AÖF Soru Bankası

Afet Ekonomisi ve SigortacılığıÜnite 5 Özeti

Afetlerin Dolaylı ve İkincil Ekonomik Etkileri

etkileri ve toparlanma sürecindeki davranışları da Giriş içerir ve afetlerin daha çok ikincil etkilerine

Dünyada meydana gelen doğal afetlerin sayısı giderek karşılık gelir. Afet sonrası etkiler ve toparlanma artmaktadır. Bu doğal afetlerin ortaya çıkmasında son sürecindeki davranışlar sosyal, kültürel, ekolojik, birkaç yüzyıldan beri çevreyi alabildiğine tahrip eden tarihsel, politik ve ekonomik koşullara, insanoğlunun katkısı tartışılmaktadır. Özellikle sera toplumdaki sınıfsal yapıya, gelir ve servet etkinin oluşmasında insanların tüketim çılgınlıklarının dağılımına bağlı olarak işlerlik kazanır. payı kesinlikle çok yüksektir. Karbon gazlarının salınımında insan faaliyetleri birinci sıradadır. Küresel Doğal afetler bir ülkedeki tüm sektörlerin üretim hacmini ısınma ve sera etkisi nedeniyle dünyadaki iklim kuşakları olumsuz etkilemektedir. Üretimi azalan veya duran tüm yeni denge arayışına girmekte, son dönemde frekansı artan fabrika ve işyerlerinde çalışanlar işsiz kalmaktadır. kasırga ve sel baskınları bu denge arayışının ürünü olarak Afetlerin etkileri kısa bir sürede giderilemediği için bu ortaya çıkmaktadır. insanların işsizliği de uzun bir dönem sürmektedir.

Afetler sonrasında gelişmiş, az gelişmiş ve gelişmekte 1999 Marmara Depreminde imalat sanayisindeki 3491 kişi olan ülkelerde işsizlik oranları, işgücü verimliliği, tüketim, depremden etkilenmiş, bunların % 9,9’una denk gelen toplam talep, kamu gelirleri, zorunlu göçler, ödemeler 346’sı hayatını kaybetmiştir. Etkilenen 3491 çalışanın bilançosu, ekonomik büyüme, çevresel bozulma, 2038’i ilköğretim, 1055’i lise, 380’i yüksekokul, 18’i de yoksulluk ve kalkınma süreçlerinde ortaya çıkan lisansüstü seviyesinde öğrenim görmüş kişilerdir. Toplam değişimleri ampirik kanıtlarıyla sunmayı amaçlayan bu üretimde kayıp meydana getirecek personel sayısı ise 1314 bölümde afetlerin dolaylı ve ikincil etkileri ele alınmıştır. kişi olarak hesaplanmıştır.

Doğal afetler ölümler, hastalıklar ve yaralanmalar Afetlerin Ekonomi Üzerindeki Dolaylı Etkileri nedeniyle çalışan işgücünün de verimliliğini Afetlerin dolaylı etkileri, doğrudan etkilerin türevi olup azaltmaktadır, işletme maliyetlerini ise yükseltmektedir. afetlerin doğrudan etkileri sonrasında ve bunlara bağlı Afet yaşanmış bölgelerde ve bu bölgelerin yakınlarında olarak şekillenmektedir. Örneğin 2005 yılında ortaya çalışan işçilerin afetlerin meydana getirdiği can ve mal çıkan Katrina kasırgasında meydana gelen 1 dolarlık bir kaybı nedeniyle psikolojileri bozulmakta ve bu durum doğrudan hasarın daha sonra 39 sentlik bir dolaylı çalışma verimliliklerini düşürmektedir. ekonomik zarara yol açtığı hesaplanmıştır. Dolaylı etkiler üretimdeki düşüşe ve hizmetlerin karşılanmasındaki Bir ülkedeki tüketim düzeyi ve mallara olan talep o aksamalara bağlı olarak oluşan dolaylı etkiler fiziksel ülkedeki birey ve hane halklarının gelir seviyelerine yapılar ile insanlar arasındaki etkileşimi bozan etkilerdir. bağlıdır. Gelir seviyesi yükseldikçe harcama miktarı da Dolaylı etkiler, afetlerden hemen sonra başlar, birkaç artar. Bireyler ve hane halklarının gelirleri ise üretime aydan birkaç yıla kadar sürer. Doğrudan etkilerin statik bağlıdır. Üretim olursa gelir, gelir olursa da harcama karakterde olmasına karşılık, dinamik karakterde olan ortaya çıkar. Her harcama aslında bir başkasının gelirini dolaylı etkiler, birbiri ile iç içe olan dört tip bozulmadan oluşturur. Ekmeği satın aldığımızda fırıncının geliri ortaya oluşmaktadır: çıkar. Fırıncı da bu geliri kasaba harcadığında kasabın gelir artar. Bu gelir ve harcama akımları ekonomik • Hane halkının yaşam şartlarının bozulması: döngünün varlığı için şarttır. İşte bir doğal afet nedeniyle Evsiz kalma, ihtiyaçların giderilememesi, üretimin durması gelir meydana gelme mekanizmasını da geçimliklerin yitirilmesi, göç ve taşınma. bozar. Üretim durunca üretim biriminin sahibinin geliri • Halkın sağlık ve beslenme durumunun bozulması: (kâr) ile birlikte çalıştırdığı işçilerin gelirleri (ücret), Çevresel tahribat, hijyen sorunlarının ortaya kiraladığı binanın sahibinin kira (rant) geliri, kredi çektiği çıkması, yiyecek kıtlığı. bankanın geliri (faiz) de azalır. • Ekonomik aktivitenin bozulması: Ara ve tamamlanmış piyasaların, politikaların ve Bir doğal afetin söz konusu ekonomik etkisinin büyüklüğü bekleyişlerin olumsuz etkilenmesi. afetin şiddetine ve afetin beklenip beklenmediğine göre değişmektedir. Afetin şiddeti ne kadar yüksek ekonomi • Kamusal faaliyetlerin bozulması: Aşırı üzerindeki etkisi kadar fazla olacaktır. Afet ne kadar yüklenme, aksamalar, politizasyon ve “beklenmedik bir anda ve şiddette” ortaya çıkarsa yine yandaşçılık. ekonomi üzerindeki etkisi o kadar fazla olacaktır. Doğal afetlerin ekonomik etkilerini şu şekilde Doğal afetler finansal sistem üzerinde de olumsuz etkiler sıralanmaktadır. meydana getirir. Örneğin hisse senedi borsaları afetin • Olay Tahribatı: Doğal afetlerin doğrudan ve meydana geldiği ilk saatlerden itibaren afetin boyutlarına dolaylı etkilerine bağlı tahribatı ifade eder. Olay göre farklı oranlarda düşme kaydeder. Örneğin 17 Ağustos tahribatı doğal afet öncesi fiziksel faktörlere ve Marmara depreminde İstanbul Menkul kıymetler Borsası yerleşim yapısına bağlıdır. (İMKB veya bugünkü adıyla Borsa İstanbul-BİST) 9 gün • Sonuç tahribatı: Sonuç tahribatı afet öncesi süreyle kapanmış, açıldığı ilk seansta ise borsa endeksi fiziksel koşullarla sınırlı olmayıp afet sonrası yaklaşık % 10,3 (5807 puandan 5204 puana) değer


kaybetmiştir. Bu düşüş, depremin getirdiği ve getireceği gerekmektedir. Bu harcamalar bütçe üzerinde yeni yükler kayıpların ekonomi üzerinde olumsuz etkiler meydana oluşturur ve bu artan yükler ek bütçeler ile telafi edilmeye getireceğine dair bekleyişler nedeniyle gerçekleşmiştir. çalışılır.

Afetler birçok insanın zorunlu olarak ulusal ve/ veya Afetlerin yaşandığı bölgede gerçekleştirilen üretimin uluslararası göçüne neden olmaktadır. Doğal afetler özellikle ihracat yoğunluklu olması durumunda afet sonrasında başlayan göç sürecinde, hem göç verilen nedeniyle üretimin durması veya aksaması ülkenin döviz yerlerde hem de göç alan yerlerde olumsuz ekonomik kazançlarını olumsuz etkiler. Bu esnada yurt içinde yükler oluşmaktadır. Öncelikle altyapısı olmayan kentlere üretilen mal arzının yurtiçi tüketime yetmemesi ve yapılan plânsız göçler kamu ve kent ekonomisini olumsuz ithalatın hız kesmemesi durumunda ödemeler bilançosu etkilemekte ve ekonomik dengeleri bozmaktadır. Birçok açığı daha da büyüyecektir. Doğal afetler, ekonominin insan kendine uygun iş bulamamakta, işsizlik artmakta, üretim kapasitesine verdikleri zararlar nedeniyle ekonomik sosyolojik sorunlar ortaya çıkmakta ve informal sektör büyüme oranlarını düşürebilirler, hatta ekonomik açıdan güçlenmektedir. küçülmeye bile yol açabilir. Dolayısıyla afetler ekonomik performansı olumsuz yönde etkiler. Özellikle gelişmekte Afetlerin Ekonomi Üzerindeki İkincil Etkileri olan ülkeler büyüme ve kalkınma için ayırdıkları ve

Doğal afetlerin ortaya çıkması ile birlikte ekonomi güçlükle temin edebildikleri fonları afetlerin yaralarını üzerinde meydana gelen doğrudan ve dolaylı etkiler bir sarmaya ayırdıklarında ekonomik büyüme süreci bundan sonraki aşamada yani afetlerden bir süre sonra yeni zarar görür. Ekonomik büyüme için gerekli yatırımların etkilere yol açmaktadır. Bu etkilere ikincil etkiler finansmanı için kullanılacak olan kaynaklar, böylece afet denilmektedir. zararlarını ortadan kaldırmak için kullanılmış olacaktır. Bu

Bir ülkede fiyatlar genel düzeyinin sürekli olarak durumda ülke potansiyel gayrisafi yurtiçi hasılasına yükselmesi anlamına gelen enflasyon, temel olarak bir ulaşamayacak ve diğer gelişmiş ülkelerin seviyesini ülkedeki toplam arz ve toplam talep arasındaki yakalama fırsatını kaçıracaktır.

dengesizlikten kaynaklanır. Eğer toplam arz toplam Birçok afet türü çevreye büyük zararlar verir. Yangın, talebin altında kalıyorsa o ülkede enflasyon süreci ortaya deprem, sel ve kasırgalar, yıllardan beri oturmuş olan çıkar. Doğal afetler ortaya çıkmadan önce ülkede yapılan ekolojik dengeleri bozar, bitki ve hayvan türlerini olumsuz üretim ve bu üretime yapılan talep kendi rutin döngüleri etkiler. Özellikle büyük orman yangınlarının o bölgedeki ile belirli bir denge (veya dengesizlik) içinde devam doğal bitki ve hayvan örtüsünü nasıl yok ettiğine sıklıkla etmektedir. Afetler ortaya çıktıktan sonra üretim şahit olmaktayız. İnsan yapısı mesken, bina ve tesislerin birimlerinin çıktı miktarı azalır veya durur, yani toplam afetler sırasında zarar görmesi zincirleme olarak yeni arz düşer. Toplam talebin toplam arzın üzerinde zararlara yol açar. Bir elektrik enerjisi üretim tesisi kalmasıyla birlikte enflasyonist süreç başlar. Buna talep depremde hasar gördüğünde veya bir petrol rafinerisi sel yönlü enflasyon adı verilir. Afet yaşayan ekonomilerde baskınına uğradığında çevreye zarar vermeye başlayabilir. fiyatlar genel düzeyi maliyetlerdeki artışlar nedeniyle de Temiz su miktarı ve kalitesi afetlerden olumsuz yükselebilir. Ekonomi literatüründe buna maliyet etkilenirken bitki ve gıda stokları da zarar görür. Temiz su enflasyonu adı verilir. Burada maliyetlerdeki artışın ve atık kanallarının hasar görmesi ile birleştiğinde hayvan nedeni afetin meydana getirdiği yıkıcı etkiler nedeniyle ve insan ölülerinin açıkta kalması salgın hastalıklara kullanılan ara malı ve hammaddelerin teminin güçleşmesi, davetiye çıkartır. Afet nedeniyle aksayan medikal kıtlık ve darboğazların oluşmasıdır. Bu durumda ara malı hizmetler bu hastalıkların tedavisini olanaksızlaştırabilir. ve hammaddelerin (girdilerin) fiyatları yükselecek ve İklim değişikliğine bağlı olarak kuraklığın artması, aşırı üreticiler maliyetleri mal ve hizmetlerin satış fiyatlarına yağışlar ve siklonların gıda ve su kaynakları üzerindeki yansıtmak zorunda kalacaklardır. etkisi, yoksul ülkelerdeki bebek ölümlerinin % 60’ının

Afet yaşanan ekonomilerde kamu bütçe dengesinin suyla bulaşan hastalıklardan kaynaklanıyor olduğu bozulması sıklıkla gözlemlenen bir olgudur. Afetlerin düşünüldüğünde olumsuz etkiler meydana getirmektedir. kamu bütçesi dengesi üzerinde meydana getirdiği olumsuz 2050 yılında 1,5 milyar insanın depremlere ve siklonlara etki iki kanaldan etkili olmaktadır: Bütçe giderleri ve karşı savunmasız kentlerde yaşayacağı düşünüldüğünde bütçe gelirleri. Genel olarak söylemek gerekirse afetler afet-kentleşme-çevre sorunlarına dair kaygılar giderek bütçe giderlerini artırıcı, bütçe gelirlerini ise azaltıcı etki artmaktadır.

yapmaktadır. Afetlerin olumsuz etkilerini gidermek için Doğal afetler yoksulluğu ve gelir dağılımını da olumsuz afet bölgesinde çok çeşitli kamu harcaması yapılmaktadır. etkiler. Özellikle düşük gelir grupları işlerini Hasar gören ulaşım, iletişim, enerji, temiz su, atık su vb. kaybetmeleri, işlerine zorunlu olarak ara verilmesi, genel altyapıyı onarmak, afet mağdurlarına acil yardım, olarak toplam talebin düşmesi gibi nedenlerle kurtarma, sağlık, barınma ve gıda gibi yardımları yoksullaşırlar. Az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde ulaştırmak, afet sonrasında bina ve diğer altyapının tarım sektöründe faaliyette bulunan ve yoksulluk sınırında yeniden kurulmasını sağlamak ve sosyal güvenlik yaşayan hane halkları tarım ve hayvancılık alanlarını çalışmaları için büyük miktarda kamu harcaması yapmak


etkileyen afetler sonrasında büyük gelir kayıpları yaşayarak yoksulluk sınırının altına iner.

Afetler sonucunda meydana gelen ölüm ve yaralanmalar öncelikli olmak üzere işgücü kayıpları ve fiziksel sermayenin yıkımı ve hasar görmesinden kaynaklanan diğer ekonomik kayıplar kalkınma için kullanılabilecek kaynakların azalmasına yol açarak kalkınma sürecini olumsuz etkilemektedir. Ayrıca, az gelişmiş ülkelerde ortaya çıkan ekonomik büyüme hızlı ve çarpık kentleşmeyi, artan yoksulluğu ve çevre sorunlarını da beraberinde taşımakta, risklere karşı hazırlıksız yakalanan kentlerde kayıplar daha büyük olmaktadır.

Afetler sürdürülebilir kalkınma sürecini de olumsuz etkiler. Sürdürülebilir kalkınma, 1970’li yılların sonlarında gündemdeki yeri güçlenmiş bir konudur. Sürdürülebilir kalkınma, “gelecek kuşakların ihtiyaçlarını karşılayabilmelerini tehlikeye sokmaksızın, bugünkü kuşakların kendi ihtiyaçlarını karşılayabilen kalkınma” olarak tanımlanmaktadır. Sürdürülebilir kalkınmanın iki temel unsuru bulunmaktadır. Bunlardan ilki, kalkınmada doğal kaynak ve çevrenin korunması, diğeri de gelişmekte olan ülke insanlarının temel gereksinimlerinin karşılanmasıdır. Sürdürülebilir kalkınma, kaynağı tekrar yerine koyabilme hızından daha hızlı artan kaynak tüketimini önlemeyi amaçlayan bir süreçtir. Ekolojik dengeleri bozmadan kalkınmayı amaçlayan programlar hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde uzun bir dönemden beri uygulanmaya çalışılmaktadır. Oysa afetler neden oldukları kayıplardan dolayı sürdürülebilir kalkınma ile ilgili programların işleyişi üzerinde olumsuz etkilere yol açmaktadır. Afetler, sürdürülebilir kalkınma programları için öngörülmüş kaynakların afet sonrası iyileştirme uygulamalarına aktarılmasına neden olmaktadır.

Bu ünitenin sorularını uygulamada çözŞıklar, doğru cevaplar ve süreli sınav modu AÖF Soru Bankası uygulamasında