ADY111U-TEMEL AFET BİLGİSİ
Ünite 7: Doğada Hayatta Kalma
Giriş
Sıra dışı bazı coğrafik ve iklimsel koşullar, bazı insanlar için günlük yaşamın doğal bir parçası iken diğerleri için ciddi yaşamsal riskler yaratabilmektedir. Dünya’ya gelen bir bebek, ailesinin koruması altında büyürken aynı zamanda bu süreçte, bulunduğu şartlarda tek başına hayatta kalabilmesini sağlayacak bilgi ve davranış biçimlerini de öğrenmektedir. Bir Eskimo çocuğu aşırı soğuk koşullarda bu süreci tamamlarken çöl ortamında dünyaya gelen bir bebek de aşırı sıcak ve kurak bir ortamda büyüyüp gelişirken hayatta kalmasını sağlayacak bilgilerle donanmaktadır. Bulunduğumuz ortamda hayatta kalmamızı sağlayacak bilgi ve davranış biçimlerini öğrenme sürecine kısaca adaptasyon diyoruz. Doğada hayatta kalabilmemiz; adaptasyon sürecini atlatmaya ne kadar hazır olduğumuza ve bu süreci hangi koşullarda ve ne kadar az hasarla atlatabildiğimize bağlıdır. Modern şehir hayatı ile birlikte yaşam kalitesi artan ve doğadan uzaklaşan insanlar, doğada hayatta kalmalarını sağlayacak bilgi ve alışkanlıklardan uzaklaşmış ve rahatlık yaşam biçimi hâline gelmiştir. Bir zamanlar günlük hayatın doğal bir parçası olan, barınma, beslenme, ateş yakma, avlanma gibi bilgiler unutulmuş, bunun sonucu olarak da, afet ve acil durumlarda doğal hayat ile ani karşılaşmalar, insanlar için hayatta kalma güçlükleri yaratmaya başlamıştır.
Hayatta Kalma Gereksinimi
Her yıl Dünyada bir yerlerde, birçok deprem, sel, tsunami, büyük yangınlar meydana geliyor. Meydana gelen salgın hastalıklar Dünya’daki tüm dengeleri altüst ediyor, ekonomik krizler yaşanıyor, ülkeler kendi içine kapanarak kaynaklarını paylaşmaktan vazgeçiyor. Milyonlarca insanın yaşadığı şehirlerde halk beslenme konusunda endişeye kapılıyor ve süpermarketlerde aşırı ve dengesiz tüketim başlıyor. Bu olaylar yaşandığında da barınma, beslenme, su gibi en temel ihtiyaçlarımız ön plana çıkıyor. Afet durumlarında gıda erişiminde sıkıntılar yaşanabilmektedir. Doğada hayatta kalma eğitimleri; yukarıda bahsi geçen, herhangi bir kaza ya da hayatta kalma mücadelesi söz konusu olduğunda, ihtiyaç duyduğumuz yardım bize ulaşıncaya ya da biz kendi çabamızla yardıma ulaşıncaya veya yaşamımızın devamlılığını sağlayacak adaptasyonu gerçekleştirinceye kadar geçecek sürede, hayatta kalabilmemizi sağlayacak bilgi ve zamanı bize vermektedir. Doğada Hayatta Kalma Eğitimleri mutlaka uygulamalı olarak gerçekleştirilmeli, bu eğitimlerde kafa karıştırıcı birçok farklı bilgi ve teknik yerine, gerçekçi ve temel bilgiler verilmelidir. Bir tane ateş yakma tekniğini uygulamalı olarak çok iyi bilmek, birçok tekniği teorik olarak bilmekten daha gerçekçi bir yaklaşımdır.
Hayatta Kalma Stresleri
Bir hayata kalma mücadelesi verme durumuyla karşı karşıya kalındığında bilinmelidir ki başa çıkmanız gereken en büyük engeller çevre koşullarına bağlı doğal engeller değil, daha çok kendi içinizde büyüteceğiniz psikolojik güçlüklerdir. Bu sebeple; hayatta kalma bilgisine sahip
olmadan önce yenmeniz gereken bu psikolojik güçlüklerin neler olduğunu bilmeniz gerekir. Bu problemlerin hepsi normal ve genel bir insan davranışı olan “Korku’’ başlığı ile ifade edilebilir. Eğer teorik olarak öğrendiğiniz hayatta kalma bilgilerini, pratikte de uygulama şansına sahip olduysanız bu korkularınızı büyük ölçüde yenebilirsiniz. Korku olarak ifade ettiğimiz hayatta kalma streslerini;
• Genel korku ve endişe, • Ağrı, acı, yaralanma, hastalık, • Soğuk, • Sıcaklık, • Susuzluk • Açlık • Karanlık • Yalnızlık • Yorgunluk • Uykusuzluk • Sıkıntı
oluşturmaktadır.
Genel Korku ve Endişe
Korku bazen bilinen bir durumdan ya da kötü bir olayın gerçekleşeceğinin fark edilmesinden meydana gelmiş ise bilinçlidir. Bazen de farkında olmadan meydana gelir ve huzursuzluk, genel bir sıkıntı, üzüntü veya depresyona sebep olur. Şuursuz korkuya endişe denir. Korku ve endişenin; şiddeti, devam süresi ve tekrarı bakımından davranışlarımız üzerinde, olumlu rahatsızlıktan, tam düzensizliğe ve paniğe kadar etkileri vardır. Hayatta kalma durumunda sizi yanıltarak mantığınızı devre dışı bırakabilir ve yanlış davranışlara da sizi yöneltebilir. Kendi korkunuzun ya da beraberinizdekilerin korkusunun fiziki ve psikolojik belirtilerinin farkına varmak, onunla mücadele edebilmenizi sağlar.
Ağrı, Acı, Yaralanma, Hastalık
Ağrı; ateş gibi vücudumuzun herhangi bir yerinde bir yara veya hasar olduğunun bir belirtisidir. Korku gibi rahatsızlık vericidir. Fakat zararlı ve tehlikeli değildir. Eğer çok ciddi bir hayatta kalma durumu ile karşı karşıya iseniz yaşama gayretlerinizin yanında ikinci plana atılabilir ve göz ardı edilebilir.
Soğuk
Soğuk; ciddi bir yaralanma söz konusu değilse bir hayatta kalma mücadelesindeki en önemli, hızlı ve öldürücü etkendir. Uygun şartlarda yapılacak eğitimlerde soğuğun etkilerini görmek ve tanımak, ona karşı hazırlıklı olmayı sağlar.
Sıcaklık
Kalbinizin çalışmasının, solunumunuzun ve ter bezlerinizin sıcak bir ortama uyum sağlayabilmesi için en az iki gün bazen de bir haftaya ihtiyacınız vardır. Sıcaklık sorunu susuzluk sorununa yol açar. Bununla birlikte, sıcak iklimin yarattığı koşullara sahip coğrafyalar bakımından da birçok sorun vardır. Bunlar genel olarak;
• Gece ve gündüz arasındaki ısı farkları, • Parlak güneşin gözler ve deri üzerindeki etkileri, • Sıcak rüzgârların insan psikolojisi üzerindeki etkileri, • Kum fırtınalarının etkileri, • Sıcak ve nemli bölgelerdeki bitki ve canlı türlerinin etkileri şeklinde özetlenebilir.
Susuzluk
Susuzluğun hangi aşamasında olursanız olun, yeterince su içmek vücuttaki su kaybını kolayca telafi edecektir. Önemli olan susuzluk ilerlemeden önlem almaktır. Bir kez uyuklamaya başlar ve bitkin hâle gelirseniz su bulmak için gereken çabayı gösterecek gücü bulamayabilirsiniz. Bazen de yeterli su vardır ancak içilebilir durumda değildir. Doğada hayatta kalma eğitimleri size, hangi koşullarda nasıl su bulabileceğinizi, kirli bir suyu nasıl içilebilir hâle getireceğinizi öğretir.
Açlık
Yeme alışkanlıklarımızı içinde bulunduğumuz sosyal çevre şekillendirir. Eğer tiksinme hissini yenemezseniz bir hayatta kalma mücadelesinde, çevrenizde sizi hayatta tutmaya yetecek kadar gıda varken bile açlıktan ölebilirsiniz.
Karanlık
Karanlığın kendisi öldürücü değildir. Zihninizi olumlu yönlendirmeye çalışmak, daha önce benzer koşullarda eğitim yapmak, karanlığın aslında gerçek bir tehdit olmadığının farkına varmak, bazen de aşırı sıcağın etkisinden koruması gibi faydalı taraflarını görmeye çalışmak sizi olumsuz düşüncelerden uzaklaştıracaktır. Ancak karanlık görüş şartlarında, bilmediğiniz zorlu bir arazide hareket etmek ölümcül hatalar yapmanıza sebep olabilir.
Yalnızlık
Kendi başına yetebilme ve çözüm üretebilme kabiliyeti genel yaşam biçimiyle ilgilidir ve sonradan kazanılabilecek bir özelliktir. Hiç kimse doğuştan kendi kendine yeterli ve bağımsız doğmamıştır. Gerekli bir işi tek başına yapmanın yarattığı kendine güven hissi, başkasına muhtaç olmaksızın insana şahsi yetenekler kazandırır.
Yorgunluk
Yorgunluğu tam olarak giderebilmek için yorgunluğa sebep olan eylemden sonra dinlenmek yeterli olacaktır. Dinlenmeyi sonraya bırakmaktansa, yorulur yorulmaz hemen dinlenmek, yorgunluğun uzun süreli etkilerinden kurtulmak bakımından daha etkili olacaktır. Fiziksel yorgunlukta olduğu gibi zihinsel yorgunluk için de bu geçerlidir ve uyku her ikisi içinde en iyi dinlenme yöntemidir.
Uykusuzluk
Temel olarak uykunun biyolojik görevi, günlük faaliyetlerin meydana getirdiği fiziksel ve zihinsel
yorgunluğu gidermektir. Eğer bedenen ve zihnen iyi durumdaysanız ortalama 5 gün uykusuzluğa katlanabilirsiniz ancak verimliliğinizde ve performansınızda mutlaka ciddi düşüşler olacaktır. Fırsat buldukça uyumaya gayret göstermelisiniz.
Sıkıntı
Sıkıntı ve yorgunluk birbirine benzer ve genellikle karıştırılır. Evde hiçbir şey yapmadan oturduğunuz veya yattığınız bir gün kendinizi yorgun hissetmenizin sebebi aslında sıkıntıdır. Sıkıntı insana bitkinlik hissi verir. Sıkıntıdan kurtulmak için buna sebep olan iki kaynağı ortadan kaldırmak gerekir. Bunlar; lüzumsuz tekrarlar ve tekdüze hareketlerdir.
Hayatı Doğrudan Tehdit Eden Riskler
Doğada Hayatta Kalma faaliyeti ya da eğitimi dendiğinde, çoğu insan nasıl karnını doyuracağını, şimdiye kadar hiç tatmadığı ve daha önce tiksindirici bulduğu şeyleri nasıl yiyeceğini düşünür ve endişe duyar. Oysaki gerçek bir hayatta kalma mücadelesinde, bizim için bundan çok daha ciddi ve hayati sorunlar vardır. Gerçek hayatta kalma risklerini aşağıdaki şekilde sıralayabiliriz:
Yaralanma
Yaralanmanın şiddetine göre, uygun şekilde ve zamanında müdahale edilmezse yaralanan kişi dakikalar içinde ya da hemen hayatını kaybedebilir. Bu yüzden doğada hayatta kalma eğitimlerine başlamak istiyorsanız öncelikle ilkyardım eğitimi almalısınız. İlkyardım bilgisi sizi ve çevrenizdekileri sadece doğada değil, günlük yaşantınız içinde de hayatta tutar.
Soğuk
Hava koşulları nasıl olursa olsun faaliyetlerinizi planlarken önceliğinizi her zaman soğukla baş etmeye vermenizde fayda vardır. Soğuğun şiddetine, maruz kalma süremize, sahip olduğumuz koruyucu ekipmanlara, rüzgârın durumuna, ıslak ya da kuru olmamıza bağlı olarak 10 dakika içinde dahi soğuk nedeniyle hayatımızı kaybedebiliriz. Kat-kat giyinme prensibi, soğuğa karşı etkili bir yöntemdir. Çok kalın tek bir kat yerine, ince ama aralarında hava tabakası bulunan, birçok kattan oluşan bir giyinme şekli sizi çok daha fazla koruyacaktır. Ayrıca soğukta karşılaşacağımız en büyük risklerden biri terlemektir. Terlerseniz donarsınız. Kat-kat giyinme yöntemi sayesinde, üzerinizde gerektiği kadar kıyafet bulundurabilirsiniz. Hava sıcaklığına, hareket durumunuza göre kıyafet katlarını arttırabilir ya da azaltabilirsiniz. Bunun yanında, soğuktan etkilenmemek ve sıcak kalabilmek için yeterince gıda ve sıvı almalısınız. Canınız istemese bile eğer varsa yemek yemelisiniz.
Susuzluk
Soğuktan sonra yaşamımızı tehdit eden en önemli faktör susuzluktur. Genel olarak 3 gün susuz yaşayabileceğimiz kabul edilse de ortam şartlarına göre bu süre daha kısa ya da daha uzun olabilir. Ancak hayatta kalsak bile, uzun süre devam eden susuzluğun vücudumuzda kalıcı hasarlar
bırakabileceğini ve sonradan gelişebilecek organ hasarları sonucu hayatımızı kaybedebileceğimizi unutmayalım.
Açlık
Genel olarak 3 hafta gıda almadan hayatta kalabiliriz. Vücudumuz ilk önce kandaki şekeri tüketir, daha sonra sırasıyla, gıdalarla aldığımız karbonhidratları, sonra vücudumuzda depolanmış yağları ve en son olarak da kaslarımızı yakarak enerjiye çevirir. Bizi arayan birileri varsa, bir hayatta kalma mücadelesi durumunda açlıktan ölme ihtimalimiz çok düşüktür. Bunu bilerek hareket edin ve gereksiz riskler almaktan kaçının. Hayatı tehdit eden bir yaralanma söz konusu değilse ve soğukla ilgili sorunlarımızı çözebildiysek en az 3 gün su içmeden ve 3 hafta hiçbir şey yemeden hayatta kalabiliriz.
Diğer Riskler
• Arazi Yapısı: Üzerinde bulunduğumuz arazinin fiziki yapısı bazen, çığ ya da kaya düşmesi, sel veya heyelan oluşması gibi sebeplerle, genellikle de fiziksel kapasitemizin ya da ekipmanlarımızın yetersiz olduğu durumlarda, zorlu arazi yapısını aşmaya çalışırken bizim için ölümcül olacak riskler yaratabilir. • Hastalıklar: Acele karar vererek, henüz yaşamsal bir risk yokken, kirli suları içerek ya da bilmediğiniz zehirli bitkileri yiyerek risk alınmamalıdır. Yediğiniz hayvansal veya bitkisel gıdanın, içtiğiniz suyun içinde ya da temas ettiğiniz ortamda, hastalanmanıza sebep olarak, hayatta kalma mücadelenizi çok daha zor bir hale getirecek parazitler ve zararlı organizmalar olabileceği unutulmamalıdır. • Vahşi Hayvanlar: Yeryüzünde birçok yırtıcı hayvan olmasına rağmen, bunlardan çok azı insanı bir av olarak görmektedir. Vahşi hayvanlar genellikle risk yaratmasa da, vahşi doğada karşılaşmamız durumunda yapacağımız yanlış davranışlar hayatımızı kaybetmemize sebep olabilir.
Hayatta Kalma Hazırlığı ve Planı
Doğa şartlarında spor veya askeri amaçlı hedeflere ulaşabilmek için çok detaylı planlamalar ve hazırlıklar yapılır. Ana göreve yönelik yapılan hazırlık ve planlamaların yanında ayrıca, işlerin planlandığı şekilde gitmemesi ya da aksiliklerin meydana gelmesi durumunda kullanılmak üzere, çok detaylı hayatta kalabilme planları ve hazırlıkları da yapılır. Bu hazırlıklara şeklini veren ana etken, sportif faaliyet veya harekât planlanan bölgedeki, coğrafik ve iklimsel koşullardır. Hayatta kalabilme hazırlıkları üç genel başlık altında incelenecektir. i. Fiziksel Hazırlık, ii. Zihinsel Hazırlık, iii. Malzeme ve Donanım Hazırlığı.
Fiziksel Hazırlık
Öncelikle ana faaliyet alanımızın gerektirdiği fiziksel özelliklere sahip olmak ve bu faaliyetle ilgili kendi sınırlarımızın farkında olmamız gerekir. Kendi fiziksel
sınırlarımızı bilmenin yanında, genel olarak insan anatomisini de sınırlarını bilmemiz gerekir.
Zihinsel Hazırlık
Zihinsel hazırlık; (i) bilgi olarak, (ii) mental olarak hazır olmayı gerektirir. Bilgi ölçülebilir bir olgudur ve her zaman güncel tutulması gerekir. Hayatta kalma faaliyetinde bilgili olmak; öncelikle icra ettiğimiz ana faaliyet alanı ile ilgili yeterli bilgiye sahip olmayı, sonra da eğer işler yolunda gitmez ise gerekli acil durum bilgilerine sahip olmayı ifade eder. Bilgili olmak mental olarak hazır olmanın ilk basamağıdır. Bir konu hakkında bilgili iseniz, kendinizi hazır hissedersiniz ve bu korkunuzu önler. Ancak tüm bilginize rağmen faaliyet alanınızla ilgili tanımlayamadığınız ya da tanımladığınız korkularınız varsa sorun yaşama ihtimaliniz de var demektir. Dalış hakkında çok bilgili olabilirsiniz ama karanlıktan korkuyorsanız gece dalmak sizin için bir risktir. Ama bu korkunuzun farkında olmak bir avantajdır. Dalış arkadaşınızın veya rehberinizin bunu bilmesi çok daha büyük bir avantajdır. ‘’Bilin, bilgilendirin.’’ Hayatta kalma mücadelesinde sizi ayakta tutacak en büyük içsel uyarıcı; hayatın kendisi, yaşama isteği ve arzusudur.
Malzeme ve Donanım Hazırlığı
Ana faaliyetimizle ilgili bir konuda, donanım olarak yetersiz olmak; bizim hayatımızı riske atacak en önemli faktörlerden biridir. Bir zirve tırmanışı yapıyorsanız her türlü teknik ekipmanınız, kıyafetiniz, çadırınız, ocağınız, ilaçlarınız vs. tam olmalıdır.
Hayatta Kalma Planı
Acil durumlarda kullanılmak üzere bir planınızın olması panik yapmanızı engeller. Örneğin; doğa kaynaklı afetlerde haberleşme ağlarının tahrip olması ya da yoğunluk sebebiyle aile fertlerine ulaşamadığınızda kullanmak üzere bir iletişim planı yapmanız sizin için büyük rahatlama sağlayacaktır.
Harita Çalışması
Bir harita çalışmasında öncelikle acil yardım alabileceğiniz hizmet noktalarını, çevrenizdeki ana ve ara yolları işaretleyin. Bunların, bulunduğunuz yere göre yönlerini, yaklaşık uzaklıklarını ve istikametlerini yazın. Ayrıca faaliyet alanınıza en yakın yerleşim yerlerinin yönlerini, uzaklıklarını bilin ve işaretleyin. İhtiyaç durumunda başvurmak üzere, hastane, sağlık ocağı, karakol, orman işletmeleri, yangın kuleleri, itfaiye gibi resmi kurumların yerlerini bilin ve işaretleyin. Hareket alanınızda risk yaratabilecek, girmemeniz gereken sarp arazi, bataklık, kanyon, çığ bölgesi, sık bitki örtüsü gibi arazi unsurlarını ve zemin yapılarını, vahşi hayvan yaşam alanlarını, varsa terör unsurlarını bilin ve işaretleyin. Basılı bir harita üzerinde yön ve mesafe ölçümü yaparak rota belirleyebilmek oldukça önemli bir bilgidir.
Meteoroloji
Doğada gerçekleştirilen faaliyetlerde ya da meydana gelen kazalarda en önemli ve öldürücü etken çoğunlukla kötü
hava koşullarıdır. Bazı bölgelerde ve özellikle yüksek irtifalardaki dağlarda hava koşulları çok hızlı bir şekilde değişir. Bu hızlı değişimler hayatınız için ciddi risk yaratabilir. Bir faaliyete başlamadan önce, birkaç farklı kaynaktan mutlaka faaliyet alanınızdaki ve yakın bölgelerdeki, kısa ve uzun dönemli meteorolojik verileri alın ve not edin.
Bilgi Paylaşımı, Bilgilendirme
Paylaşmanız gereken bilgileri bu 4 ana grupta sınıflandırmanız işinizi kolaylaştıracaktır. Aile; yokluğunuzun en çabuk farkına varacak ve sizin için en çok endişe duyacak olan gruptur. Panik yaparak duygusal davranabilirler. Arkadaşlar; onlara bıraktığınız veriler doğrultusunda daha soğukkanlı ve doğru tepki verirler. Yerel halk; faaliyet bölgenizdeki yerel halkı bilgilendirmeniz önemlidir. Ayrıca birçok kurtarma operasyonunda, bölgeye hâkim olmaları bakımından yerel halk çok daha hızlı ve doğru tepkiler verir. Özellikle yakın köylerdeki muhtarları faaliyetlerinizle ilgili bilgilendirin. Onlar sizi olası tehlikelere karşı da uyarırlar. Resmi makamlar; faaliyet alanınızdan sorumlu jandarma, orman müdürlükleri, milli parklar gibi resmî kurumları bilgilendirmeniz bazen yasal bir zorunluluktur. Fakat başka işlerinin arasında her zaman gereken hızda yokluğunuzun farkına varamayabilirler.
Hayatta Kalma Mücadelesi
Kendinizi bir afet ve acil durum koşulunda bulduğunuzda harekete geçmeden önce sergilemeniz gereken temel davranışlar sırasıyla; Farkına var, Kabul et, Sakin Kal, Düşün, Karar ver, Uygula şeklindedir.
Doğada Hayatta Kalma Uygulamaları
Doğa şartlarında bilgi ve beceriye sahip olmanız gereken 9 temel konu
• İşaret verme • Yön bulma • Arazide ilerleme ve rota seçimi • Barınak bulma veya yapma • Ateş yakma • Temiz su elde etme • Beslenme ve yabani gıdalar • Vahşi yaşam • Doğada ilk yardım
şeklindedir.