenmiştir. Büyükşehir belediyelerinin ambulans, teknik alt yapı, şoför ve maddi desteği verdiği, İl Sağlık Müdürlüklerinin ve Devlet hastanelerinin hekim, sağlık personeli ve tıbbi malzeme desteği verdiği 077 Hızır Acil Servis sistemine

“077” telefon numarası üzerinden doğrudan ulaşılıyordu. 1991 yılında, 077 numaralı Hızır Acil Servis numarası, o yıllarda ki Telekom altyapısındaki değişiklik nedeniyle 112 acil çağrı numarasına yönlendirilmiştir.

2004 yılında Türkiye ASH alanında ilk kez Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonlarında (ASHİ) ve hastane acil servislerinde Paramedik ve ATT istihdamı yapılmıştır. Daha sonra sırasıyla; İl Ambulans Servisi Çalışma Yönergesi (Resmi Gazete Tarihi: 24.01.2005; Sayı: 872), Ambulanslar ve Acil Sağlık Araçları ile Ambulans Hizmetleri Yönetmeliği (Resmi Gazete Tarihi: 07.12.2006; Sayı: 26369) resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. 2009 yılında Ambulans ve Acil Bakım Teknikerleri ile Acil Tıp Teknisyenlerinin Çalışma Usul ve Esaslarına Dair Tebliğ (Resmi Gazete Tarihi: 26.03.2009; Sayı: 27181) ve Yataklı Sağlık Tesislerinde Acil Servis Hizmetlerinin Uygulama Usul ve Esasları Hakkında Tebliğ (Resmi Gazete Tarihi: 16.10.2009; Sayı: 27378) yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. 663 sayılı “Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 9. Maddesi ile T.C Sağlık Bakanlığı bünyesinde Acil Sağlık hizmetleri Genel Müdürlüğü (ASHGM) kurulmuştur ve “Acil Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü Hizmet Birimleri ve Görevleri Hakkında Yönerge” ile ASHGM teşkilat yapısı oluşturulmuştur (Türkiye’de ASH’nin tarihsel gelişimi kitabın 187 ve 188 sayfalarında Tablo 6.2.’de görülebilir).

Türkiye’de Acil Sağlık Hizmetleri Sisteminin Tasarımı

Kamu ve Özel Kurumlar

Türkiye’de Kamu ASH sistemi açısından en büyük gelişme ve dönüşüm 2 Kasım 2011 tarih ve 28103 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 663 Karar sayılı “Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname”dir. Bu kararnamenin 9. Maddesi ile T.C Sağlık Bakanlığı bünyesinde Acil Sağlık hizmetleri Genel Müdürlüğü (ASHGM) kurulmuştur. Acil Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün görevleri şunlardır:

a. Afetlerde ve acil durumlarda ülke genelinde sağlık hizmetlerini planlamak ve yürütmek, b. Hastane öncesi acil sağlık hizmetlerine ait birimleri kurmak ve işletmek, gerektiğinde hastane acil servisleri ile entegre etmek, ilgili birimlerin faaliyetlerini izlemek, değerlendirmek, hasta nakil ve sevk koordinasyonunu sağlamak. c. Kara, hava ve deniz ambulanslarının temin, tahsis, sevk ve idaresini sağlamak. d. Yurtiçinde meydana gelen afet ve acil durumlardaki tıbbî kurtarma ve acil sağlık hizmetlerini ilgili tüm taraflarla işbirliği ve koordinasyon içinde sağlamak. e. Yurtdışında meydana gelen afet ve acil durumlarda ulusal ve uluslararası kuruluşlar ve sivil toplum örgütleri ile işbirliği içinde sağlık ve insanî yardım faaliyetlerine katılmak.


f. Afet ve acil durumlara yönelik sağlık hizmetlerinin sunumunda ihtiyaç duyulacak haberleşme, ilaç, tıbbî ve teknik malzemelere yönelik planlama, tedarik, dağıtım ve depolama faaliyetlerini yürütmek. g. Tehlikeli kimyasal ve biyolojik maddelere bağlı sağlık tehditlerine yönelik hazırlık ve cevap geliştirilmesi amacıyla gerekli organizasyonu sağlamak, h. Toplumun ilkyardım bilgi ve becerisinin geliştirilmesi amacıyla gerekli eğitim faaliyetlerini planlamak ve yürütmek. i. Görev ve sorumluluk alanı ile ilgili personelin yetiştirilmesi için ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği içinde eğitim programı hazırlamak ve uygulamak, tatbikat organizasyonları yapmak, ulusal ve uluslararası tatbikatlara katılmak. j. Bakan tarafından verilen benzeri görevleri yapmak.

Acil sağlık hizmetleri Sağlık Bakanlığı’nın taşra teşkilatları olan il ve ilçe sağlık müdürlükleri tarafından yürütülür. Bu müdürlükler söz konusu hizmetlerin yürütülmesi için kamu ve özel hukuk tüzel kişileri ile gerçek kişilere ait tüm sağlık kurum ve kuruluşlarının sevk ve idaresinden sorumlu ve bu konuda yetkilidir. İl Sağlık Müdürlükleri bünyesindeki İl Ambulans Servisi Başhekimliklerine bağlı Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonları (ASHİ), ülke genelindeki İl ve İlçeler düzeyinde taktik noktalara yerleştirilmiş olarak A, B ve C tipi istasyonlar şeklinde görev yaparlar (Acil Sağlık Hizmetleri İstasyon Tipleri kitabın 190. Sayfasında Tablo 6.3’de görülebilir).

Acil Sağlık Hizmetleri Sisteminin Organizasyonu, Eğitim ve Taşıma Türleri

Ambulans Sevki/Tevzi (Dispatch) ve Tıbbi Kontrol

Türkiye’de, nüfusun %99’unun acil aramalar için 112 Çağrı Merkezine erişimi vardır. Çoğu sevk merkezi, arayanın konumunun sevkiyat operatörünün ekranında gösterildiği bir sistemi kullanır. 112 sevk personeli için resmi eğitim mevcut değildir ve sertifikasyon standartlarını içeren ulusal yönergeler henüz oluşturulmamıştır.

Tüm acil durum çağrılarının, sevk görevlilerinin çağrıları aldığı ve ardından bilgileri doğrudan uygun ASHİ’ye veya kamu güvenliği kurumuna ilettiği tek bir 112 merkezinde birleştirmeye yönelik bir eğilim vardır. Bu eğilim ilk gelen çağrı ilk hizmeti alır yaklaşımını uygular. Dünyadaki örneklere baktığımızda, ambulans sevk eylemleri ve talimatları, eldeki duruma uyum sağlayan yerleşik yönergeler veya belirli bir eylem planını ayrıntılandıran daha katı protokoller tarafından şekillendirilir. Bazı kurumlar, sevkiyata yardımcı olmak için bilgisayarlı algoritmalardan yararlanmaktadır.

ASH sistemleri, hem çevrimiçi (doğrudan) hem de çevrimdışı (dolaylı) tıbbi kontrole büyük ölçüde güvenir. Doktorların doğrudan sahada daha az zaman harcadıkları ve sağlık görevlilerinin eğitimlerini ve doktor vekilleri olarak

hareket etme yeteneklerini artırdığı için ASH tıbbi kontrolüne doktorun katılımı gelişmiştir. Her ASH sisteminin başında bir tıp direktörü, sistemin çalışması, acil durum personelinin performansı ve hasta bakımı üzerinde doğrudan yetkisi olan, uzmanlık eğitimi almış veya almamış bir doktor bulunur.

Çevrimiçi tıbbi yönlendirme, olay yerindeki acil müdahale ekipleri ile ASH tıbbi direktörü veya atanmış bir temsilci arasında hasta bakımı hakkında doğrudan iletişimi içerir. Bölgeye bağlı olarak, çevrimiçi tıbbi kontrol, tek bir merkezi tesis (baz istasyonu) tarafından sağlanabilir.

Çevrimdışı tıbbi yönlendirme, yaygın hasta etkileşimlerinin yanı sıra sürekli eğitim ve kalite güvence girişimlerine rehberlik eden yazılı protokolleri ifade eder. Acil sağlık hizmet sistemleri, ideal olarak hasta sonuçlarını iyileştirmesi ve olay yerinde geçirilen süreyi azaltması gereken, yaygın olarak karşılaşılan durumlar için özel protokollere sahiptir.

ASH Müdahale Personeli

Genel olarak, ASH personeli dört beceri düzeyine ayrılır:

1) İlkyardımcı 2) Acil tıp teknisyeni (ATT) 3) Acil Tıp Teknikeri (Paramedik/AABT) 4) Hekim

İdeal olarak, ASH sistemlerinin tasarımı, hizmet verdiği toplumun belirli ihtiyaçları etrafında toplanmıştır ve standart bir özellikleri, uygun yaşam destek tekniklerini yaralı ve hastalara sağlamak için olay yerinde “doktor vekilleri” olarak hareket eden acil sağlık hizmeti personelleridir.

Acil sağlık hizmetlerinde görev yapan Hekimler, Paramedikler ve Att’ler, 40 saatlik “Temel Eğitim Programı” modülü, 20 saatlik “Erişkin İleri Yaşam Desteği Eğitim Programı”, 32 saatlik “Travma İleri Yaşam Desteği Eğitim Programı”, 20 saatlik “Çocuklarda İleri Yaşam Desteği Eğitim Programı” ve 40 saatlik “Ambulans Sürüş Teknikleri Eğitim Programı”ndan oluşan zorunlu eğitim modüllerini mevzuatlarca belirlenen usul ve esaslara göre belirlenen zaman aralıklarında tamamlamak ve sürekli hizmet içi eğitim programlarıyla güncellemek zorundadır (Kitapta sayfa 193 Tablo 6.5).

Mevcut çok seviyeli ASH personel sistemi için bazı kanıt temelleri vardır. Acil sağlık hizmetleri araştırma alanında yapılan çalışmalar, Paramedik müdahale ekiplerinin kullanılmasıyla kardiyak arrest kaynaklı ölümlerde önemli bir azalma olduğunu bulmuştur. TYD personeli ile karşılaştırıldığında, İYD olgularında hasta sonuçlarını önemli ölçüde iyileştirdiği yapılan çalışmalarda gösterilmiştir. Bununla birlikte, Paramedik ve Paramedik olmayan ekipleri değerlendiren diğer çalışmalar karışık sonuçlar bulmuştur. Genel olarak, olay yerindeki müdahale süresinin, müdahale ekiplerinin birinin veya tamamının Paramedik olduğu ekipler için önemli ölçüde daha uzun olduğu ortaya konmuştur. Paramediklerin daha yüksek


beceri seviyelerine sahip olması olay yerinde daha fazla müdahale sağlamıştır, ancak bazı araştırmacılar her ambulansta bulunmalarının garanti edilemeyebileceğini öne sürmüştür.

ASH Araçları, Ekipmanları ve Taşıma Türleri

Ambulanslar, ulaşım şekline göre kara, hava ve deniz ambulansları olarak; kara ambulansları da kullanım amacına göre acil yardım ambulansı, hasta nakil ambulansı, yoğun bakım ambulansı ve özel donanımlı ambulanslar olarak sınıflandırılır (Kitapta sayfa 194 Tablo 6.6).

Temel yaşam desteği kapasitesine sahip ambulanslar (Hasta nakil) temel düzeyde müdahaleler için gerekli öğeler arasında ventilasyon ve hava yolu ekipmanı, monitörler ve defibrilatörler, immobilizasyon cihazları ve bandajlar, mobil iletişim cihazları, doğum ve pediatrik özel ekipman, enfeksiyon kontrolü ve yaralanma önleme malzemeleri bulunur (Kitapta sayfa 195 Tablo 6.7).

Hava Ambulansı Taşımacılığı

Hava ambulans sistemleri bu bölümün kapsamı dışında olsa da, bu nakil yöntemi kritik hastaların naklinde çok önemli bir rol oynamaktadır. Karadan acil ulaşım, hastane öncesi ulaşım ve transferin temel dayanağı olmaya devam etmektedir. Bununla birlikte, hava sağlık hizmetlerinin seçilmiş koşullarda hasta bakımı üzerinde önemli bir etkisi olabilir. Hava ambulansı taşımacılığının faydaları büyük ölçüde artan hıza ve daha yüksek mürettebat beceri seviyelerine atfedilir; ancak, güvenlik, maliyet ve iyileştirilmiş sonuçları destekleyecek sınırlı kanıt önemli endişelerdir (Kitapta sayfa 196 Tablo 6.8).

ASH’deki Güncel Tartışmalar

ASH sistemlerinin hasta sonuçları üzerindeki etkisine ilişkin araştırmalar büyüyen bir alandır. İdeal olarak, iyi tasarlanmış çalışmalar, ASH sistem tasarımı, eğitim, personel ve operasyonun toplum ihtiyaçları ve hasta sonuçları üzerindeki etkisini araştırmalıdır. Bugüne kadar yapılan çalışmaların çoğu, kardiyovasküler acil durumlar, hastane öncesi müdahaleler, travma ve müdahale süreleri gibi birkaç geniş konuya odaklanmıştır.

Acil Sağlık Hizmetlerinin Afet Yönetimindeki Rolü

Bir afet müdahalesi birçok biçimde karşımıza çıkabilir. Aşamalar halinde gerçekleşir ve uzun bir süre boyunca birçok farklı kurumu içerir. Mevcut teknoloji, şiddetli fırtınalara yol açan hava modellerini takip ederek, bazen günler öncesinden toplulukları, kurum ve kuruluşları uyarmalarına olanak tanıyarak, böyle zamanlarda uygun hazırlıkların yapılmasına yardımcı olur. İnsan kaynaklı olanlar dahil ancak bunlarla sınırlı olmayan diğer afetler ani ortaya çıkmaları nedeniyle nadiren hazırlık yapılmasına izin verir ve bu da morbidite ve mortalitede önemli bir artışa neden olabilir.

Durum veya kaynağı ne olursa olsun herhangi bir afet olayının sonuçlarını, belirli bir afet müdahale grubu ve acil sağlık hizmetleri (ASH) personellerini önemli ölçüde

etkileyebilir. Afet müdahalesinde test edilmiş ve iyi hazırlanmış bir ASH sistemine sahip olmak, olayla ilişkili morbidite ve mortaliteyi azaltır. Bir olay ortaya çıktığı andan itibaren bir acil durum çağrısı yapılır, polis, itfaiye ve ambulans dahil olmak üzere birden fazla kurum bu olaya yanıt verir. Olay yerindeki sağlık personeli, durumun ciddiyetini belirler ve çoğu zaman ölüm kalım kararları vermek zorunda kalır, çünkü büyük ölçekli olaylarda kaynaklar hızla tükenebilir.

Tarihsel Bakış Açısı

Son 50 yılda, ASH sistemleri dünya çapında gelişti ve bugün de gelişmeye devam etmektedir. Birçok ülkede ABD, Avrupa ve Avustralya’da olduğu kadar iyi yapılandırılmış bir sistem yoktur. Yerel kaynakların hızla aşıldığı afetler meydan geldikçe, uluslararası bir yanıtla sonuçlanmaktadır. Avrupa’daki bombalamalar (örneğin İspanya, İngiltere), Afrika’daki ve bazı Arap ülkelerindeki şiddet, acil durum hazırlığı ve insan kaynaklı afetlere uygun bir afet müdahalesi ihtiyacının boyutlarını ortaya koymaktadır. Öte yandan doğa kaynaklı afetler endişe verici bir oranda günümüzde de meydana gelmeye devam etmektedir. Son 20 yılda dünya tarihinde kaydedilen en kötü doğa kaynaklı afetlere tanık olmuştur (Kitapta sayfa 200 Tablo 6.9).

Türkiye’de Afet ve Acil Durumlarda Sağlık Hizmetlerinin Yönetimi

Afet yönetimi zarar azaltma, hazırlık, müdahale ve iyileştirme evrelerini kapsar. Afetlerde ve acil durumlarda sağlık hizmetleri risk yönetimi ilkeleri doğrultusunda planlanır ve koordine edilerek yönetilir. Afet ve acil durumlar ile insani yardım faaliyetleri kapsamında sunulan sağlık hizmetlerinin yurt içi ve yurt dışında kaliteli, etkin ve verimli olarak yürütülmesini planlamak ve sağlamak amacıyla zarar azaltma, hazırlık, erken uyarı, müdahale ve iyileştirme evrelerine ait faaliyetlerin gerçekleştirilmesine, sevk ve idaresine, ilgili tüm kurum ve kuruluşlar arasında koordinasyonun sağlanmasına dair usul ve esaslar, “Afetlerde ve Acil Durumlarda Sağlık Hizmetleri Yönetmeliği (Resmî Gazete Tarihi: 25.05.2021; Sayısı: 31491) ile düzenlenmiştir.

Ulusal Medikal Kurtarma Ekipleri (UMKE)

UMKE, İl Sağlık Müdürlükleri bünyesinde, birime bağlı olarak yurt içi ve yurt dışında olası afetlerde ve acil durumlarda ihtiyaca uygun donatılmış ekipler aracılığıyla en kısa sürede medikal kurtarma ve nakil hizmetlerinin sunulması ile seyyar hastanelerin kurularak işletilmesi amacıyla oluşturulur.

Afetlerde Sağlık Hizmetleri Birimi

Müdürlüğün afetlere ve acil durumlara yönelik zarar azaltma, hazırlık, müdahale ve iyileştirme evreleri kapsamında yapılacak faaliyetleri planlamak, koordine etmek, yürütmek, eğitim yapmak ve raporlamak amacıyla kurulan, en az 2 sağlık personelden oluşan birimdir.


Mevcut Uygulama

Dünya çapında birçok ülke, ASH’nin son derece kaotik bir duruma düzen getirebilecek organize bir birinci basamak yanıt ve müdahaleyi sağlamasının beklendiğini kabul etmektedir. Afet yönetimi aşağıdaki dört aşamada incelenebilir:

1. Önleme ve planlama 2. Hazırlık 3. Müdahale 4. Kurtarma/analiz

Önleme ve planlama aşaması, belirli tehlikelerin tanımlanmasını, can ve mal için tehdit değerlendirmelerini ve potansiyel kayıpları en aza indirmek için önleyici adımları içerir.

Kaçınılması Gereken Tuzaklar

Bir afette ASH’nin rolü, afet kurbanlarına hastane öncesi bakımı sağlamak, en uygun bakımı kurbanlar için en üst düzeye çıkarmak ve hayatta kalanlara rahatlık vermektir. Ek olarak, çok kaotik bir duruma ASH bir düzen duygusu getirmeye yardımcı olur. Bu hedefi etkin bir şekilde kolaylaştırmak için ASH personelinin OKS’ye (veya kendi eşdeğerine) son derece aşina olması, sistemi kullanarak düzenli olarak tatbikatlar yapması ve bir afet durumunda triyaj kavramlarını anlaması gerekir.

Bu ünitenin sorularını uygulamada çözŞıklar, doğru cevaplar ve süreli sınav modu AÖF Soru Bankası uygulamasında