AÖF Soru Bankası

Büro TeknolojileriÜnite 8 Özeti

Bürolarda Teknoloji Kullanımının Yarattığı Olumsuzluklar ve

ADL201U-BÜRO TEKNOLOJİLERİ

Ünite 8: Bürolarda Teknoloji Kullanımının Yarattığı Olumsuzluklar ve

Teknoloji Bağımlılığı

Giriş

Bürolarda teknoloji kullanımın gelişmesi ve artması ile her iş daha hızlı, daha kolay olmaya başlamıştır. İnsan gücüne dayalı yazı yazma, hesaplama, evrak oluşturma vb. işlerin teknolojiye devredilmesi ile insandan kaynaklı hatalar en aza indirgenmiştir. Ancak teknoloji kullanımının bu kadar yaygınlaşması ile oldukça fazla yarar sağlamamızın yanında pek çok olumsuz durum ve sorunun da arttığını söylememiz gerekir. Bu yüzden teknolojinin doğru zamanda ve doğru şekilde kullanımı, olumsuzlukları azaltmak veya önlemek için gereklidir.

Bürolarda Teknoloji Kullanımından Kaynaklanan Bedensel Rahatsızlıklar ve Önlenmesi

Kas ve İskelet Sistemi ile El Bileği, Dirsek ve Dizdeki Rahatsızlıklar

Çağdaş teknolojilerin ve bilgisayar teknolojilerinin bürolarda kullanımı ile artan en büyük sağlık sorunu kas ve iskelet sistemi rahatsızlıklarıdır. İşe bağlı kas iskelet hastalıkları, iş yerinde eğilme, doğrulma, tutma, kavrama, uzanma, bükme gibi tekrarlanan hareketlere maruz kalma sonucunda kaslar, sinirler, tendonlar, eklemler, kıkırdak ve yumuşak dokularda, omurgada ortaya çıkan hasar ve hastalıklar olarak tanımlanabilir.

El bileği, dirsek ve dizle ilgili rahatsızlıklar: El bileği, dirsek ve dizlerde bulunan bağ dokularının güçlü esnetilmesi, kemiklerden ayrılması ve yırtılması, eklem hareketliliğini kısıtlayarak daha ciddi rahatsızlıklara sebebiyet verebilir. Bilgisayarla çalışırken el bileğinin sürekli bükülü tutulması da karpal kanalı daraltarak hareket etmemizi sağlayan tendonlar ve median siniri engeller. Böylelikle median sinir kanal içinde baskı altında kalarak bozulmalar başlar ve el bileklerinde rahatsızlıklara neden olur. Karpal kanal sendromunun belirtileri, aralıklı hissizlik, parmaklarda karıncalanma veya yanma hissi, baş parmak ve çevresindeki kaslarda güçsüzleşme ve sakarlık sayılabilir Tenisçi dirseği olarak da bilinen tendonit ise travmalar veya tekrarlı zorlamalarla ortaya çıkar, el bileği, dirsek ve omuzlarda bulunan kas ve kemiklerde defor- masyon ve yırtıklarla oluşur.

Ofislerde büro teknolojilerini kullanma ile ilgili olarak sözü edilen kas ve iskelet sistemi ile el bileği, dirsek, dizlerdeki ve diğer bedensel rahatsızlık ve hastalıklar kitabın 225. sayfasındaki şekil 8.1'de özet olarak verilmiştir.

Diğer Rahatsızlıklar

Bürolarda teknoloji kullanımından kaynaklanan diğer rahatsızlıklar ise kan basıncı ve damar hastalıkları, gözle ilgili rahatsızlıklar, psikososyal rahatsızlıklar, kişisel risklerden dolayı yaşanan rahatsızlıklardır.

Bürolarda Ergonomi

Bürolarda en çok vakit geçirilen bilgi ve iletişim teknolojilerinin kullanımında ve diğer çalışma koşullarında sözü edilen bedensel rahatsızlıkların

önlenmesi için ergonomiye önem verilmesi gerekir. Ergonomi fiziksel, bilişsel, yönetsel ve örgütsel ergonomi olarak adlandırılır.

Ergonomide olması gereken öğeler kısaca şöyle özetlenebilir:

• Fonksiyonel yeterlik (performans ve verimlilik ilişkisi) • Kullanım kolaylığı • Rahatlık • Sağlık ve güvenlik • Çalışma hayatı kalitesi

Bürolarda Teknoloji Kullanımı ile İlgili Bedensel Rahatsızlıkları Azaltmak İçin Önlemler

Bilgisayar Karşısında Oturma Alanı Kullanımı

Doğru oturma pozisyonu dizler ve kalçalar için doğru açıyı oluştururken, boyun biraz önde, sırtın kalça kemiği yere paralel olacak şekilde 90olik bir açıyla düz bir konumda olduğu, alt bacağın yere dik, ayakların düz bir şekilde yere bastığı, belin sandalyenin sırt bölgesinde desteklendiği, omuzların rahat, kolların 90o açıyla durduğu, oturuş şekli olarak tanımlanabilir.

Bilgisayar Ekranı Kullanımı

Ekran pencereye göre doğru yerleştirilmelidir. Pencere arkada olmamalıdır. Ekranda pek çok simgenin kolaylıkla görülebilmesi, yazı boyutlarının uygun olması, titremenin olmaması ve görüntünün sabit olması önemlidir. Ayrıca ekran kontrastı ve parlaklığı da rahatsız edici olmamalıdır. Ne kadar büyük ekran kullanılırsa uzaklığı da ona göre ayarlanmalıdır. Kablolar dolayısıyla ekranın hareket ettirilememesinin önüne geçilmesi ve oturma pozisyonuna göre hareket ettirilebilecek ekran konumlandırmasına özen gösterilmelidir.

Klavye ve Fare Kullanımı

Ergonomik olarak bilgisayar klavyelerinin hareketli olması, bilekler için özel destek yerinin olması, klavyenin tuşlarının okunaklı olması ve parlamaması, klavyeyi kullanırken bileklerin zemine paralel, düz olması, klavye ve fare yerleşimlerinin yan yana ve aynı hizada olmaları ve dirsek hizasında olmaları önemlidir.

Bürolarda Teknoloji Kullanımının Yarattığı İletişim ve Verimlilik Sorunları

e-İletişimin (e-Posta, Mesaj, Whatsapp vb. Uygulamaların) Yarattığı Sorunlar

Yaygın olarak kullanılan e-İletişim hayatımızda iletişim ve verimlilikle ilgili pek çok sorunu da beraberinde getirmektedir. Çalışırken sesli mesaj bildirimi gelmesi veya bilgisayar ekranında birden beliren bildirim penceresinin açılması, elektronik haberleşmenin yaratabileceği olası kesintilerdir. Bu kesintiler çalışanın işinin bölünmesine, odağının dağılmasına ve işe geri dönüşünün zorlaşmasına yol açabilmektedir. e-Posta veya mesajların etkileşimi, e-Postayı okuma ve yanıtlama eylemlerinin öncesi (e-Posta bildirimi ile mesajın fark


edilmesi) ve sonrasını da (e-Posta yanıtlamadan sonra işe geri dönülmesi) kapsayan süreç olarak tanımlanabilir.

Artık telefonlar sesli ve yazılı iletişimi sağlamanın yanı sıra görüntülü iletişim, dosya gönderip alma, fotoğraf ve video çekme, sosyal medya uygulamalarında etkileşim kurma, çevrim içi alışveriş yapma, bankacılık işlemleri gerçekleştirme, yol bulma ve benzeri birçok işleve sahiptir. Çalışanların işleri ile ilgili her an telefonlarına bakmak zorunda kalmaları da aşırı, kontrolsüz ve baskılayıcı teknoloji kullanımının sonucudur.

İş Yerinde Sosyotelizmin (Phubbing) Yarattığı İletişim ve Verimlilik Sorunları

“Phubbing” (Sosyotelizm) İngilizce bir birleşik kelimedir. “Phone” (telefon) ve “snubbing” (hor görmek, hiçe saymak) kelimelerinin birleşimi sonucu ortaya çıkan bir kelimedir. İngilizce sözlükte ‘bir arada olduğun kişiyi görmezden gelerek dikkatini onun yerine cep telefonuna vermek’ olarak tanımlanmıştır.

Yapılan araştırmalarda sosyotelizme maruz kalan kişilerin;

• Sosyal etkileşimlerden memnuniyetinin daha düşük olduğu, • Bir ortama ait olamama hissi yaşadıkları, • Yok sayılma duygusu yaşadıkları görülmüştür.

Sosyotelizmin iş yerindeki etkileri üzerine yapılan çalışmalarda çıkan önemli diğer sonuçlar da davranışın iş yerindeki iletişimin kalitesini, iş memnuniyetini, örgütsel adanmışlığı, kurumsal etkililiği, iş performansını, çalışan motivasyonunu etkilediğini, çalışan bağlılığını, yönetici- çalışan arasındaki güvene dayalı ilişkiyi zayıflattığını göstermektedir. Sosyotelizm davranışının aynı zamanda iş yerindeki diğerlerine saygı ile gelişen örgüt kültürüne zarar verdiği sonucuna da ulaşılmıştır.

Yönetici sosyotelizmi (Boss-phubbing) de çalışanın yönetici ile iletişim kurmasını gerektiren bir ortamda yöneticinin dikkatinin akıllı telefonuna kayması durumu olarak tanımlanabilir. Yöneticinin çalışanla sağlıklı iletişim kurmasını engelleyerek yöneticiye olan güveni azaltır.

Teknoloji bağımlılıklara sahip olan bireylerin daha çok sosyotelizm davranışı göstermeye meyilli oldukları veya bu bağımlılıkların kişilerin sosyotelizm davranışını gösterme olasılıklarını artırdığı sonucuna varılabilir. Sosyotelizm davranışı üzerine yapılan araştırmalarda bu davranışı göstermenin hem davranışı gösteren hem de davranışa maruz kalan kişiler üzerinde çoğunlukla olumsuz etkiler bıraktığı sonucuna ulaşılmıştır.

Teknoloji bağımlılığı teknolojik cihazların ve bu cihazların sunduğu olanakların (internet vb.) aşırı ve takıntılı olacak şekilde kullanılması olarak tanımlanabilir. Aşırı kullanım sonucunda zihinsel ve fiziksel sağlık etkilenmektedir.

Farklı cihazlara ve uygulamalara olan bağımlılıkları kapsayan bir kavram olduğundan, sık kullanılan

teknolojiye göre bağımlılık belirtileri değişse de teknoloji bağımlılığının belirtisi sayılabilecek bazı ortak davranışlar bulunmaktadır. Bu davranışları şu şekilde sıralayabiliriz;

• Teknoloji kullanımını kontrol edememe, • Kişisel ve profesyonel sorumlulukların aksatma, • Olumsuz sonuçlara rağmen teknoloji kullanımını sonlandıramama, • Uzun vadede devam eden ilişkilerle ilgili pek çok sorun.

İnternet bağımlılığı: İnternet bağımlılığı, sağladığı çeşitlilik ve kolaylık sonucunda ortaya çıkan bir davranış olarak görülmektedir.

İnternetle aşırı meşguliyet, normalin üzerinde sürelerde çevrimiçi aktivitelerle ilgilenme, takıntılı internet kul- lanımı, internette harcanan vakti kontrol etmede zorluk yaşanması, internete girilmediğinde sıkılma, gerginlik yaşanması, insanlarla sosyal ilişkilerin azaltılması, yalnızlık ve depresyon deneyimlenmesi internet bağımlılığı tanımlarında ve ölçülmesi için hazırlanan ölçeklerde kullanılan davranış örnekleridir.

İnternet bağımlılığı için Young (1998) tarafından seçilen kriterler şöyledir:

• İnternetle çok meşgul olma, • Doyuma ulaşabilmek için çevrim içi zamanda artış ihtiyacı, • İnternet kullanımını azaltmak için tekrarlanan girişimler, • İnternet kullanımı kısıtlı olduğunda asabiyet, depresyon veya değişken ruh hâli, • Umulandan daha uzun süre çevrim içi zaman harcama, • İnternet kullanabilmek için işini veya ilişkisini tehlikeye atma, • İnternette geçirilen zamanla ilgili diğer kişilere yalan söyleme, • İnterneti, ruh hâlini düzenlemeye bir araç olarak görme.

Cep telefonu bağımlılığı: Cep telefonu bağımlılığı, internet bağımlılığı ile ilgili olan bir kavramdır. Cep telefonundan her yerde ve her zaman internete erişilebiliyor olması cep telefonunun daha sık kullanılması ile sonuçlanmaktadır. Bu durum, DSM4 bağımlılık ölçütlerine göre psikolojik bir so- run olarak tanımlanmaktadır.

Sosyal medya bağımlılığı: Sosyal medya bağımlılığı, sorunlu ve çok aşırı sosyal medya kullanımı, sosyal medya platformlarını kontrol etme ve buralarda paylaşım yapmaya yönelik aşırı istek, bunun sonucu olarak da gerçek hayattaki ilişkilerin zarar görmesini içermektedir

Dijital oyun bağımlılığı: Oyun bağımlılığı, çevrim içi veya video oyunların günlük yaşamı kesintiye uğratacak, sorumlulukları ve fiziksel sağlığı ihmal edecek kadar aşırı ve/veya zorlayıcı düzeyde oynanması olarak tanımlanmaktadır. Bu bağımlılığın alanyazında video


oyun bağımlılığı, internet oyun bağımlılığı, dijital oyun bağımlılığı, online oyun bağımlılığı gibi farklı adlarla adlandırıldığı görülmektedir.

Brown (1997) tarafından oyun bağımlılığını ölçmek için şu kriterler belirlenmiştir;

• Belirginlik: Oyun oynamanın en önemli faaliyet hâline gelmesi • Ruh hâli değişikliği: Oyun oynamanın ruh hâline yansımaları • Tolerans: Ruh hâli etkisini her seferinde ya- kalayabilmek için oyun oynama miktarının artması • Çekilme: Oyun oynamanın ani kesilmesi sonucu yaşanan rahatsız ruh hâli • Nüksetme: Önceki oyun oynama düzenine geri dönme eğilimi • Zarar: Oyun oynamanın kişisel ve toplumsal sonuçları.

Uygulama bağımlılığı: Uygulama bağımlılığı, cep telefonlarına yüklenebilen ve pek çok farklı hizmete çevrim içi ulaşılmasını sağlayan uygulamalara olan bağımlılık olarak tanımlanabilir. Oyun, sosyal medya, haber alma, eğitim, bankacılık vb. faaliyetleri gerçekleştirmek için akıllı telefonlarla uyumlu olarak çalışabilen bu uygulamaların bireylerin anlık dönüt almalarını sağlamaları bireyleri bağımlılığa iten tetikleyici bir faktör olarak görülebilir.

Çevrim içi bahis/kumar bağımlılığı: DSM-5 rehberine göre bir bağımlılık olarak görülen kumar, telefondan ve bilgisayardan internet aracılığıyla kolayca erişilebilir bir hâle gelmektedir. Kumar bağımlılığı, ciddi bağımlılıklardan biri olmakla birlikte bu bağımlılığı yaratan olguya internet ortamında kolaylıkla ulaşılabilmesi zaten bu şekilde bir bağımlılığı bulunan kişiler üzerinde daha da kolay etkili olmasını sağlayacaktır. İşyerinden bu gibi kumar ve bahis sitelerine ve uygulamalarına rahatlıkla erişebilmek çalışanların işlerini, sorumluluklarını kolaylıkla yok sayabilmesine yol açabilir.

Çevrim içi alışveriş bağımlılığı: Çevrim içi alışveriş, tekrar tekrar çevrim içi satın alma isteği, dürtüsü hissetme ve sürekli bir şekilde normal hayatın seyrini bozacak kadar bu dürtü doğrultusunda çevrim içi alışveriş yapmak olarak tanımlanmaktadır. Çevrim içi alışveriş yapmak cep telefonlarına yüklenen alışveriş uygulamaları ile daha da kolay bir hâl almaktadır.

Mesajlaşma bağımlılığı: Mesajlaşma ve e-Posta gönderme bağımlılığı, iletişimde yüz yüze iletişime kıyasla tercih edilen, iş arkadaşları, arkadaşlar ve hatta aile ile iletişimde dahi sıklıkla kullanılan bir yöntem hâline gelen teknolojinin sunduğu yazılı iletişim yönteminin aşırı kullanılması olarak tanımlanabilir. Bireyi yüz yüze iletişimden uzaklaştırabileceği gibi internet ortamında siber zorbalığa varan davranışlara dönüşmesine veya bazı olumsuzluklara maruz kalmasına yol açabilir. Çalışırken

sürekli mesaj gelmesi veya bu tür uygulamalardan bildirim gelmesi çalışanın dikkatini dağıtarak işine odaklanmasını zorlaştırabilir.

Sorunlu teknoloji kullanımını tedavi etmek veya önlemek için farklı yollar denenebilir. Bir profesyonelden yardım almak başlıca çözüm olarak sayılabilir. Uzmandan alınan terapi, bireyin kendi olumsuz davranışlarına yönelik farkındalık kazanmasına yol açarak olumlu davranışlar ve sağlıklı başa çıkma yöntemleri geliştirmesine yardımcı olacaktır. Var olan başka bir zihinsel rahatsızlığın olup olmadığının tespit edilmesi de bağımlılığın tedavi edilmesinde önemli bir rol oynayacaktır. Özellikle gençler arasında, teknoloji bağımlılığının olası etkileri hakkında farkındalık oluşturmak, kullanım ve zaman limitleri konusunda sağlıklı stratejiler geliştirmek, önleyici stratejiler arasında sayılabilir.

Sağlıklı sosyal medya kullanımının bireyin sosyal yaşamına ve zihin sağlığına olumlu etkileri olacağı söylenebilir. Teknoloji bağımlılığında olduğu gibi sosyal medya araçlarının da aşırı kullanımı olumsuz sonuçlara yol açabilmektedir. Sosyal medyayı zihinsel sağlığı olumsuz etkilemeyecek şekilde kullanabilmek önem arz etmektedir. Amerikan Psikoloji Derneği, sosyal medyanın aşırı kullanılmasının olumsuz etkilerini azaltmak için aşağıdaki önerileri getirmektedir.

• Pozitif olmak: Sosyal medyada paylaşılanların gücünü anlayıp zararlı etkileşimlerden uzak durmalısınız. • Ekran zamanını sınırlandırmak: Sosyal medyada geçirilen günlük zamanın birkaç saatten fazla olmamasına dikkat etmeli, uzun zaman geçirilmesi gereken zamanlarda düzenli molalar verilmesine özen göstermelisiniz. • Kötü haber bağımlılığından (Doomscrolling) uzak durmak: Sosyal medyada sürekli endişe, kıskançlık, depresyon veya korku gibi olumsuz duyguları tetikleyen haber veya görsellere maruz kalmaktan kaçınmalısınız. • Kendinizi ve çevrenizdekileri korumak: Gizlilik ve mahremiyet ile ilgili dikkatli olmalısınız. Hassas olabilecek kişisel bilgileri paylaşmamalı, sosyal medyada gördüğünüz sizinle veya çevrenizle ilgili olabilecek yasadışı paylaşımları da ilgili mercilere şikayet etmelisiniz.

Teknolojinin hayatımızı ele geçiren durumlarının fazla olması ve sanal dünyada çok vakit geçirmek, gerçekliği de ayırt etmeyi zorlaştırmaktadır. Kişiler, sosyal medyadan birbirlerine olumsuz pek çok kelimeyi rahatlıkla söyleyebilmektedir. Hatta gençlerin bu duruma çok fazlasıyla alışık oldukları bu dünyada herkesin oturduğu yerden birbirine hakaret ettiği, istediğini algıladığına göre istediği gibi şikayet etme vb. hakkına sahip olduğu durumları ortaya çıkarmaktadır. Sanal dünyada aslında gerçek insanların üzüldüklerini ya da saygı, sevgi vb. duyguların ortadan kalktığı bir dünya ile karşı karşıya kaldığımızı düşünmemiz gerekir.

Bu ünitenin sorularını uygulamada çözŞıklar, doğru cevaplar ve süreli sınav modu AÖF Soru Bankası uygulamasında