ADY111U-TEMEL AFET BİLGİSİ
Ünite 8: Afet Türleri
Giriş
Dünyamız ve Türkiye doğa ve teknoloji kaynaklı afetlerle sıkça karşılaşmakta ve ağır kayıplara uğramaktadır. Ülkemizde 1900-2021 yılları arasında sadece depremler nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı yüz bin kişiye ulaşmıştır. Ülkemizde oluşan afetlerin büyük çoğunluğunu deprem, sel, heyelan, çığ, kaya düşmesi, orman yangını, hortum, fırtına, yoğun kar yağışı ile endüstri ve ulaştırma kazaları gibi afetler oluşturmaktadır. Sadece Konya ilinde olduğu düşünülen obruklar, başka illerde de görülmeye başlamıştır. Obrukların oluşum sayılarında da önemli artışlar görülmektedir. Ayrıca kuraklık nedeniyle tarımsal verim kaybı yaşanmakta bazı göllerimiz kurumakta veya su seviyeleri çok düşmektedir.
Afet Türleri
Doğa kaynaklı afetlerin sayısı, şiddeti ve yarattığı hasarlar son yıllarda hem iklim değişikliğine hem de hızlı nüfus artışı, çarpık kentleşme, yanlış yer seçimi, risk azaltma çalışmalarının etkin uygulanıp uygulanmaması gibi birçok farklı nedene bağlı olarak hem dünyada hem ülkemizde hızla artmaktadır. Türkiye, başta deprem olmak üzere, sel, orman yangını, heyelan, çığ, hortum, fırtına, kuraklık, aşırı sıcak havalar, yoğun kar yağışı, kum fırtınası, obruk ve kaya düşmesi gibi afetlerle çok yoğun olarak karşı karşıya kalmakta ve önemli miktarda kayıplara uğramaktadır.
Afet Sınıflandırması
Genel olarak afetler afetin etkilediği alanın ölçeğine, meydana gelme sıklıklarına, meydana geliş hızlarına, oluşum nedenleri ve oluştukları ortama ve afetleri bir veri tabanında toplayan uluslararası kuruluşlar tarafından belirlenmiş afet veri tabanı ölçütlerine göre sınıflandırılmaktadır:
A. Ölçeğe göre sınıflama a. Küçük ölçekli afet b. Büyük ölçekli afet B. Meydana geliş sıklığına göre sınıflama a. Sık görülen afetler b. Seyrek görülen afetler C. Meydana geliş hızlarına göre sınıflama a. Yavaş gelişen afetler b. Hızlı gelişen afetler D. Oluşum nedenleri ve oluştukları ortama göre sınıflama E. Veri tabanı ölçütlerine göre sınıflama
A. Ölçeğe göre sınıflama afetin olası etki derecesini ve etkilediği alanın genişliğini vermesi bakımından önemlidir. Olayın meydana geldiği yerel çevrede yaşayan toplulukları etkileyen ve dışarıdan yardım almalarını gerektiren afet küçük ölçekli afet olarak tanımlanmaktadır. Sadece olayın meydana geldiği çevrede yaşayan insanları değil çok daha geniş bir alanda yaşayan toplulukları etkileyen ve ulusal ya da uluslararası düzeyde yardım gerektiren afetlerde büyük ölçekli afet olarak tanımlanmaktadır.
B. Meydana geliş sıklığına göre sınıflamada ise olayın oluş sıklığı, yani iki olay arasında geçen zaman aralığı dikkate alınmaktadır. Sık görülen afetler ve seyrek görülen afetler şeklinde ikiye ayrılarak incelenmektedir.
C. Meydana geliş hızlarına göre sınıflamada ise olayın etkilerinin ortaya çıkış hızı dikkate alınmaktadır. Yavaş gelişen afetler ve ani gelişen afetler şeklinde ikiye ayrılmaktadır.
D. Oluşum nedenleri ve oluştukları ortama göre sınıflamada afetin nasıl meydana geldiği yani yapı ve yeryüzü şekillerine bağlı olarak mı, yoksa hava ve iklim koşullarıyla ilişkili olarak mı veya biyolojik tehlikelere bağlı olarak gelişmesine göre yer kökenli, atmosfer kökenli ve biyolojik kökenli olarak sınıflandırılmaktadır.
E. Veri tabanı ölçütlerine göre sınıflamada afet verilerini kayıt altına alan organizasyonlar dünya üzerinde meydana gelen afetleri kendi belirlemiş oldukları ölçütlere dayandırarak toplar ve afet veri tabanına kaydederler.
Afet Sınıflandırma Örnekleri
Ülkemizde çok kullanılan afet sınıflandırmaları aşağıdaki gibidir:
A. Kalkınma Bakanlığı Afet Yönetiminde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu raporuna (2014) göre afetler;
1. Doğa kaynaklı afetler: Oluşumları tabiat olaylarına dayanan afetlerdir. Ani gelişen doğa kaynaklı afetler (deprem, sel, toprak kayması vb.) ve yavaş gelişen doğa kaynaklı afetler (erozyon ve çölleşme, kuraklık, vb.) olarak sınıflandırılmıştır. 2. İnsan Kaynaklı Afetler: Doğanın kendi gücü dolayısıyla değil de insanın doğaya olan etkileşiminin aşırılaşması sonucunda oluşan afetlerdir. İnsan kaynaklı afetler; nükleer, biyolojik, kimyasal kazalar; bilişim teknolojileri/bilişim saldırıları, taşımacılık kazaları, endüstriyel kazalar, aşırı kalabalıktan meydana gelen kazalar, göçmenler ve yerlerinden edilenler, şeklinde sınıflandırılmaktadır.
B. Şahin ve Sipahioğlu (2003) tarafından yapılan sınıflandırmada doğa kaynaklı afetler, oluşum nedenleri ve oluştukları ortam ile oluşum hızlarına göre gruplandırılmışlardır:
Oluşum nedenleri ve oluştukları ortama göre;
i. Yer Kökenli (jeolojik-jeomorfolojik) Afetler: Deprem, volkan, heyelan vb. ii. Atmosfer Kökenli (Klimatolojik-meteorolojik) Afetler: Fırtına, don, dolu, vb. iii. Biyolojik Afetler: salgın hastalıklar, böcek istilası vb.
Oluşum hızlarına göre;
i. Yavaş gelişen doğal afetler; kuraklık, erozyon, çölleşme, iklim değişikliği vb.
ii. Hızlı gelişen doğal afetler; deprem, su baskınları, çamur akmaları, çığ ve kaya düşmesi, fırtına, tayfun, yıldırım, tornada vb.
C. Kaynağına ve kökenlerine göre sınıflandırma (Özey, 2006):
1. Doğal Afetler, 2. Beşeri Afetler
Doğal afetler, oluşumları tabiat olaylarına dayanan afetlerdir. Doğal afetler kendi aralarında dört grupta incelenir (Özey, 2006): Bunlar sırasıyla Jeolojik Afetler, Klimatik Afetler, Hidrografik Afetler ve Biyolojik Afetlerdir.
Beşeri afetler; sosyal afetler ve teknolojik afetler olarak ikiye ayrılmıştır. Sosyal afetler, zoraki göçler ve mülteciler, terör saldırıları, açlık, kıtlık, savaşlar, terör, bulaşıcı hastalıklar, bina, işyeri, eğlence merkezi yangınları ve ekonomide yaşanan büyük krizler sosyal afet olarak kabul edilir.
Teknolojik afetler ise teknolojik gelişiminin yanlış uygulamalarından ve insanın yeryüzündeki faaliyetlerinden kaynaklanan afetlerdir. Sanayi kazaları, ulaşım sektöründeki kazalar, maden kazaları, nükleer, biyolojik ve kimyasal silahların kullanılması teknolojik afetler olarak nitelenmektedir.
D. Afetlerin tek tek ele alınması ile yapılan sınıflama:
Bazı araştırmacılar afetlerle ilgili birçok sınıflandırma yapılmasına rağmen afetlerin iç içe girmeleri ve aralarındaki neden sonuç ilişkileri göz önüne alındığında afetleri sınıflandırarak değil de tek tek ele almanın daha doğru olacağını belirtmişlerdir.
EM-DAT Afet Sınıflandırması
EM-DAT’a göre afetler doğa kaynaklı afetler ve teknolojik afetler şeklinde ikiye ayrılmaktadır. Doğa kaynaklı afetler de kendi içinde Jeolojik Afetler, Hidrolojik Afetler, Meteorolojik Afetler, Klimatolojik Afetler, Biyolojik Afetler ve Dünya Dışı Afetler olmak üzere 6 alt gruba ayrılmıştır. Bu 6 alt grubun altında da 17 çeşit afet türü bulunmaktadır (bkz. s.243-244). Teknolojik afetler ise endüstriyel kazalar, karışık/çeşitli kazalar ve ulaşım kazaları şeklinde üç alt gruba ayrılmıştır. Bu teknolojik afet alt grupların altında da 17 çeşit afet türü bunların altında da 17 alt afet türü bulunmaktadır (bkz. s. 244-245). Endüstriyel Kazalar; bir veya birden fazla tehlikeli maddenin depolanması, taşınması ve işlenmesi sırasında kontrolsüz ve denetimsiz gelişmelerden kaynaklanan, insan sağlığı ve çevre için hemen veya daha sonra ciddi tehlikeye yol açabilen büyük bir yangın, emisyon veya patlama olaylarından kaynaklanan ve endüstriyel bölgelerde gerçekleşen tehlikelerdir. Karışık/çeşitli kazalar, ev/endüstriyel olmayan yapıların çökmesi, patlama, yangın ve diğer kazaları kapsamaktadır. Çökme, patlama, yangın, diğer olmak üzere 4 alt türü bulunmaktadır. Ulaşım Kazaları; ulaşım araçlarına bağlı olarak gelişen hasarlı, yaralanmalı, ölümlü olaylardır. Hava yolu, kara yolu, demir yolu, deniz yolu olmak üzere 4 alt türü bulunmaktadır.
Deprem ve Sel
EM-DAT afet sınıflamasında jeolojik ve hidrojeolojik afetlerin deprem, volkan patlaması, kütle hareketleri (kuru), sel, heyelan, dalga hareketi/etkisi olmak üzere 6 afet türünü içerdiği görülmektedir.
Deprem
Yerkabuğu içindeki kırılmalar nedeniyle ani olarak ortaya çıkan titreşimlerin dalgalar hâlinde yayılarak geçtikleri ortamları ve yeryüzünü sarsmasına deprem denir. Depremler derinliklerine, uzaklıklarına, büyüklüklerine ve kökenlerine göre farklı şekilde sınıflandırılmaktadır.
Derinliklerine göre depremler sığ depremler (0-60 km), orta derinlikte depremler (60-300 km) ve derin depremler (300- 700 km) olarak sınıflandırılmaktadır.
Uzaklıklarına göre depremler deprem üst merkezlerinden istasyonlara olan uzaklıklarına göre 4 ana sınıf altında toplanabilir. Bunlar sırasıyla:
1. Yerel deprem: Üst merkez uzaklıkları 100 km’den daha az olan depremler, 2. Yakın deprem: Üst merkez uzaklıkları 100 km ile 1,000 km arasında olan depremler, 3. Bölgesel depremler: Üst merkez uzaklıkları 1,000 km ile 5,000 km arasında olan depremler, 4. Uzak depremler: Üst merkez uzaklıkları 5,000 km’den daha çok olan depremlerdir.
Depremler büyüklüklerine göre çok büyük depremler, büyük depremler, orta büyüklükte depremler, küçük depremler, mikro depremler ve küçük mikro depremler olmak üzere 6 sınıfa ayrılır:
1. Çok büyük depremler: M ≥ 8,0 2. Büyük depremler: 7,0 ≤ M < 8,0 3. Orta büyüklükte depremler: 5,0 ≤ M < 7,0 4. Küçük depremler: 3,0 ≤ M < 5,0 5. Mikro depremler: 1,0 ≤ M < 3,0 6. Küçük mikro depremler: M < 1,0
Kökenlerine yani oluşum mekanizmalarına göre depremler 4 sınıf altında toplanabilir. Bunlar şunlardır:
1. Tektonik Kökenli Depremler, 2. Volkanik Kökenli Depremler, 3. Çöküntü Depremleri, 4. Yapay Depremler (nükleer patlatma gibi insanların neden olduğu depremler).
Deprem hasarını etkileyen faktörler sırasıyla depremin büyüklüğü, depremin süresi, depremin merkezinden uzaklık, zemin koşulları ve yapının kalitesi, depremin odak derinliğidir.
Sel
Suların bulunduğu yerde yükselerek veya başka bir yerden gelip genellikle kuru olan yüzeyleri geçici olarak kaplamasına olayına sel denilmektedir. Havzaya normalden fazla yağmur yağması veya havzada mevcut kar örtüsünün
erimesinden dolayı nehir yatağındaki su miktarının hızla artması ve nehir yatağı çevresindeki arazilere, mülke, mala ve yaşayan canlılara zarar vermesi olayına “taşkın” denir.
Sel ve taşkın çok sık olarak karıştırılmakta ve birbirinin yerine kullanılabilmektedir. Taşkın akarsu ve derelerin çeşitli nedenlerle su miktarının artması ve yatağından taşması sonucu oluşmaktadır.
Halbuki sel ise sadece akarsu ve dere yatağının taşması sonucu değil her ortamda, her yerde oluşabilmektedir. Yani her taşkın, bir sel değildir. Sel, kıyılarda, şehirlerde, vadi tabanlarında, akarsu yataklarında, yamaçlar boyunca düzensiz ve geçici sel yatakları içinde görülebilmektedir.
Seller literatürde oluşum sürelerine ve oluşum yerlerine göre sınıflandırılmakta veya adlandırılmaktadır.
Oluşum sürelerine göre seller aşağıdaki gibi sınıflandırılır.
1. Yavaş Gelişen Seller, bir hafta veya daha uzun bir süre içinde oluşan sellerdir. 2. Hızlı Gelişen Seller, bir-iki gün içinde oluşabilen sellerdir. 3. Ani Seller, 6 saat içinde oluşabilen sellerdir.
Oluşum yerlerine göre seller aşağıdaki gibi sınıflandırılmaktadır.
1. Dere ve Nehir selleri-Taşkınlar 2. Dağlık Alan-Kuru Vadi Selleri 3. Şehir/Kent Selleri 4. Kıyı Selleri 5. Baraj Selleri
Selin oluşumunda en önemli sebeplerden bazıları şunlardır:
• Kontrolsüz ağaç kesimi ve orman yangınları, • Yetersiz ve eksik dere ve nehir ıslahı çalışmaları, • Küresel ısınma ve iklim değişikliği, • Taşkın riski olan bölgelerde sedde ve kum torbası uygulamasının bulunmaması, • Şehirleşmede dere yatağı, nehir kenarı veya çukur kesimlere planlama yapılmadan ve gerekli önlemler alınmadan bina yapımıdır. • Su basman seviyesinin belirlenmemesi veya dikkate alınmaması, • Yetersiz drenaj ve kanalizasyon sistemlerinin olması nedeniyle suların doğal yollardan akmamasıdır.
Afet Veri Tabanları
Afet veri tabanları verileri sayısal ortamda düzenli bir şekilde saklamamızı ve istediğimiz zaman bu verilere en hızlı ve güvenli bir şekilde ulaşmamızı sağlayan sistemlerdir.
Afet Veri Tabanının Önemi
Afetler sonucunda ortaya çıkan can kaybı ve yaralı sayısı, mal kaybı, etkilenen nüfus, etkilenen bölge, ekonomik kayıplar gibi afetlerle ilgili her türlü verinin toplanması ve sistematik bir şekilde ve eksiksiz olarak kaydedilmesi olası
yeni afetlerin önlenmesi, risk azaltma, hazırlık, müdahale ve iyileştirme çalışmalarının etkili ve verimli olmasını sağlamak için en temel gereksinimdir. Bütün afet yönetimi ile ilgili veya ilişkili çalışmaların başarısı sağlıklı, doğru, eksiksiz ve sürdürülebilir bir şekilde tutulan afet veri tabanlarına bağlıdır.
Gelecekte yaşanabilecek olası afetlere karşı etkili önlemlerin alınabilmesi, risk azaltma ve hazırlık çalışmalarının en iyi bir şekilde yapılabilmesi için, geçmişte meydana gelen afetlerin etkileri ve yaratmış oldukları hasarları ile ilgili her türlü bilginin toplanması, alınan önlemlerin ne kadar etkili olup olmadığının, bu afetlerden ne tür deneyimler edinildiğinin veya dersler çıkarıldığının bilinmesi gerekir. Bu da ancak afet ile ilgili her tür bilginin iyi bir şekilde arşivlenebilmesi, bu verilerin değerlendirilmesi ve analiz edilmesi ile mümkün olabilmektedir.
Uluslararası Afet Veri Tabanları
Dünya’daki afetlere ilişkin bilgileri sistematik bir şekilde toplayan birçok kurum vardır. Uluslararası ölçekte NatCat (MünichRe), Sigma (SwissRe) ve EM-DAT (CRED) bunlara örnek olarak verilebilir. Bu kuruluşların hepsi uluslararası ölçekte tanınırlığa sahiptir ve sigortacılık sistemine ve afet yönetimine yönelik yapılacak her türlü çalışmaya afetlerle ilgili temel verileri sunarak önemli katkı yapmaktadır. EM-DAT 1988 yılında Afetler Epidemiyolojisi Araştırma Merkezi (CRED) tarafından kurulmuş ve işletilmeye başlanmıştır
Uluslararası Afet Veri Tabanı EM-DAT aşağıdaki kriterlerden en az birine uygun olan olayları afet olarak kabul etmekte ve veri tabanına kaydetmektedir. EM-DAT;
• 10 veya daha fazla kişinin ölümüne neden olan, • 100 veya daha fazla insanı etkileyen, • Yerel imkânlarla baş edilemeyip merkezi hükümetten yardım istenen, • İlgili ülke tarafından uluslararası yardım istenen dünyadaki bütün olayları dikkate alarak afet veri tabanını oluşturmaktadır.
Münich RE sigorta şirketi bünyesinde kurulan NatCatService ise (Natural catastrophe statistics online) dünya çapında meydana gelen doğa kaynaklı afetlerle ilgili tüm bilgileri sistematik olarak ve ayrıntılı bir şekilde toplamaktadır. NatCatService’in amacı dünya genelinde meydana gelen bütün doğa kaynaklı afet verilerini toplamak, doğa kaynaklı afetlerin neden olduğu kayıpları analiz etmek ve değerlendirmektir.
Sigma veritabanı, Swiss-Re sigorta şirketi tarafından geliştirilmiştir. Veri tabanında, 1970’ten günümüze kadar uzanan dönem içinde meydana gelen 7.000’den fazla afet kayıp verisi bulunmaktadır. Dünyanın her yerindeki olayları ve kayıpları haber ajansları, sigorta raporları, bilimsel raporlardan vd., yararlanarak kayıt altına almaktadır.
Swiss-Re tarafından geliştirilen ücretli bir uygulama olan CatNet programında ise afet kayıp verileri harita üzerinde gösterilebilmektedir.
Asya Afet Zararlarını Azaltma Merkezi (GLIDE-ADCR) Veri Tabanı1998 yılında Japonya’nın Kobe kentinde Asya ve Güney Asya bölgesindeki üye ülkelerle afet risklerini azaltmak ve doğa kaynaklı afetlere ilişkin bilgi paylaşımını sağlamak amacıyla kurulmuştur.
Ulusal Afet Veri Tabanları
Ülkemizde hem Türkiye hem de Dünya’daki afet bilgilerini içeren, gerçek zamanlı ve Türkçe olarak yayınlanan veri tabanları bulunmamaktadır. Bu yönde yapılan çalışmaların bir kısmı aşağıdaki gibidir.
Türkiye Afet Bilgi Bankası (TABB): Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) tarafından geliştirilen proje, Planlama ve Risk Azaltma Dairesi Başkanlığınca yürütülmüştür (https://www.afad.gov.tr/tabb-turkiye-afet- bilgi-bankasi). AFAD- Ulusal Deprem Araştırma Programında (UDAP-G-12-01) araştırma projesi olarak desteklenmiştir.
TABB sistemi; afetlere karşı hazırlıklı olma ve olası zararların azaltılması için afetlerle ilgili bütün belge ve kaynakların bir arada bulunması, geçmiş verilerin analiz edilebilmesi, doğal ve teknolojik afetler konusunda mevcut çalışmaların daha da geliştirilmesine yardımcı olmayı amaçlamaktadır.
Afet Risk Azaltma Sistemi (ARAS): Afet tehlike ve risk analizlerinde farklı yöntemlerin kullanılabilmesi ve doğruya en yakın haritaların üretilebilmesi, analizlerin aynı ortamdan yapılarak aynı platformda tutulması ve paylaşımının sağlanabilmesi amacıyla, 2017 yılı itibariyle Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı tarafından Afet Risk Azaltma Sistemi (ARAS) Projesi başlatılmıştır. Bu projede amaç; tehlikelerin belirlenmesinden sonra istatistiki analizler kullanarak risk değerlendirmesi, risk analizi yapmaktır.
Afet Yönetim ve Karar Destek Sistemi (AFADAYDES): AYDES, Coğrafi Bilgi Sistemleri üzerine inşa edilmiş, afet ve acil durumlarda tüm kaynakları etkin bir şekilde yönetebilen, karar destek mekanizmalarına sahip web tabanlı bir uygulamadır.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından geliştirilen ATLAS Uygulaması; tüm kamu kurum ve kuruluşları, yerel yönetimler, özel sektör ve üniversiteler tarafından üretilen ve Türkiye Ulusal Coğrafi Bilgi Sistemi (TUCBS) ile entegrasyonu sağlanan coğrafi verileri web üzerinden sunabilen bir uygulamadır. ATLAS Uygulaması ile ülkemize ait idari sınırlar, nüfus yoğunluğu, ulaşım, hidrografya, çevre düzeni planları, jeoloji, true ortofotolar gibi çok çeşitli veriler veri sahibi kurumlar tarafından verilen izinler ölçüsünde katman katman görüntülenebilmektedir.
ATLAS Uygulamasına https://www.atlas.gov.tr adresinden ulaşılabilmektedir.
Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü Yer Bilimleri Portalından (http://yerbilimleri.mta.gov.tr/Default.aspx) başta diri faylar ve heyelan haritaları olmak üzere jeoloji haritalarına ulaşılabilmektedir. MTA Genel Müdürlüğü ile Afet ve Acil Durum Yönetimi (AFAD) Başkanlığı arasında yapılan işbirliği kapsamında, Türkiye genelinde kurulu olan Ulusal Sismolojik Gözlem Ağında kayıt edilen deprem bilgileri eş zamanlı olarak alınmakta ve sistem üzerinden görülebilmektedir. İstenirse altlık olarak başta diri fay haritası olmak üzere diğer haritalarda aynı anda görülebilmektedir.